Neler Hakkında Yazıyorum?

28 Eylül 2023 Perşembe

Eylül 2023 Meydan Okuması *28

Merhabalar.

Şimdi kısa bir şey anlatacağım önce. Benim şu an gittiğim üniversite kardeşimin okulu. Geçen sene o okuldan geldiği gibi birkaç saat uyur kolay kolay kendine gelemezdi. Ben de gülerdim haline, kıyamazdım bayıldı yine diye aileme espiri yapardım konuşurken. Bugün ben de aynısı oldum. :D Okuldan geldim, üzerimi değitirip bir kahve içtim ve yatağa uzandığım gibi gitmişim. Yeni kalktım sayılır ve kafam kazan gibi. İlkindiden sonra uyumayın derler hatta hadis bile var sanırım bununla ilgili. Çok doğru valla. Kafam uyuşmuş kalmış. Okul çarptı beni de. Biz kardeşiz emin oldum haha. 

28- Utanç verici bir anda arkadaşına nasıl yardım edersin?

Ben mesleğim gereği sanırım sorun çözücü görüyoum kendimi. Önceden de öyleydim ama aldığım eğitimle her şeye nasıl yapsak da yapsak diye bakar olduğumu hissediyorum. Böyle bir durumda olay nasıl kimseye belli edilmeden ya da arkadaşımı gücendirmeden halledilir ona bakarım. Mümkün olduğunca yaklaşımımı da onu kırmamak üzerine seçerim. Tabi onda nasıl bir yansıması olur bilemem ama yanlış anlaşıldıysam da konuşup çözmek isterim. Ama eğer çok yakınımsa olay bitip her şey çözüldükten sonra geyiğini de yaparım. Aile içinde yıllar sonra bile anlatıp güldüğümüz utanç verici anlarımız vardır. Karşınızdakinin sizi sevdiğini ve size zarar verme niyetinin olmadığını bildiğinizde bu şakalar yaşamı keyiflendiren anılara dönüşüyor bence. Bu yakınlığı kurmak arkadaşlarla bazen zor olsa da yapan vardır eminim. Benim öyle arkadaşlarım var diye düşünüyorum. Şimdi hepimiz dağıldık bir köşeye ama bir araya gelince tüm mesafelerin sıfırlandığı bir an olur ya. Öylesi işte. 

Mutlulukla kalın.

27 Eylül 2023 Çarşamba

Eylül 2023 Meydan Okuması *23-24-25-26-27

Merhabalar.

Biliyorsunuz bu sene bir okul maceram var. Bunun için şehir değiştirdim ve kaldığım ev iyi bir temizlik istiyordu. Eşyalarımı yerleştirip genel temizliği yapsam da hala bitmeyen yerler var. Neden okul başlamadan bir gün önce geldim ki diye kendime kızıyorum. Çünkü çok yoruldum ve daha da yorulacak gibiyim. Bu hafta oryantasyon var sonra da dersler başlayacak. Hızlı bir sezon olacak benim için. Bu arada blog yazılarını da aksattım. Arka planda daha başka şeyler de oldu aslında. Şöyle elime çayımı alıp koltuğa kurulup size anlatmak isterdim. Ayy çok yorgunum valla.

23- Yarın kendini daha iyi hissetmek için bugün ne yapabilirsin? 

Bugün bir güzel yatıp dinlenebilirim. :D Yapmam gereken işleri bitirip içimi rahatlatabilirim. Sevdiklerimle güzel vakit geçirip anı biriktirebilirim. Bana fayda sağlayacak aktiviteler yapabilirim. Spor yapabilirim. Yarına yetecek yemek yapabilirim haha. Bu kadar aklıma gelen daha da vardır kesin.

24- Nelere şükrediyorsun? 

Her şeye şükrediyorum. Başıma gelen iyi-kötü her şeye. Çok zor zamanlarda o anları yaşamamın gerekli olduğunu düşünerek yaklaşıyorum. O zamanlar bize dayanma gücü verdiği için şükrediyorum. Hala bir arada kahkaha atabildiğimiz için şükrediyorum. Sağlığımızın yerinde olmasına, derdimizin dermanı olmasına, elimizden geldiği kadarını nefsimin istemesine, aklıma, aileme, gözümün görebildiği yaratılan her güzelliğe. Bu liste uzar gider. İçim ferahlıyor sadece yazarken bile. Sesli de söylerim çokça şükrettiklerimi. Beni duyan, koruyan, kollayan biri olduğuna inanmak ve ona şükranlarıma sunmak iyi hissettiriyor.

25- Seni yüksek sesle ne güldürür? 

Ben dalağı düşük biriyim. Her şeye gülerim. Bir ara çikilata çikita diye bir söz vardı. Sonra bir bebek gülüyordu devamında. Ona her defasında kahkaha atan bir gevşeğim. Bizim ailede bir oyun vardır güldürmek için durup dururken pıh denir ve istisnasız gülmeye başlanır. Pıh beni çok güldürür mesela. Benim gülmediğim espiri gerçekten kötüdür. 

26- Canın yansa bile doğruyu söylermisin? 

Ooo ne güzel keyifli gidiyorduk. :D Söyler miyim acaba? Bilemiyorum. Söylemediğimde o beni içten içe yer bitirir gerçi. Galiba bir noktada söylerim ama bu noktaya gelmek çok sancılı olur.

27- Uyuyamadığın zaman ne düşünürsün?

