Neler Hakkında Yazıyorum?

hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2020 Pazar

Keçeden Kapı Süsü Yapılışı

Merhabalar.
Sizleri yıllar öncesine götürüyorum şimdi. Ben üniversiteden yeni mezun olmuş. Boş ve amaçsız duygularla yerlerde yuvarlanma işinde henüz deneme aşamasındayken halimi görüp acıyan ailem bana bir meşgale bulma derdindeydi. O sıralar tüm ömrüm boyunca maruz bırakıldığım eğitim sistemi yüzünden hiçbir hobiye vakit ayıramadığımı ve bundan sonra yarınlar yokmuş gibi hobiler arasında gezinerek yaşayacağımı söyleyerek isyan ediyordum bir yandan da. Ailem de hazır hobi istiyorsun bak annenin arkadaşı doğum yapacak hadi ona kapı süsü yap dediler. Yerdeki son dönüşümü yapmak üzereken durdum. Önce dediklerini algılamaya çalıştım. Kendi iç sesimle o kadar içli dışlı olmuştum ki mezuniyet sonrası, gerçek insan sesini anlamam için biraz zaman gerekliydi.
Bebekleri severdim. Annemin arkadaşları da hayatım boyunca eğlendiğim kişilerdi. Hem parça parça yaptığım hobimi gerçek bir amaca hizmet edecek hale getirebilirdim. Bu yüzden kabul ettim. Annemin arkadaşı bana bir model gösterdi. Malzemelerini aldı ve bizim eve bıraktı. Sonra da ben yapmaya koyuldum. Bebek doğmadan yetiştirebildim neyse ki. Yaptığım kapı süsünü görünce bebeğin halasıydı sanırım, o da hamileymiş, bir tane istedi. Ona da aynı modelden farklı isimli bir tane yaptım. Görümceler işte illa aynı olacak. :D Sonra annemin bir başka arkadaşı hamile kaldı. O da rica etti ve ona da yaptım. Sonra da herkese çocuk yapmayı yasakladım dermişim. Yok yok yine yapan yaptı ama ben daha başka kapı süsü yapmadım çünkü artık okullu olmuştum. İşte şimdi sizlere o kapı süslerini nasıl yaptığımı anlatacağım. Umarım beğenirsiniz ve faydalı olur.

Burada kapı süslerinin son halleri var. 

İlk olarak bana böyle bir model gösterdiler. Malzemeleri kendileri getirdikleri için renkleri ona göre yaptım. Sayfanın linkini bulamadım ama resmin üzerinde instagram adresi yazıyor bakmak isterseniz.
Köpüğe kumaşı kaplamak için kumaşı 10 santimlik şeritler halinde kesitm. Dolayarak bir yandan da silikonla yapıştırdım. Kenarlardan ipler çıktığı için oralara da silikon sıktım ama iç tarafta kalmasına özen gösterdim. Zaten üzerine süsler geldiğinden çoğu yeri kapandı.
Sonra kartondan şekillerimin kalıbını çıkardım. Hala duruyorlar bir köşede. 
Keçe ile kesip kenar dikişi ile diktim. Burada eşit olması için parmaklarına üç tane çizgi çekip aralığı öyle ayarlıyorlar ama ben aynı renk olduğu için gerek duymadım öyle bir şeye. Siz muntazam dursun isterseniz öyle yapabilirsiniz. 
Sonra içlerini elyafla doldurdum. Bunun için kocaman bir paket elyaf almıştık. Kullanılmayınca öylece duruyordu. Şimdi babam onları yaptığı amugurimi oyuncaklarda kullanıyor. Neredeyse bitirdi. Bir gün onun yaptıklarını da yazarım izin verirse. 
İşte böyle bisüsü kalbimiz oldu.
Geldik süslemesine. Kullanacağımız malzemeler böyle.
Kalbimizin bazılarına inci yapıştırıyoruz. Her kalbe de bir kurdele bir de inci yapıştırıp tamamlıyoruz.
Sıra geldi isme. Ben önce ismi su ile uçan kalemle yazdım sonra da iğneleyip kestim. 
Bunlar da anne-babanın baş harfleri.
Bebeğin ismi böyle oldu. 
Anne ve babanın isminin baş harfini taşıyan kalbin arkasına beyaz keçe ile ek yapışırıyoruz. 
Hepsi halkaya yapıştırılınca böyle duruyor.

