Neler Hakkında Yazıyorum?

webtoon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
webtoon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2024 Çarşamba

BCP Ağustos * Yapay Zeka, Hayvan Hakları, Eğitim, Romantizm, Hukuk, Tıp, Webtoon ~2024

Merhabalar.
O kadar yorgunum ki. Enerjim hemen bitiyor sanki ya da yapılacak çok iş var ben yetişemiyorum. Bir de önümde kocaman bir temizlik planı var. Hem de iki ayrı ev için. Gözümde büyüyor daha şimdiden. Sıcak ayrıca yoruyor zaten. Hep ertelediğimi fark edince kısa da olsa yazacağım diye başına oturdum yazının. 
İlk olarak iki gün önce izlediğim filmi seçtim. Kill Your Darlings. Bu eğitim, hukuk ve ucundan romantizme giriyor. Beat kuşağı yazarlarının okullu oldukları dönemi anlatıyor. Filme en sığ yorumumu yapıp savaştan kaçan zengin, okullu çocukların sözde düzene baş kaldırmaları diyorum ben. Gerçek hayattan ayrı tutuyorum tabi. Koca koca yazarlara laf edecek değilim ama filmde ne kadar ayrıcalıklı olduklarını fark etmeyip hep ağlayan kişiler bu aralar beni pek fazlaca sıkıyor. İçgüdüseldir herhalde. Zira şu aralar içgüdülerim pek bir etkiliyor beni. Her an tehlike çanları var kafamda. Ama film çok güzeldi. Ben bayıldım izleyin bence. 
Webtoon için de bir sürü önerim olabilir aslında ama çok uzun yazamayacağım dediğim gibi. Şimdi azıcık dedikodu yapalım. Ben bu aralar bir webtoona düştüm ama ne düşmek. Yatıyorum kalkıyorum o. Aklımdan hiç çıkmıyor. Ay buraya yazmayı bile kıskanıyorum öyle düşünün ama yazacağım yine de. Adı Wet Sand. Ay adı bile güzel. Aşkım benim. Bu webtoon benim karşıma seçim dönemi çıktı. O kafamı öyle güzel meşgul etti ki resmen beni kurtardı. Ondan sonra da ben her üzücü olayda, ülkeyle ilgili her beni boğan haberde bu webtoona sığındım. Sağ olsun canım ülkem hiç boş bırakmadı gündemi o yüzden Wet Sand'le aramız hiç açılmadı. Size de önereyim. Ben Tj'e aşığım. Hatta kendisi benim sevgilim oluyor. Kafamın içinde süren tek taraflı bir ilişki yaşıyoruz. O Ian'ı unutup bana gelene kadar böyle sürecek bakalım. Twitter'da kendisine çokça methiyeler diziyorum. Oradan ilişkimizin gidişatına bakabilirsiniz. Yani benim kafa kırıklığı bu seviyede ona göre. Bu aralar buna çok ihtiyacım var çünkü. Ama şimdi bunları yazarken bile keyiflendim. Böyle böyle atlatacağız. Neyse ne diyoruz kurgular iyi ki var. Ah bir de uyarayım Wet Sand okuduğunuz hiçbir webtoona benzemiyor. Bir de hikayede aşk üçgeni var. Fanları da aşırı kaotik ama ufak detaylar bunlar. :D Bazıları aşk üçgeni sevmiyor da o yüzden. Ah bir de türü bl. Bunu da yazayım. Benden bu kadardı. Wet Sand'e aşkımı yazmalara doyamıyorum ben. Yine yazarım mutlaka. Kendinize iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

29 Ekim 2023 Pazar

BCP Ekim * Uzak Doğu Edebiyatı, Anime, Manga, Webtoon

Merhabalar.

Her ne kadar Eylül ayını yazamamış olsam da Ekim'i kaçırmak istemedim. Ama önce...

Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Çok gururlu ve mutluyum. Her geçen gün sahip olduklarımızın, bize armağan edilen bu ülkenin ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlıyorum. Büyüdükçe, Atatürk'ü daha iyi tanıdıkça kendim için inşa etmek istediğim hayat için çabalamaya daha fazla güç buluyorum. Önceden beni çabucak yıkan şeyler artık kamçılıyor. Hele de son günlerde ülkemizin vatandaşı olan pek çok kişiden pek çok farklı söz duydukça daha da bağlanıyorum ülkeme, Atatürk'e, onun ideallerine. Şu an kendim için istediğim her şeye ulaşmanın yolunu bana 100 yıl önce göstermiş olan bir lidere sahip olduğum için çok şanslıyım. Bence benim gibi düşünen herkes de çok şanslı. Dilerim ülkemiz ilelebet Cumhuriyet'le anlı şanlı var olmaya devam eder. Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Bloğa sık sık yazmak istedim aslında. Eylül 2023 Meydan Okuması bittikten sonra ben de hayat teleşına kapılıp buralara uğramaz oldum. En azından diğer blog yazılarını okumak istiyorum. Bunun için bir kolaylık bulacağım. Aslında sosyal medyada çok boş vakit harcıyorum bana göre. O kadar da yeni bir şey kalmadı oralarda. En azından ben çok fazla kişi takip etmediğimden sanırım hep aynı şeyleri görüyorum. Aslında hepsini kapatmayı bile düşünüyorum. Bakalım kafam atarsa yaparım gibi duruyor. Eminim farkında olmadan çok fazla zaman kazandıracaktır bana.

Bu ayın konusuna geçeyim artık. Yazmadıkça yazmayı özlemişim. Ben lisenin ilk yılından beri Kore batağına düşmüş biriyim. Oradan Japonya, Çin, Tayvan, Tayland derken birçok Asya ülkesinin her türden yapımlarıyla tanışma fırsatı yakaladım. Bol bol dizi, film, kitap, manga, anime, webtoon tükettim. O yüzden buraya yüzlerce şey yazma isteğim var. Ama az tutacağım.

Önce mangalar. Shouju sevenlere benim favorilerim. Namaikizakari, L.DK, Ookami Shoujo to Kuro Ouji, Kimi Ni Todoke, Hapi Mari, Midnight Secretary, High School Debut, Otaku ni Koi wa Muzukashii önerileririm. Hepsini bayılarak okudum.

Psikolojik türde seviyorsanız Oyasumi Punpun ve mangakanın tüm mangaları efsane bence. Bitter Virgin de beni mahvetmişti. 

Yaoi şu aralar taktığım bir tür. En favorim Saezuru Tori wa Habatakanai. Kyuuso wa Cheese no Yume o Miru ve devam mangası da en sevdiklerimden. Filmi de çok iyi bence. 

Anime geçmişim çok azdır benim. Dieğrleri kadar değil malesef. En klasikleri bile izlemedim çünkü bilim kurgu ve fantastik işleri pek sevmem. Önerim ise Sakamoto Desu ga? bu alanda. Süperdi. Sakamoto'ya hayranım ben de herkes gibi. Yazısı da var blogda. Sonradan Beastars geldi aklıma. O da muhteşemdi.

Webtoon kategorisinde epey fazla şey okudum. Bu aralar çeviriler arttı. Neredeyse çoğu da yaoi türüde. Başka türlere de bakıyorum ama cidden sıkıcı oluyorlar artık. Önceden güzel webtoonlar vardı şimdi pek karşıma çıkmıyor. Şu aralar karakteriyle büyük aşk yaşadığım webtoonla başlayacağım. Wet Sand. TJ benim her şeyim oldu. Kendimi onunla evli bile sayabilirim ergenliğin dibine vurup. Öyle bir aşk bu. Hatta size bir ara sadece onunla alakalı diye aldığım şeyleri göstereyim. Tamamen hayranlıkta kafayı kırma noktasındayım. :D Daha sonra Chess Pieces, Dangerous Convenience Store, Blind Game. Şu an için aklıma gelenler. 

Kitap önerim yok malesef. Çok fazla kitap alsam da daha hiçbirini okumadım. O yüzden bir şey diyemeyeceğim. Dizilerin yapıldığı internet romanları sayılırsa onları okudum ama. Yalnız bir an faydalı hiçbir şey okumamışım gibi hissettim. Neyse canım İngilizcem gelişti. Yani Japonca bir noveli iki farklı fan çevirisinden okuyup sonra da karşılaştırma yapmak bence çok geliştiren bir şey. 