Her şeyi düşünürüm. Genelde boş siyaset düşünüyorum ve kavga ediyorum kendi kendime. Kafam bozuldu seçim döneminde. Uzaklaştım her şeyden ama çöp kutusu doldu bir kere kafada bitmiyor. Neyse keyifli şeylerden bahsedeyim azıcık da. Kurguları düşünürüm. Kendi yazmak istediğim ya da izleyip okuduklarımı. Yapacağım el işi projeleri düşünürüm. Dekorasyon fikirleri düşünürüm. Yeni odamda yaptığım şeyleri de paylaşayım bir ara sizinle. Hayal kurarım. Şimdi bir de manifest diyorlar ya daha şevkle kuruyorum. Aklıma kötü senaryolar daha sık gelse de ben bilinçli güzel senaryolar kuruyorum artık. Birkaç ay önceki ben çok negatifti. Bana da böyle kötü bir miras bıraktı. Ama olsun.

Böyle işte. Sorulara yetiştim içim rahatladı. Bir de temizlik biterse süper olacak. Kendinize iyi bakın. Kendinizi yormayın. :)

Mutlulukla kalın.

22 Eylül 2023 Cuma

Eylül 2023 Meydan Okuması *22

Merhabalar.

22-Fobin var mı?

Ooo var tabi. Yükseklik, örümcekler, kaza yapmak, bisiklete binmek, yanımdan bisiklet geçmesi, böcekler. Bunlar fobi diyebileceğim düzeyde olanlar. Bisikleti yenmek istiyorum ama. Küçükken düştüğüm için şimdi korkar oldum. Yeni okulum kaldığım yere yakın belki bisikletle giderim diye yeneyim de kolaylık olsun. Yükseklik korkumun da üzerine giderim genelde. Yüksek yerlerden aşağı bakmayı severim. O korku hissi çok güzel aslında. Adrenalin meraklıları bu yüzden seviyordur belki.

Bu kadardı.

Mutlulukla kalın.

21 Eylül 2023 Perşembe

Eylül 2023 Meydan Okuması *21

Merhabalar.

21-Şu an okuduğun kitaptan, dinlediğin şarkıdan, izlediğin filmden bir replik paylaşır mısın?

Paylaşırım tabii. Çok severim böyle alıntıları paylaşmayı. Şimdi bana kızacaksınız, kızın, ben hala Müzik ve Sessizlik'i bitirmedim. Son 50 sayfam kaldı ve aylardır okumuyorum. Kitabı sevdim ama kitap tembeli oldum okumuyorum hiç. Vaktim var, zamanımı boşa geçirdiğim çok an var, kitap kolayda alsam oturur okurum ama okumuyorum. Beynim bedenimi ikna etmiyor. Edemiyor değil etmiyor. Resmen bile bile okumamayı seçiyorum ve kendime gıcık olduğum bir konu bu. Neyse son kaldığım yeri açtım ve bir cümlenin altını çizmişim bile.

'Kabullenmenin hayatın öğrettiği en ağır ve en zor ders olduğunu düşünüyordu.'

Bu kitap çok güzel. Çok yerin altını çizdim. Yazacağım, bir bitireyim. :(

***

Dinlediğim şarkıları da paylaşayım. Sürekli şarkı dinliyorum zaten. 

Cem Yenel & Çağan Şengül - Mevsimler Gibi

Sia - Elastic Heart

Ben Sana Veda Edemem.

Kenya Grace - Strangers

Roce - Follow

Xxxtentacion - Numb

İmkansız Bir Aşk Denir

Tamino <3 ve Çağan Şengül bu aralar sık dinlediğim kişilerden.

Say say bitmiyor. Daha da yazarım. Bir de bu aralar şarkıları karıştırıp mashup dedikleri bir şarkı ortaya çıkaran müzisyenler var. Onların yaptıkları şarkıları dinliyorum. Mü-kem-mel-ler. Bayılıyorum hepsine. Onlara da bakın mutlaka. İyi yapana denk gelince şenlik oluyor o gün benim için.

Şarkılarda seçtiğim kısım Mevsimler Gibi'den.

Ben o yazı günleri ayları yolları bekleyecektim

Tenine ateş gibi düşmeye sevmeye ben gelecektim

Bi kere de sor beni sev yeniden ve de sar

Benim ol kal yanımda diye ben

Güneşimi karlara gömmeyi isteyecektim

Bir anlamı yok

***

Şimdi de film alıntısı seçeyim. Bu aralar hep dizi izliyorum. En son film izleyeli birkaç hafta oluyor sanırım. All These Years filmiymiş hatta twitterdan buldum. Yazmışım oraya. Film güzeldi ya. Çin filmlerini sevenler izlesin bence. Tam benlikti kahır kısmı. Başrol erkek her şeyiyle ben kurguyum diye bağırıyordu. Öyle mi güzel sevmek olur? Ben kızımızı da çok iyi anladım ama. Yaptıklarına hiç kızamadım. Daha o yapmadan neye nasıl tepki vereceğini biliyordum hatta. Neyse seçtiğim replik de şu olsun.

-Bu atkıyı sana aldım. Soğuk olunca kullan. Havalar ısınınca kenara kaldır. Tıpkı benim gibi. Bana ne zaman ihtiyacın olursa o zaman yanında olacağım.

+O zaman umarım kış hiç bitmez.

Daha çok replik var ama spoilera düşmeden yazabileceğim pek yoktu. Bunu seçtim ben de. Filmden pek çok sahneyi kesmişler. Çin sansür konusunda çok ciddi. Bu kesintiler filmi biraz garipleştiriyor ama yine de güzel. Karakterleri çok sevdim ben.