İp görüntüsü kötü durduğu için keçe ile onları kapattım. Aynı şekilde halkanın üzerindeki yerleri de aynı kumaşla kapattım.


Detaylar böyle.

İşte bitti. Yaparken çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Bana da uğraş olmuştu, kafam dağılmıştı ne güzel. O dönemi hatırlıyorum da çok kötüydü. Ondan sonra daha kötüsünü de yaşadım ama onun nedeni de ilk baştaki o boşluk haliydi zaten. Neyseki hepsi geçmişte kaldı. Çok şükür şimdi mutlu ve iyiyim. Hayatımı iyisiyle kötüsüyle kabullenmeyi öğrendim. 
Bir diğer model ise böyleydi. Benzer şekilde onun da süslerini hazırlayıp yapıştırdım. Resmin üzerine tıklayarak ilgili siteye gidebilirsiniz.
Detaylar böyle.


Bu da son hali. :)
Umarım hoşunuza gitmiştir. Galerimde ayrımıştım yazayım diye taa o zaman, hala duruyordu. Bugün derse başlama konusunda sıkıntı yaşıyorum. Bloğa bir şeyler yazayım da en azından motive olurum ondan sonra dedim ve yazdım işte.
Acemi işiler birazcık, yine de ben sevdim bittikten sonra. Ailem yap sat bunlardan dese de ticaret bana göre değil. Bir tane satsam beş tane hediye ederim kendimi biliyorum. O yüzden güzel bir anı olarak kalması daha iyi kendi adıma. Evet bu kadardı, kendinize iyi bakın.
Mutlulukla kalın.
 

21 Kasım 2020 Cumartesi

Son Zamanlarda Yaptıklarım.

 Merhabalar.

Başlığa bir türlü karar veremedim. Youtubervari geliyor gözüme. Neyse yapacak bir şey yok. Başka türlü açıklanamaz çünkü yazacaklarım. Bir süredir evde bir ondan bir bundan diye diye bir şeylerle uğraşıyorum. Hepsi de pek uzun sürmeyecek ve beni oyalayacak şeyler. Paylaşmak da istiyordum ama elim gitmiyordu hiçbirine. Dün yeni bir tarif denememin ve bunu instagrama koymamın, koyduktan sonra bloğa ihanet etmiş gibi hissetmemin etkisiyle buraya da yazmak, yazmışken de diğer şeyleri araya sıkıştırmak istedim. Hadi başlayalım. Önce tarif.

Tarifimizin adı Molotof tatlısı. Portekiz'de yapılıyormuş. Ben tarifi buradan aldım. Videosu da mevcut. Gerçekten çok kolay yapılıyor. Yemesi de eğlenceli. 

Beyaz pofuduk merengimizi karamel döktüğümüz tepsiye yayıyoruz ve 8 dk fırında pişiyor, 30 dk da öylece kapalı fırında bekliyor. Piştikten sonra aşağıdaki gibi küçücük kalmış oluyor.
Sonra ters çeviriyoruz ve ta daa. 
İçi de böyle. Tadı aynı marşmelov gibi. Hafif bir tatlı bence. Karamel tadı yoğun. Puf puf bir şey. 
Diğer bir şey de artık kahveyi azaltıp bitki çayı içmeye başladım. Henüz iki gün oldu. İçme isteğim gelsin diye böyle minik papatyalardan oluşan bir papatya çayı aldım. Baktıkça içmek istiyorum çok tatlılar.
Sonra birkaç tane seramik yaptım. Bunlar takı tutucu olacak. Aslında oldular ama çok dengesizler. Daha sağlam bir forma getirip yeniden yazacağım bunları.