Daha yüzlerce hatta binlerce şey önerebilirim aslında oturup düşünsem. Hayatımın çok büyük bir kısmı bu içeriklerle geçti. Çok da seviyorum. Gerçekten keyif aldığım, kafamı dağıtan, beni mutlu eden şeyler. Hepsini bize ulaştıran gönüllü kişiler bu arada. Hepsine çook teşekkürler. Arada çok fansub kurulup dağılsa da işlerini hala yürüten birkaç tane var. Çok büyük zorluklarla ve fedakarlıklarla yapıyorlar her şeyi. O yüzden hepsine minnettarım.

Bu kadardı. Sizlerin yazılarınızı da büyük bir merakla okuyacağım. Umarım bilmediğim çok şey çıkar.

Mutlulukla kalın.  ☾☆

21 Eylül 2020 Pazartesi

Killing Stalking - Webtoon

Merhabalar.

Bugün uzun zamandan sonra webtoon yazısı ile geldim buralara. Benim son zamanlarda okuduğum en güzel işlerden biri bu webtoon. Psikolojisi bozuk karakterler okumayı çok sevdiğim için en sevdiğim webtoonlar arasına bile girebilir hatta. Webtoonlarda öyle bir şey var bence karakterler daha gerçekçi. Mangalarda çok keskin karakter çizgileri varken webtoonlarda çok yönlü anlatılıyorlar. O yüzden webtoonlar ayrı bir yerde.

Önce konudan kısaca bahsedeyim sonra uzun uzun kendi yorumumu yapayım. Konusu, Yoon Bum dört sene geç gittiği üniversitede Oh Sang Woo isminde bir çocuğa aşık olur. Artık duyguları o kadar artar ki her yerde onu takip etmeye başlar. Bir gün gizlice Oh Sang Woo'nun evine girmeye çalışır. Ancak evde gördüğü şey onun hayal ettiği Sang Woo'dan tamamen farklıdır. Bu noktadan sonra ikilinin ilişkileri karanlık bir boyut kazanır. Yaşadıkları olaylarla, arada olan flashback'lerle karakterlerin nasıl insanlar olduğunu ve neyin onları bu noktaya getirdiğini görürüz.
Webtoonu okumak için birkaç kaynak bırakıyorum buraya. Burada bazı bölümler eksik yüklenmiş. Aynı bölüm ikinci defa açıldıysa anlayın ki eksik var. Burada ise bölümler tam ama sürekli reklam çıkıyor. Ben okuduğum sıralar internet sıkıntısı çektiğim için indirmiştim ve öyle okumuştum. Siz de buradan indirebilirsiniz. 

Şimdi kendi yorumuma geçeyim. Buralar spoiler olabilir ona göre. 