Bugünden de bu kadar.

Mutlulukla kalın.

Eylül 2023 Meydan Okuması *20

Merhabalar.

20- İyi ki itiraz ettim dediğin bir konu var mı?

Bu soru beni hem üzdü hem düşündürdü. Çünkü bugüne kadar itiraz ettiğim hiçbir şey olmadı. Ne resmi olarak ne de özel hayatımda neye itiraz ettim diye düşünüyorum da yok. Sınav kağıdıma bile itiraz etmedim galiba. Bana da hep böyle öğretildi aslında. Sesini çıkarma, ayıp, günah, büyüğe karşı gelinmez, öğretmene karşı gelinmez. Neyse sinirlendim biraz. Zaten bu aralar otoritelere çok sinirliyim. Bir de muhtemelen ülkenin yarısı benim gibi öğütlerle büyümüştür. Bir de hakkını aramak için taşkınlık çıkarmaya programlı olanlar var ki evlere şenlik. Normal bir konuşma yapılamıyor asla. Neyin itirazını edeyim. Ay neyse güzel güzel başlamıştım sıkıntıdan şiştim yine. Ama bugünle alakalı bu ruh halim. Güzel ülkem yine yapacağını yapıyor. Mutsuz olmam için, geleceğe karşı duyduğum umutların her an daha hızlı ölmesi için var gücüyle çabalıyor sağ olsun. İçimde söylenecek çok şey var ama hepsi boş geliyor biraz da. Neyse hadi hoşçakalın.

Mutlulukla kalın.

19 Eylül 2023 Salı

Eylül 2023 Meydan Okuması *19

Merhabalar.

19- Enerjinin sıfırlandığını anlarsan ne yaparsın?

Bu çok sık yaşadığım bir durum. Eğer gün içinde anlık gelen bir hisse müzik dinlerim, bana iyi gelen videolar izlerim, kalkıp hareket etmeye çalışırım, peluş oyuncaklarıma sarılırım, ailemle aram iyiyse ve onlara gıcık olmuyorsam gider onlara sarılırım çünkü nedensizce tersimden kalktığım zamanlar olabiliyor bazen. :D Yemek yerim. Ama o yemeği süsler püslerim kendime özenirim. Parfüm sıkarım ya da güzel koku sıkarım ortama. İyi gelir bu da. Banyo yapmak en etkilisi. Tazeleniyorum ve enerjim yükseliyor. Su içerim. Kocaman bir bardak su da insanın içini ferahlatıyor ve enerji veriyor bence.

Eğer bedensel bir yorgunluksa yatıp kitap okurum, video izlerim çok rahatlatır beni. Ama çok abartmamak lazım. Bazen ipin ucu kaçıyor ve saatler geçmiş oluyor. Orası sıkıntılı.

Eğer yorgunluğum daha medikal bir psikolojik durumdan kaynaklanıyorsa da oturup geçmesini beklerim. Hayatımda bir kez depresyonu yaşadım. Berbat bir şeydi. O yüzden yaşamayanlar asla heveslenmesin. Atlatmak çok zordu. Hala o şeyleri yaşamasaydım hayatım şimdi bambaşka olurdu diyorum ama yaşanması gerekiyormuş. Neden o noktaya geldiğimi biliyorum çünkü. Benden bağımsız çok şey oldu ve bedenim gibi ruhumun da yorulduğu bir an olacaktı illa ki. Neyse işte bu durumdayken sadece durdum ve dinlendim. Doktora gittim tabi ki. Asla ihmal etmeyin. Bana faydası olmadığını düşündüğümde bile gittim. Çünkü bu o an ki ruh halimin düşüncesi de olabilirdi. Ve geçti gitti. Uzun sürdü gitmesi. Belki kapı ardında bekliyordur hala. Ama ben uzun zaman sonra içimde iyi hissediyorum. Bunu fark etmemi sağlayan şeyler oluyor zaten hayatımda. Şu an bu kadar hevesle bloğa yazmam bile bunu gösteriyor.

Böyle işte. Yorulmak en doğal hakkımız. Biz biyolojik yaratıklarız. Kimseye her an enerjik olma sözümüz de yok. Şu an ki düzen bizden bunu talep etse de boşa eder valla arada tembellik yapmak gibisi yok. :D

Dinlenelim, keyiflenelim sonra da tam gaz hayatımızı yaşayalım.

Mutlulukla kalın.

18 Eylül 2023 Pazartesi

Eylül 2023 Meydan Okuması *18

Merhabalar.

18- Söylemekten kaçındığın kelimeler var mı?

Çok var. Genelde negatif anlamlı olan kelimeleri söylemekten hoşlanmıyorum. Ama aksine son zamanlarda çok sık kullanır oldum. Geri zekalı kelimesi hele ağzıma yapıştı. Öfkelendiğim anda hemen onu söylüyorum. Bir de iç sesim çok küfürbaz oldu. Bu da çok rahatsız ediyor beni. Ancak hayatımın küfür etmeden anlaşılmayacak zamanlarına geldim gibi o yüzden içimdeki öfke başka türlü geçmiyor. Bir an boş bulunup sesli de söylerim diye çok korkuyorum. Ne kendime ne başkasına yakıştırmıyorum küfürlü konuşmayı. İçimden bile olsa söylemek istemem. Zaten hissettiğim bu öfkenin de temelsiz ve gereksiz olduğunu da bildiğimden ne kadar çabuk yatışabilirsem benim için de o kadar iyi olacak. Gecenin bir vakti sokak röportajı izleyip bilmem neredeki insanlarla kavga edebiliyorum kendi kendime. Bu çok boş ve zararlı bir alışkanlığa dönüşüyor. Aman diyeyim canım kendim yapma böyle saçmalıklar. Görme, duyma, geçsin gitsin. Sen kendi hayatına bak.