Annemin isteği üzerine Avşar soda şişesinden mumluk yaptım. Böyle cam hali hoşumuza gidince başka bir taneyle de sırf cam yaptım ama onun resmi yok şu an. 

Boyamak için sprey boya kullandım ama bence beceremedim. Hep birikme yaptı üzerinde. Boya kaliteliydi aslında sanırım mesafeyi ayarlayamadım. İlk denememdi. Bir dahakine daha özenli davranacağım.

Eee nakışsız olmaz değil mi? Küçük kardeşimin Kral Şakir sevdası yüzünden ona bir Necati işledim. Şakir de istiyor ama şu an yapasım yok, sonra.
Yapması çok kolaydı. Detayları da keçe ile yapıp yapıştırdım. Dış kumaşı muntazam olmadı ama kardeşimi kandırabildim yani sorun yok. :D
Biri ister de diğeri durur mu. Büyük kardeşim de Jigglypuff istedi ona da bunu işledim. Bu daha uğraştıcıydı ama bitti sonunda. Kenar kumaşları düzgün kapatamıyorum. Bir çözüm bulmalıyım. Bakalım düşünüyorum şimdilik. Sizin de öneriniz varsa paylaşırsanız çok mutlu olurum. 

Evet ondan bundan anlattığım yazımdan bu kadar. Umarım beğenmişsinizdir. Kendinize iyi bakın. Tedbirlere uyalım ve sağlıklı kalmaya çalışalım. 

Mutlulukla kalın. 

28 Eylül 2020 Pazartesi

Seramik Çalışmalarım #6

Merhabalar.
Sermikten hep takı yapan biri olarak artık bundan hem sıkıldım hem de yaptıklarımı o kadar da fazla kullanmadığımı fark edip biraz da dekoratif bir şeyler yapayım dedim. Yaptığım takıları kullanmamamın en büyük nedeni hep evde olmam da olabilir tabii. Neredeyse iki sene oldu ve ben hep bir şekilde evdeyim. Şimdi bir de virüs ile zorunlu hale gelen bu durum son zamanlarda beni çok kötü etkilemeye başladı. Karantina döneminde okul hala devam ediyordu ve kafam hep bir şeylerle meşguldü. Ama okul bitip de tatile girince sanki kocaman bir fil üzerime oturmuş gibi kıpırdamaya bile halim kalmadı. Sanki hayat şu an bitmiş ve hiçbir şey için çabalamama gerek yokmuş gibi bir his var içimde. Bunu aşmaya çalışıyorum. Bir şeylerle uğraşıyorum bir an geçti gibi oluyor ama sonra tekrar gelip içime sızıyor. Gelecek yokmuş gibi hissetmek çok kötü. Böyle hissedince kendiniz için de bir şey yapmak istemiyorsunuz. Mesela benim bitirmem gereken bir ders dönemim ve yazmam gereken bir tez var ama elimde ne var? Sıfır. Kendimi yorgun hissediyorum ama hiçbir şey de yapmadım. Sadece yataktan kalkmamla başlayan bir yorgunluk. Umarım yakında geçer çünkü böyle hissetmekten de sıkıldım. Bu yüzden bir şeyler yapmalıyım diye düşünüp seramikle uğraştım sonra da yaptıklarımı yazayım dedim.
İlk yaptığım işlerle başlayıp son yaptıklarıma doğru sıraladım.
Bu kuş evini ilk 'bir kart bir kitap' etkinliği için yapmıştım. Zaten hediye göndermek istediğim bir arkadaşım çıkınca bu fırsattan istifade bu seramik kuş evini de gönderdim. Serimkten yaptığım ilk obje kendileri. Biraz da acemi zamanlarım. :)