Webtoonun büyük bir hayran kitlesi var gördüğüm kadarıyla. Yayınlanırken bile çok büyük ses getirmiş. İnternette bir sürü fanart ya da fmv görebilirsinizi bununla ilgili. Ben pek kafamdaki şeklini bozmak istemediğim için bakmadım ama meraklıları varsa buyursun.
Aynı zamanda hayranlar arasında çatışma da oluşturmuş webtoon. Bazıları ikilinin ilişkisini aşk olarak görürken bazıları sorunlu bir ilişkide olduklarını ve romantikleştirilmemesi gerektiğini savunuyor. Ben ikinci gruptayım. Webtoonu okumak beni rahatsız etmedi. Aksine bayılarak okudum çünkü böyle psikolojik ve suç konulu işleri seviyorum. Ama bazen kötü kötüdür içinde zorlama bir iyi aramamalıyız.
Karakterlerin ikisi de geçmişten taşıdığı yaralarla yaşıyorlar. Yoon Bum ailesi ölmüş ve büyükannesi ve amcası ile büyüyen birisidir. Yaşından daha cılız olması ve aile içi şiddet görmesi ile dışarıya karşı ürkek büyüyen bir çocuktur.
Yanına yaklaşan her insana karşı başta temkinli olsada sonradan anında ona bağlanan bir yapısı vardı bence Bum'ın. Ve yaşadığı hiçbir kötü olayı da geride bırakamayan bir karakterdi. Sang Woo'ya olan bağlılığı ve hatta sevgisi bu yoldan başka bir sevgi görmediği için bile olabilir. Küçüklükten beri şiddet ve hatta istismara uğramış ama hayatı daha kötüye gitmesin diye kabullenmiş. Yazar belirtmiyor ama belki de yaşadığı kötü muameleyi bile bir yerden sonra ilgi olarak kabullenmiş bile olabilir. Hissetiği o sevgi açlığı ile de ona biraz iyi davranan herkese kolayca bağlanabilen bir karakter Bum benim gözümde. Finalde lisede onu kıran kıza karşı gösterdiği olumlu tavırla da bunu anlayabiliriz bence. O kızı hiç aşamamış hatta onun yarattığı psikolojik yaralar yüzünden katil olmuş biri Bum ama sonunda yine ondan gelen bir güzel davranışa kanıp onu hayatında tutabiliyor. 
Sang Woo ise bambaşka bir yerde. Tamamen parçalanmış bir çocuk bence Sang Woo. Ailesi ile ilgili büyük problemler var. Biz ailesinin bir iyi bir kötü olduğunu görüyoruz seri boyunca. Anne ve baba bir mutlular bir değiller. Belki de şiddetin hep var olduğu bir evdi onlarınki arada olan güzel anılar da sonrasında yaşanan şiddetle değerini kaybediyordu. Anne Sang Woo'nun bebekliğinden beri psikolojisi bozuk bir halde anladığım kadarıyla. Baba o zamanlar sevecen davranırken Sang Woo'nun ilkokula başladığı zamanlarda şiddet uygulayan bir figüre dönüşüyor. O sıralar Sang Woo annesine de çok bağlı ve annesi de Sang Woo'yu bir evlattan çok ona aradığı sevgiyi verebilecek olan biri gibi görüyor. Daha sonra işler çığırından çıkıp da baba ölünce anne Sang Woo'yu babanın yerine koyuyor.
Sang Woo ve Bum arasında yaşanan cinsel ilişkyi de ben buna bağlıyorum. Anne o zaman Sang Woo'yu o şekilde istismar etmeseydi Bum'ı annesi yerine koyan Sang Woo o şekilde davranmayacaktı. Annesinin ölümünü atlatamayan ve Bum'ı onun yerine koyan Sang Woo da annesi ile bağdaştırdığı ne varsa Bum ile yapmaya başladı. Zaten yazar da Sang Woo'nun eşcinsel olmadığını söylüyor. 
Sang Woo'nun bu sevgi açlığı da çok bariz işlenmiş seride. Bum onu sevdiğini söylediğinde tavırları tamamen değişiyor. Hatta her kötü olayda Bum'a sığınan biri haline geliyor. Konser sonrası sana sarılmak istiyorum demesi, kırıcı bir söz söylediğinde hemen pişman olup özür dilemesi hatta hastanede onu sayıklaması.
Polis merkezindeki yaptıkları sahte geliyor ama bana. Sadece polisleri inandırmak için o kadar aşırıya kaçtı. Sonra da zaten ilişkileri daha da değişti. 
Açıkça söyleyeyim polis beni seri boyunca sinir etti. Sırf kendi çıkarı için çalışıyor gibi hissettim hiç de öyle adaleti önemsiyor bir hali yoktu. Sonunda yakalanacaklardı tabii ama polis nedense benim sevmediğim bir karakter oldu.
Sang Woo'nun ölümü ise telefonun başında beni dumur etti desem yeridir. Bum'ın yaşadığı o çaresizliği ben de hissettim okurken. İki gün önce gelsem görecektim dedi ya...
İşte böyle benim çok sevdiğim bir seri Killing Stalking. Yazarın açıklamalarıyla da anlam kazanan çok yeri var. Böyle işlerde detayları yakalamak da benim hoşuma gidiyor o yüzden tekrar tekrar okumak istediğim bir iş. Siz de psikolojik konuları seviyorsanız şans verebilirsiniz.
Mutlulukla kalın.