Sonra büyük konuşmaktan ve kınamaktan çok korkarım. Böyle kelimeleri seçeceğim zaman hemen geri adım atarım ya da dilimi ısırırım. Hep başıma gelecekmiş gibi geliyor. Çocukluktan beri öyle öğretildiği için.

Bir de bu aralar sanki sürekli söylediğim şeyler bir noktada gerçek oluyor gibi geliyor. Hayatıma çağırıyorum sanki. O yüzden daha pozitif ve daha güzel şeyler söylemeye çalışıyorum. Şu an ki öfke durumumda her zaman mümkün olamıyor ama bilerek şimdi hayatımda istediğim şeyleri söyleyeceğim deyip uzun uzun kendime sesli bir şekilde sayıyorum dileklerimi. İster dua deyin ister enerji ben inanıyorum bunlara ve sesli söylendiğinde daha etkili olduğunu düşünüyorum. Hem iyi hissettiriyor kendimle güzel şeyler hakkında sohbet etmek. Kendime iyi dileklerde bulunmak. En çok eğlendiğim insan kendimim zaten. :D

Böyle işte. Spesifik bir kelime aklıma gelmese de konuşmalarımızın bizi çok etkilediğini düşünüyorum. Bu aralar çevrem çok fazla negatif olduğumu da söylüyordu o da etkili oldu bir şeyleri fark etmem için. Gerçi bana bunu diyenlerin de pozitif olduğu söylenemez ya neyse.

Şimdilik bu kadar. Hoşçakalın.

Mutlulukla kalın.

17 Eylül 2023 Pazar

Eylül 2023 Meydan Okuması *17

Merhabalar.

17- Komşular roman karekteridirler, var mı böyle bir komşun?

Hiç böyle bir komşu gelmiyor aklıma. Hepsinin kendine has özellikleri, bambaşka yaşantıları var ama bir romanda okudum mu hatırlamıyorum. Sizlerin yazdığı yazılara bakacağım bunun için. Güzel kitap önerileri çıkar kesin. 

Mutlulukla kalın.

16 Eylül 2023 Cumartesi

Eylül 2023 Meydan Okuması *12-13-14-15-16

Merhabalar.

Birkaç gündür uzak kaldım şehir dışında olduğum için. Hazırlık sınavlarıma girdim. Yeni okulumu tanıdım. Şu an için her şey yolunda gidiyor. Ekim ayında taze üniversiteli olacağım yeniden. Çok heyecanlıyım. Sonunda İngilizce'm mükemmel olacak. Topluca soruları cevaplayayım bu postta. Başlıyoruz.

12-Karar verme sürecinde düşünceler mi yoksa sezgiler mi? 

Hmm... Sezgilerle desteklenmiş düşünceler. Eğer çok kötü hissediyorsam o şeyi yapmam ama bunun mantığıma da uyması lazım. Çünkü bazen psikolojik durumum sanki hislerimmiş gibi beni kandırabiliyor. Anksiyeteden dolayı ya da modum düşük olduğundan dolayı kötü hissettiğim şeylerde kendimi sorgularım. Objektif olmaya çalışırım. Hayatımı etkileyen kararlar da verdim bu son süreçte. Hatta düşününce pek çok radikal karar vermiş oldum kendi çapımda. Hepsinde hem hisler hem de mantığım birbirini destekler durumdaydı. Hem mutluluğumu hem de bana faydası olacak olanı bir araya getirmeye çalışıyorum yani.

13- Bugün kendi çektiğin beğendiğin bir fotoyu paylaşır mısın? 


Bu soruyu görünce fark ettim uzun süredir fotoğraf çekmiyorum. Bu yüzden kalkıp bunu çektim. En yakınımda sevdiğim bir şey olsun dedim. Rozetler de düş kapanı da çok özel benim için. Kuzenim gittiği geziden düş kapanını hediye getirmişti bana. Çok sevinmiştim. Rozatler de sevdiğim her şeyden biraz var. Tavşanları ben yaptım hatta. The Untamed sevdasına, izlediğim dönemde hazırlamıştım. Hala yeri ayrıdır o dizinin ve WangXian'ın. Hatta oyuncularının bile. 

14- Hiç kimsenin duymadığı kitaplar arasında en sevdiğiniz hangisidir? 

Çok bir iddiam yok kitaplar konusunda. Ama bana benim bildiğim şeyleri herkes biliyormuş gibi gelir hep. Belki ondandır. Okuduğum kitaplar arasından Adam ve Kız kitabını önerebilirim. Günümüz ilişkilerini, günümüz kadının düşüncelerini ve karakterlerin ruh dünyasını çok güzel yansıttığını düşünüyorum. Sonu bir tık benim hayal gibi olmasa da eminim çoğu kişi memnundur sonundan. Yani bir bakın derim. Ama bu kitap en sevdiğim değil. En sevdiğim kitap Eleanor ve Park. Asla bu kadar sevmeme değecek kadar edebi bir değeri yok ama her bir satırına bayılıyorum. Dünyası beni çok iyi hissettiriyor. Onlarla otobüste sohbet ediyorum sanki. Çok güzel.

15- Dünyanın en zor hissi nedir? 