Hihi bu da ben ve küçük kardeşim. Küçüklüğümü hiç sevmiyorum. Tam bir geveze kız çocuğuymuşum. Annemlere nasıl dayandınız diye soruyorum arada. Ama şu anki halimi de düşününce pek bir fark yok gibi. Hala nasıl dayanıyorlar bana anlamıyorum. :D
Bu yaptığım ikinci kuş evi çalışmaları. Annem öncekini görünce çok beğenip istemişti. Şu an mutfak dolaplarının saplarında asılılar. Diğer şekilsiz şeyse bir kedi. :) 
Aslında kitap ayracı kendileri ama henüz uygun bir ayraç bulamadım. Bulunca yapıştıracağım. 

Kuş evlerinin detaylı hali bunlar da. Gördüğünüz gibi Das sermik hamuru gözenekli bir yapı bırakıyor. Tamamen pürüzsüz değil. Ama ahşap hissi kattığı için ben sorun etmedim. Tabi boyanadabilir seramikler ama o zaman böyle bırakmıştım. Belki daha sonra boyarım. Ha bir de pürüzsüz olan hamurlarla çalışmak isterseniz polimer kili öneririm.

Evet geldik çerçevelerimize. Ben bu çalışmaları Youtube'ta Ayşegül'ün Atölyesi kanalından görerek yaptım. Zaten seramiğe ilk başlamamı sağlayan kanal o. Buradan videoyaya ulaşabilirsizin. Seramikle ilgili daha bir sürü çalışması var. Ben boyamayı bitirdim ama elim durmayıp uğraştığım için bazı kısımlar kötü oldu. Oraları da jüt iple sardım. 
Bunlar da kafalar. İfadelerini çok seviyorum ben. :)
Ah ve geldik gönlümün sultanlarına. Bu iki tavşancık benim şu sıralar bayılarak izlediğim The Untamed adlı Çin dizisinin figürleri. İnternette görüp yapmak istedim. Benzeyeceklerine zerre inancım yoktu ama bence baya benzediler. Orijinalini de bırakıyorum bakıp fikrinizi belirtebilirsiniz. :)




Hızımı almışken bir de anahtarlık yapayım dedim. Hem anahtarlık hem de takılarmı koymak için ünikornlu bir tabak yaptım. Daha önce yapım aşamalarını anlatmadım ama burada çekmişim fotoğrafları o yüzden burada anlatayım. Hamurdan bir miktar koparıp elimizde biraz oynuyoruz. Gerekirse biraz su ile elinizi ıslatabilirsiniz. Daha sonra belli kalınlıkta açıp istediğimiz şekli çiziyoruz. Kesici bir aletle şekli kesip elimizi sulandırarak kenarlarındaki bozuklukları düzeltiyoruz. Sonra da kurumaya bırakıyoruz. İnce ise bir günde kalınsa birkaç günde kurur. Sonra da zımparalayıp boyama işlemine geçebilirsiniz. Ama boyamadan önce üzerinde hiç toz olmamalı yoksa boyayı atar. Daha sonra dilerseniz vernik de uygulayabilirsiniz. 








Tabak seramik değil sanırım melamin deniliyor. Ucuzluk marketlerde bulabilirsiniz. Ben üzerine silikonla boynuzu ve kulakları yapıştırıp çizim yaptım. Daha fazla süslemek istemedim çünkü üzerine takıları koydukça kalabalık gözükür diye düşündüm. 

Evet bu kadardı. Umarım hoşunuza gitmiştir. Yapmak isterseniz de fikir vermiştir. Eğlenceli bir uğraş seramik. Unikornun boynuzundakiler de benim yaptığım seramik takılar. Tabaktakiler de boncukla yaptıklarım. Onları da yazarım yakında. Benden bu kadar.

Mutlulukla kalın.