11 Nisan 2020 Cumartesi

A Good Day To Be A Dog - Webtoon

Merhabalar.
Sevdiğim webtoonları sırasıyla yazayım dedim. Hem evde keyifli vakit geçirip bir an bile olsa kafa dağıtmanıza yardımcı olur belki.
Buraya tıklayarak Hayalistic sitesindeki ilk bölüme ulaşabilirsiniz.
Webtoonumuzu konusu şöyle Hana özel bir ailede doğmuş bir çocuktur. Kendine başka bir de ablası vardır. Bir okulda öğretmenlik yapmaktadır. Webtoon başladığında biz onun erkek arkadaşı tarafında terk edildiğini öğreniriz. Sebebi de aşağıdaki görsel de saklı.
Hana çok sevecen bir kişilik olsa da okulda anlaşamadığı bir kişi vardır. Bay Seon Jin. Durup dururken Hana'ya ondan rahatsız olduğunu söylemiştir ve hep soğuk davranmaktadır. Hana da çabalamayı bırakır ve ikilinin ilişkisi bozuk bir şekilde devam eder.


Ve bu da kızımızın hayran olduğu Bay Lee. O da okulda öğretmendir. Kendisi çok ilginç bir karakter bu arada. Altından bir şeyler çıkacak diye bekliyorum. Kendisi Bay Jin'in arkadaşı bu arada.

Evet asıl konuya dönelim. Hana terk edilmenin acısıyla iş arkadaşları ile gittiği restorantta sarhoş olur. Bir nedenden dolayı kimseyle öpüşemeyen Hana'mız gözünü karartıp Bay Lee'yi öpmeye karar verir. 

Ancak işler planladığı gibi gitmez ve okulda ondan en çok nefret eden kişiyi öper.
Hana'nın ailesinin bir laneti vardır. Her kimle öpüşürse ondan sonraki hayatında geceleri köpek olarak geçirecektir. İlk öpücüğünü hiç istemediği şekilde Hana'mız artık her gece yarısı köpeğe dönüşecektir.
Ancak tabii ki bu laneti kırmanın bir yolu vardır. O da insanken öptüğün kişiyi köpekken öpmek. Kızımız laneti kırmak uğruna Bay Jin'e yaklaşmaya çalışır. Onu içmeye davet eder. Yine hesabına göre onu sarhoş edip öptükten sonra sorun kalmayacaktır. 
Şans ne zaman Hana'nın yüzüne gülmüştür ki. Bu kez de Bay Jin'in köpek fobisi meydana çıkmıştır. Hiçbir planı işe yaramayan Hana. Bay Jin'in köpek fobisini öğrenince durumu ona anlatamayacağını anlar. Artık ne yapıp edip laneti bozmalıdır. Bunun için türlü türlü planlar yapar.


Köğek hali çok tatlı değil mi? *v*

Tabii Bay Jin'in de sakladığı travmaları vardır. Seri devam ettikçe bunlar da tek tek açılırlar.
Seri gerçekten çok tatlıydı. Seksenli bölümlere kadar da ilerlemiş. Ben bir süredir okuyamamıştım o yüzden güncelde neler oldu bilmiyorum. Ancak herkese tavsiye ederim süper eğlenceli bir seri. Olaylar ilerledikçe daha da heyecanlı oluyor. Eğer şans verirseniz fikirlerinizi benimle de paylaşmayı unutmayın.
Mutlulukla kalın.

9 Nisan 2020 Perşembe

So I Married An Anti Fan - Webtoon

Merhabalar.
30 şarkı meydan okuması taze bitti ama ben bir webtoonla arayı açmadan yazmayı sürdürmek istedim. Dilerim bundan sonra da hep böyle yazarım ve sevdiğim şeyleri tek kendim sevip blogumu bundan mahrum etmem. :D
Bugün sizlere bir webtoonu anlatmaya geldim. Benim en sevdiğim seriler arasına girdi bile. Bir de yeni bir sayfa keşfettim. Hayalistic sayfasında sayısız webtoon bulabilirsiniz. Sanırım çoğunu da Korece'den çeviriyorlar ama tam emin değilim.
Webtoonun konusu, dünyaca ünlü bir K-pop yıldızı olan Woo Jung bir gün katıldığı bir etkinlikte bir gazeteci ile karşılaşır. Lee Geun Young isimli bu gazeteci kızımız davette Woo Jung'u kötü bir durumun içinde görüp yanlış anlar. Ancak işler karışınca bizim cefakar kızımız işinden olur. Zaten öncesinde de kötü bir gün geçiren Geun Young işten de atılınca tüm hırsı ile Woo Jung'u gördüğü o durumu bir gazeteciye anlatır ve hakkında haber çıkar. Artık o Woo Jung'un resmi bir anti fanıdır. Bunu fırsata çevirmek isteyen yapımcılar bir reality show yapmak isterler. Woo Jung ve anti fanı evli gibi davranıp zaman geçireceklerdir.
Karakterlerimize bakalım biraz da.
Bu beyimiz Woo Jung. Yine iki boyut aşkı alarmı ile karşı karşıyayız kızlar hazır olun.
Çalışmaktan canı çıkan bir Geun Young da koyalım. Çok tatlı bir karakter olmasına rağmen damarına bastıları kızın. 