Hmm... Ne zor sorular. Benim için düzeltmeye gücümün yetmeyeceği kötülüklere şahit olmak sanırım. Elimi uzatıp düzeltemedikçe içimden de şiddet dolu bir canavar çıkıyor sanki. Kızıyorum, bağırıp çağırmak, yakıp yıkmak istiyorum ama yapmamam gerektiğini de biliyorum. Beni negatif yönde dönüştürmesine karşı durmaya uğraşıyorum. Onlara inat ilerlemem gerektiğini hatırlatmaya çalışıyorum. Kendi içimdeki pek çok duyguyu gün gelip kabulleniyorum hatta sevebiliyorum bile ama bu duyguyu asla aşamıyorum. Ve tahmin edileceği üzere gün içinde çokça yaşıyorum malesef. 

16- Dostoyevski "Aşağılık insanoğlu her şeye alışır!" der. Sizin alışamadığınız bir şey var mı?

15. sorudaki duygu olabilir. Alışmaktan da korkuyorum aslında. Sesimizi çıkarmayı başaramıyoruz bir de alışırsak geriye ne kalır?

Bu kadardı. Şu sıralar yoğun dönemlerdeyim. Bir oturup anlatsam rollercoster gibi duygu değişimleri yaşarız. Bir sürü şey oluyor hem hayatımda hem çevremde. Yorgunum ama mutluyum da. Böyle işte. Görüşürüz.

Mutlulukla kalın.

11 Eylül 2023 Pazartesi

Eylül 2023 Meydan Okuması *11

Merhabalar.

11- Hayattaki en zor şey nedir?

Hmm... Galiba istemediğin halde bir şeyleri yapmaya zorlanmak ya da daha kötüsü kendi kendini zorlamak. Bence en içinden çıkılmaz ve boğuluyor gibi hissettiren şey bu oluyor beni. İnsan uyum sağlayan bir varlık. Her koşulda bir süre sonra uyum sağlar belki ama içinde istemediğini bilirken bir de kendini alışmaya zorlamak çok zor bence.

Ay inşallah bundan böyle paşa gönlümüz ne isterse, nasıl isterse öyle yaşarız. Yazarken bile bunaldım.

Mutlulukla kalın.

10 Eylül 2023 Pazar

Eylül 2023 Meydan Okuması *10

Merhabalar.

10- Bloğunuzun başkaları tarafından okunduğunu bilmek size nasıl duygular yüklüyor?

Başlarda gergin bir duyguydu. Yazdıklarımı paylaşmaktan çekinirdim. Ama zamanla kendime güvenim arttı veya şöyle diyeyim daha çok kendimi merkeze aldım başkalarının düşünceleri yerine. Artık o kadar gergin hissetmiyorum yeni okuyuculara karşı.

Ama...

Bazı düzenli yorumlaştığım kişiler var. Onlardan gelen şeyler beni hep çok mutlu ediyor. Bloga başladığımda ve nasıl olduğunu anlamadığım hızda diğer bloggerlarla iletişime geçtiğim süre çok keyifliydi. Hala en heyecan veren şey yazıyı yayınlayıp gelen yorumları okumak. Tanıdık isimler görmek de en mutlu olduğum şey.

Bugüne kadar sadece bir tane beni rahatsız eden yorum aldım. O da homofobi içeriyordu. Dikkate bile almadan moderasyon kısmında sildim. Onun dışında yorum yapan herkesi yayınlıyorum ve mutlaka cevap vermeye çalışıyorum. Bir süre düzenli yazınca bir sorumluluk da hissediyor insan. Hele bazen ara verip gelince beni görüp sevinen kişileri görünce çok duygulanıyorum. Gerçekten aramızda bir bağ oluşuyor. Burada tanıştığım, konuştuğum herkesin kalbimde bir yeri var. Birbirimizin hayatlarının bir parçasına şahit oluyoruz. Bazen sevinçler bazen hüzünler paylaşıyoruz. Bir nickname oluyor belki karşımdaki ama öyle bir tanışıklık geliyor ki yadırgamıyorum hiç. O kişi nickname ile bütünleşmiş oluyor. 

Kısacası çok güzel bir duygu. Yazmayı seven kişiler biraz da birbirine benziyor sanırım. Burayı seviyorum ben. Umarım uzun yıllar görüşürüz. 

Mutlulukla kalın. 

9 Eylül 2023 Cumartesi

Eylül 2023 Meydan Okuması *9

Merhabalar. 

9- Bize bir nasihat vermenizi istesek?

Ooo tam adamına denk geldi. Bir nasihat verecek olsam benim gibi olmayın derim herhalde. :D

Ay düşüneyim biraz. Nasihat olmasın da tavsiye olsun benimki. Öncelikle benden büyüklere tavsiyem gençlerle diyaloğunuzu hep koruyun. Onlara üstten bakan, eleştiren bir yerden değil de koruyan kollayan ve onların kararlarına saygı duyan bir yerde olduğunuzu onlara hissettirin. Her insanın karakteri farklıdır ama en önemli şeyin iletişim olduğunu ve her konuda konuşularak ortasının bulunacağını öğretin. Çocuğu olanlar sosyal medyada takıldıkları yerlerden haberiniz olsun. Kpop mu seviyor siz de dinleyin, oyun mu oynuyor en azından bir el siz de yanında oturun size öğretsin, oyun hakkında konuşsun. İdollerin resmini asıyorsa kızmayın bu kim deyin. Tanımaya çalışın o kişiyi. Daha başka ilgi alanları için de geçerli bu. Eleştirip, kızıp dönüp gitmeyin. Tanıyın onları. Biliyorum çocuk büyütmek zor çoğu şeyi insanın kafası kaldırmıyor bir süre sonra. Ya da belki insan daha sabit düşünüyor çoğu konuda çağı anlamıyor ama mış gibi yapın. Ne yapıyorsa çocuk yanınızda yapsın. Maddi konularda da öyle. Yemeğe çıkarın, sinemaya, bowlinge, kafeye. Arkadaşları ile yapmak isteyeceği şeyleri önce siz onunla yapın. İlk defa arkadaş ortamında görmesin. O zaman emin olun daha aklı başında oluyor insan. Bilmiyorum benim kendi hayatımda gözlemlediğim şeyler bu. Çocuk sahibi olunca nasıl düşünür insan ya da nelere gücü yeter henüz bilemem ama ben bu şekilde düşünüyorum şu an.

Kendimden küçükler ve yaşıtlarım için de -ve kendim de geçerli olmak üzere- yapmak istediğiniz şeyleri ertelemeyin diyebilirim. Ve asla geç olduğunu düşünmeyin. Bol bol okuyun, spor yapın. Doğayı gözlemleyin, temiz hava alın. Küçük mutlulukları keşfedin. Çevreden gelen negatif şeylere çok kulak vermeyin. Sosyal medya kullanımında efendi siz olun. Bol bol kendinizi dinleyin, kendinizin farkında olun. Mutlu olmaya çabalayan ve çevresine de mutluluk vermeye çalışan biri olun. Aile ilişkilerini sağlamlaştırmaya uğraşın. İnsanlarla bağ kurmaya, daha sabırlı, daha ılımlı olmaya uğraşın. Bazılarının saçma geldiğini ya da bizden bağımsız olduğunu biliyorum ama insanlar arasındaki ilişkiler düzelmezse hayatın tadının pek de yerinde olmayacağını düşünüyorum. Çünkü kendi başımıza değiliz hiçbir zaman. Başkalarından bağımsız olabiliriz ama onlara mağruz kalıyoruz. Onlar da bize. O yüzden ne kadar iyileştirme yönünde olursa gönlümüz o kadar güzellikler artar diye düşünüyorum.

Yani diyebileceklerim bu kadar. Dediğim gibi nasihatten ziyade sanki böyle olursa daha iyi olur diye düşündüğüm tavsiyelerim bunlar. Başkasına söylerken en çok kendime söylediğim sözler. Bazen durup kendime baktığımda bu yaptığın olmadı, bu konuşma tarzı sana yakışmadı deyip düzeltmeye çabalıyorum. Aynı onun gibi bu yazdıklarımda.

Bu kadardı.

Mutlulukla kalın. 

Eylül 2023 Meydan Okuması *8

Merhabalar. 

8- Biri vardı değil mi "bu insan" olmanızı sağlayan kimdi o?

Aslında bu şu an bana çok iddialı gelen bir cümle. Çünkü hala tam olarak kişilik gelişimimi tamamladığımı düşünmüyorum. Her geçen gün bir şeyler öğreniyor, birileriyle tanışıyor, dış etkenlerden ya da kendi içsel düşüncelerimden etkilenip değişiyorum. Ve bir süre daha bunun süreceğini düşünüyorum. Özellikle iş hayatına henüz atılmadığım için kişiliğimin bir kısmının da orada farklılaşacağını zannediyorum. Ama şu ana kadar heybeme attıklarımla olan benden bahsedersem büyük ölçüde annem ve babam diyebilirim. Uzun mutfak masası sohbetlerinde çok fazla şey konuşuruz biz. Şimdi emeklilikle üzerine aldığı huysuz ihtiyar imajıyla babamla çatıştığımız çok an oluyor. :D Ama o zamanlarda bile uzun uzun tartışabilmek bana asıl olması gereken buymuş gibi geliyor. Sonra 4. sınıf öğretmenim temelimin oluşması ve okul hayatında daha başarılı olmam için çok emek vermişti. Onun bana kattığı çok şey var. Derslerde bize okuduğu Çocuk Kalbi kitabı hala aklımdadır. Tam farkına varmasam da eminim o zamanlardan pek çok şey karakterime işlendi.

Aklıma gelenler bu kadar. Sanki o kadar da farkındalıklı biri değilmişim gibi geldi bir an. :D

Sizlerin cevaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Mutlulukla kalın.

7 Eylül 2023 Perşembe

Eylül 2023 Meydan Okuması *7

Merhabalar.

Tam gaz devam ediyoruz meydan okumaya. 

7- Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şey nedir?

Düşünüyorum da çocukluğumla ilgili kendi başıma net bir anım yok. Ama resimlerden gördüğüm ve ailemin anlattığı kadarıyla bildiğim anılar var. Bunlardan biri çilek bahçesine gitmemiz. Bu yüzden sanırım çilek en sevdiğim meyvedir. Bir diğeri de Nasreddin Hoca Türbesi ziyaretlerim. Ben Akşehir'de doğmuşum o yüzden ailemle sık sık ziyarete gidermişiz.

Genel olarak mutlu ve hareketli bir çocuktum. Herkesle hemen kaynaşan çocuklardanmışım. Böyle.

Mutlulukla kalın.

6 Eylül 2023 Çarşamba

Eylül 2023 Meydan Okuması *6

Merhabalar.

6- Şunu görmeden/yapmadan ölmek istemem, dediğiniz şey nedir?