Burada Geun Young sevgilisi ile ilk tanıştığı zamanı hatırlıyor.
Ve tam özel bir sürpriz için hazırlanıp evine gidince böyle bir tablo ile karşılaşır. Sevgilisi açıklama yapmaya çalışmasa da Geun Young dinlemek istemez ve ona kızar adam da hep alttan alıyordun beni şimdi de alsan ne olur diye saçma ötesi bir laf eder. Buradan çıkaracağımız ders: Kimseyi alttan almıyoruz. Yoksa tepemize çıkıyorlar.
Ve mağlum olaylar olmadan önce tesadüfen karşılaşan ikilimiz. Bazen insan nasip et Allah'ım demekten kendini alamıyor. (ˆ⌣ˆԅ)
İşte o yanlış anlaşılma anı.
Vee kızımızın gaza gelişi.

Buradaki kız yukarıda Woo Jung'un bağırdığı kız. Eskiden bu üçlü aynı gruptalarmış ama yapımcı diğer ikisini gönderip Woo Jung'un tekli çıkışını yapmış. Diğer ikisi bizimle gel dese de bazı sebeplerden ötürü ajansta kalan Woo Jung'la araları bozulmuş. Sarışın olan çocuk çok fena ya. Bir şey çıkacak ondan da yakında ya bakalım. Hala devam ediyor webtoon.
Evet webtoon hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Siteye göz atmayı unutmayın çok güzel işler var. Bir de bir süredir bloggerın yeni halini kullanıyordum. Fena da gelmemişti. Farklı olsa da alışırım diyordum ama çoklu fotoğraf ekleyemediğimi fark edince eski sürüme geri döndüm. Ekran gelince bir duygulandım sanki evime gelmişim gibi. Fark etmeden çok kıymeti bir yer oldu burası bana. İyi ki açmışım zamanında. Şaka maka 2015'ten beri yazıyorum. Hala hayal gibi geliyor. Benim gibi biri bu kadar uzun süredir bir şeye her geçen gün artan hevesle devam edebiliyormuş. :D
Neyse daha fazla uzatmadan kaçayım. Şans verip okursanız fikrinizi belirtmeyi unutmayın.
Mutlulukla kalın.

8 Şubat 2017 Çarşamba

Super Secret - Manhwa (Webtoon)

Merhabalar.
Bugün sizlere benim vazgeçilmezlerimden olan mangalardan birini tanıtmaya geldim. Kendileriyle dünden beri haşır neşiriz ve baştan söyleyeyim o Emma'nın yanaklarını sıkmak isteyeceksiniz. Günümüz yılışık sevgi sözcüklerinden biri olsa da kendisi tam bir şapşik. :D
Önceki webtoon tanıtımında sizlere manhwa ne demek anlatmıştım ama okumaya bu  yazıyla başlayan ve 'manhwa ne kardeşim?' diyenlere kısaca Kore işi manga diyebiliriz.
Şaka maka blog işimde bir yıl geçmiş ama önceden yazdım mı bilmiyorum sosyal medya tarzı ortamlara bayağı yabancıyımdır. Hatta en basit şeyleri bile bazen en yakın arkadaşlarıma ya da kardeşime sorarım. Sağ olsunlar hepsi de tek tek anlatır. Neyse demek istediğim ben her manga tanıtımım da link de bırakıyorum ama hep belirtmeyi unutuyorum. Yazılarımı da belli bir ruha girip yazdığım için geri dönüp eğreti bir dokunuş yapmak istemiyorum. Yani kısacası ben Türkçe çeviri olarak okuduğum mangaları PuzzMoş'tan okuyorum. Başka çeviri siteleri de var tabii ama ben ilk onu keşfettim ve telefondan okuma kolaylığı sağlayan uygulamasıyla da tercihim ondan yana oldu. Bu mangayı da şuradan=> Super Secret  okuyabilirsiniz.