Ahh... Önce bir iç çekeyim de soruya öyle cevap vereyim. Önce ciddi konulardan başlayacağım. Son zamanlarda hatta son iki gündür ülkedeki şeyler canımı çok sıkıyor. Twitter kullanıyorsanız zaten neden olduğunu anlamak zor değil. Oranın da sahte bir tarafı var ama o sahtelik bile benim hayatımı etkileyebiliyor bu yüzden habersiz kalmak istemiyorum. Ben ölmeden önce ülkemin adaletli ve eşitlikçi olduğu günleri görmek istiyorum. İnsanların birbirine saygılı olduğu, yapılan uygulamalarda önce halkın iyiliğinin düşünüldüğü ve milletimizin yarın başıma ne gelecek acaba diye kaygı duymadığı bir hayat yaşadığını görmek istiyorum. Umarım en kısa zamanda görürüm de gözüm açık gitmez. Bazen bunca iğrençliğe nasıl yakılıp yıkılmıyor diye de şaşırıyorum. Neyse hala ite kaka sürdüğüne göre bir şeyler ya görecek günümüz var ya çekecek çilemiz var.

Kendi kişisel isteklerime gelirsem de ben ölmeden; Asya ülkelerini görmek, deniz altına dalış yapmak, kendi paramla yaz tatiline çıkmak, bir kitap yazmak, kendi takı markamı kurmak, tek başıma şehirler arası araba yolculuğu yapmak, ailemin pamuk dede ve nine olduklarını görmek, bir civciv alıp büyütmek ve evcil tavuğumla yaşamak, okumak istediğim kitapları okumuş olmak, izlemek istediğim şeyleri izlemiş olmak, hayatımın bazı dönemlerinde farklı ülkelerde yaşamak istiyorum.

Umarım tüm dileklerim gerçekleşir. Bu aralar kendimi neşelendirmek zor oluyor ama bu yazı biraz olsun iyi geldi. Herkes mutlu ve sağlıklı bir ömür geçirir umarım. Sevdiklerimizle hiç ayrılmadan keyif dolu, sadece güzelliklerin olduğu bir hayat.

Mutlulukla kalın. 

5 Eylül 2023 Salı

Eylül 2023 Meydan Okuması *5

Merhabalar.

Beşinci günle devam.

5- Hangi film? Niçin?

Buna bir tane film seçmek çok zor. Acaba en sevdiğimi mi seçsem yoksa şu aralar takıldığım filmlerden birini mi?

Neyse kararımı verdim en sevdiğim filmi yazacağım. 

Glück. 

Anlamı mutluluk olan bu filmi neden izlemeye başladığım bellidir sanıyorum. İzlediğim anda en sevdiğim film olmayı başardı ve sonrasında defalarca izledim. Geçenlerde tekrar izledim hatta. Almanca A1'i geçince bakalım anladığım kelimeler olacak mı diye merak ettim. Hikayesi çok dokunaklı. Karakterlerini çok sevdim. Karakterlerin birbirilerine tutunmaları. Kurmaya çalıştıkları o hayatı izlemek. Son ana kadar birbirlerini önemseyip birlikte mutlu olmaya çalışmaları beni çok etkiledi. Bence şans verin.

Mutlulukla kalın.

Eylül 2023 Meydan Okuması *4

Merhabalar.

Dün bir anda misafirlerimiz geldiği için aklımdan uçup gitti Eylül yazısı. Bugün telafi edeyim.

4- Kolleksiyon yaptığınız bir şey var mı?

Bugünün sorusu koleksiyonlarla ilgili. Şu an eskisi kadar hevesli bir şekilde koleksiyon yapmasam da biriktirmeyi çok severim. Eskiden peçete, peluş oyuncak, taş, defter, kalem, süpriz yumurtadan çıkan küçük oyuncakların koleskdiyonlarını yapardım. Şimdi kahve kupaları, stiker ve internette gördüğüm güzel edit videoları ve güzel fotoğrafların koleksiyonunu yapıyorum. Her şeyin fazlası insanı yoruyor onun için koleksiyon içinde elimden çıkarmayı göz aldığım şeyler de oluyor bu arada. Büyüdükçe bir şeylerden vazgeçebilmeyi ve bunun beni kötü hissettirmemesi gerektiğini düşünmeye başladım. Depremde de şehrimizde kalan yurtlara peluş oyuncaklarımı bağışladım. Babam da amigurumi bebekler örüyor bu aralar. O da yaptığı birkaç oyuncağı verdi. Umarım biraz olsun teselli olmuştur ve onca zaman beni mutlu eden oyuncaklar başkalarını da gülümsetebilmiştir. 

Bu kadardı. Herkese iyi günler.

Mutlulukla kalın.

3 Eylül 2023 Pazar

Eylül 2023 Meydan Okuması *1-2-3

Merhabalar.

İlk iki günü kaçırsam da ben de katılmak istedim bu meydan okumaya. Yüreğimin İklimi blog sayfasının hazırladığı bir etkinlik. Merak edenler buradan ulaşabilir.

İlk iki günün sorularını da aradan çıkarayım burada.

1- Kurtulmak isteyip kurtulamadığın alışkanlığın var mı? Evet. Pek çok kişi gibi ben de gereksiz yere sosyal medyada vakit harcıyorum. Bunu yok edebilsem harika olacak.

2- Doğa mı ? Şehir mi? Neden? Şehir. Çünkü istediğim zaman istediğim imkanlara ulaşmayı seviyorum. Böcekler ve doğadaki zorlu koşullarla da uğraşmak istemem açıkçası. Şehir içinde korunmuş doğa alanları olmasını ve bunalınca oralarda vakit geçirmeyi isterim. 

Sıra geldi günün sorusuna. 

3- En beğendiğiniz mimari eser? Neden? Benim çok bir mimari bilgim yoktur. Gezmeyi çok severim tarihi yerleri ama her detayına hakim değilim malesef. Genelde girişte bilgi vermek için konulan panoları okuyup öyle gezmeye başlarım. Bazıları da aklımdan uçup gider sonrasında açıkçası. Türkiye'de pek çok yeri de gezdim. Doğu ve Akdeniz taraflarına gitmedim şu ana kadar. Onun dışında ülkenin kalan yerlerini çeşitli turlar ya da ailece yapılan gezilerle görme fırsatı yakaladım. Zaten Kapadokya bölgesinde yaşadığımdan buralardan sıkıldık sayılır. :D Adı duyulmuş pek çok mimari eseri de gördüm haliyle. Hepsi çok güzeldi ama en beğendiğim olacak kadar beni etkileyen olmadı.

Ben bu soruya en beğendiğim değil de en merak ettiğim olarak cevap vereyim ayrıca. Milano Katedrali ve Kurtarıcı İsa Heykeli en çok görmek istediğim yerlerden. Ah bir de Notre Dame Katedrali tabi ki. Yakın zamanda ona takılmıştım. Belki didiklesem daha çok çıkar ama bunlar ilk aklıma gelenler. Takip ettiğim bir mimar İtalya'ya gittiğinde bu katedrali göstermişti. O zaman hikayelerinden bile etkilemişti beni. Heykel ise tüm şehri gördüğü fotoğraflarda çok büyüleyici duruyor. Hem de o taraflara gidip keyif tatili yapmak istiyorum günün birinde.

Bu kadardı. Pek kültürlü bir insan olmadığımdan mimaride sınıfta kaldım ama yazıları merakla okuyacağım. Eminim muhteşem güzellikte yerler vardı dünya üzerinde. 

Mutlulukla kalın.


2 Eylül 2023 Cumartesi

BCP Ağustos * Savaş, Tarih ve Yolculuk

Merhabalar.

Bcp etkinliğinin Ağustos ayını biraz geç yazabildim. Yoğun bir aydı ve bittiğini bile sonradan fark ettim. Kurslarım bitti. Sertifika sınavlarımı geçtim. Bu sene Yks'ye girmiştim ve tercih yaptım tercihime de yerleştim. Yeni dönemde bir üniversite öğrencisi olarak 2. üniversitemi okuyor olacağım inşallah. Çok heyecanlıyım yoğun dönemlere geri dönüyorum.

Bcp için birkaç film seçtim. Hepsi de çok severek izlediğim filmler. Umarım sizler de seversiniz. Hepsini öneririm. 

Önce yolculuk teması için seçtiğim şeylere bakalım. Farewell Song filmi ve 3 Will Be Free dizisi. Bir tane de dizi var seçtiklerim arasında söylemeyi unuttum. Daha önce bloğa yazdım yazısını. Benim en sevdiğim ve genele göre kaliteli kalan Tayland dizilerinden. Tam bir suç, kaçma-kovalama, yolculuk, oraların sıcak havasının izlerken sizi yaktığı bir dizi. Farewell Song ise benim Japon aşkım Ryo Narita ve kraliçem Mugi Kadowaki için izlemeye başladığım ve bayıldığım bir film. Bir müzik grubunun son turnelerine çıkmaları ve bu yolculukta aralarındaki sorunlarla yüzleşmelerini izliyoruz. Muhteşemdi.

Şimdi sıra savaş temasında. Firebird, Atonement ve Moffie. Önce Atonement. Ben Keira Knightley'e aşığım. Kadının her şeyine bayılıyorum. Lisede bir dönem oynadığı tüm işlerini sırayla izliyordum ve bu film beni acayip etkilemişti. Hala her şeyiyle aklımda. Çoğu kişi biliyordur bence. Bilmeyenler de bence izlesin. Havası çok güzel filmin.

Firebird filminde savaş var mıydı hatırlamıyorum şu an açıkçası. Askeriyede geçen bir film. Filmde uzun bir zaman aralığı işleniyor. İzlemesi çok keyifli. Çok yürek burkan bir aşkı anlatıyor. Savaş yoktuysa bile burada dursun izlemek isteyenler için. Askeriyedeki bir erle komutanın aralarındaki aşk hikayesini anlatan güzel bir film.

Moffie ise tam bir savaş filmi. İzlerken gerim gerim gerildim. Ben askeriye mantığını oldum olası sevmem. Bu film neden sevmediğimi bana hatırlattı. Bir kitap uyarlamasıymış. Okumayı çok istiyorum. Filmi izledikten sonra araştırmıştım ama siz biliyorsunuz ki bu kız tam bir erteleme makinası o yüzden unuttum gitti. Bcp sağ olsun bana hatırlatmış oldu. İşte bloğu hayatımızdaki güzelliklerinden biri. Filme dönersek ben ana karakterin yanında Sachs karakterini de çok sevdim. Bir şekilde kendime yakın hissettim hatta. Zor bir film ama güzel bir film.

Evet bu seferki önerilerim bu kadar. Umarım seversiniz. Ben koşuşturmaya devam edeceğim bu süreçte. Ama çok iyi geliyor var ya. Hele ki evde kaldığım o dönemlerden sonra. Psikolojim düzeliyor en önemlisi o. Eskiye dönmeyi hiç istemiyorum. Kendinize çok iyi bakın.

Mutlulukla kalın.