Evet gelelim konuya; Emma ve Ryan Karşılıklı evlerde yaşayan iki çocukluk arkadaşıdır. Emma'nın ailesinin sağlık sorunları nedeniyle yurt dışına çıkmasıyla Ryan iyice Emma'nın ebeveynliğini üstlenmiştir. Ancak Emma'nın bilmediği -daha doğru öğrendiği anda unutturulduğu- bir sır vardır. Ryan ve ailesi doğa üstü güçlere sahip yaratıklardır. Ve asıl formları insan görünüşünden farklıdır.
Tanıtımı yaptık şimdi spoiii...
-Bu tatlı şey Emma.
-Bu konuşma balonu da Ryan'a ait.
-Kendisi şöyle görünüyor.
-Ryan'ın ailesi de böyle.
-Emma'nın uyanma ritüeli.

-Ryan'ın annevari tavırları ve bu olaya kendi bakış açısı. Resimlerdeki şapkalı hanım Ryan'ın ablası olmakta ve okurken bana ablaların kardeşlerini sinir etmekten neden keyif aldığını hatırlatan bir karakter. ;)




-Neyse ki ben şiddet yanlısı bir abla değilim. Benim silahım iki hece dır-dır. :)
Her bölüm sonrası böyle tatlı çizimler var. Gönül istiyor hepsini görün yani bence bi koşu gidip okuyun.
-Dikkatsiz Ryan ve onu esas formunda gören Emma.
-Ryan'ın başı dertten kurtulmuyor. Bir de kısmet çıktı başına. Ah ve bir de Emma'yı kaybetme ihtimali...
Bu hanım kızımız der ki 'bana onu ayarla ben de geçenlerde seni soran bir çocuk vardı onunla aranı yapayım.' Ay hiçte sevmem çöpçatanlık işlerini. Önümüzde 14 Şubat şimdi her yer kırmızı, her yer kalp. :S

Gelen mesajın yarattığı etki kızlarda hep aynı her halde.


Safım ya bir de kızı kendi hazırladı.
-Meşhur sevgiliyi merak ettiyseniz;


Başlarda bu Viktor hiç tekin değil deseniz de sonra onun da bir kalp kırıklığı olduğunu öğreniyoruz. Bence ilerleyen bölümlerde Emma'nın saf sevgisiyle o da bu cici kıza aşık olmaktan kendini alamayacak.
-Sürekli insan kalmaya çalışan Ryan hasta olmuştur ve bakın sersemlikle kendini nerede bulur? Ve bu davetsiz misafir ev sahibemiz nasıl karşılar?
-Ablayla olan sahnelere devam.

Bu kişi de ilaç satan adam. Gördüğünüz üzere pek anlaşamıyorlar.

Bu da başka bir abla ama benim dikkatimi çeken kardeşin cümlesi oldu.
-Şimdi de baskılara direnen Ryan'ın gerçek duygularına bakalım.


Hikayemiz bununla da kalmıyor daha ne olaylar. Eski sevgililer, diğer gizli sırlar, ikilemler ve bolca komedi. Mutlu olmak isterseniz açıp okuyun derim. Seri yaklaşık 92 bölüm falan ilerlemiş sanırım orijinalinde ama Türkçe çeviri 24'te. İngilizce'niz iyiyse o da otuzlarda olmalı. Bir de tavsiye yabancı dilinizi geliştirmek isterseniz sevdiğiniz şeyleri yabancı dilde okumaya-izlemeye çalışın daha rahat öğreniyorsunuz. Ben zamanın da İspanyolca bile öğrendim az buçuk.
İşte böyle tatlı bir manhwa okudum ben ve çok sevdim. İlgilere duyurulur.
Mutlulukla kalın.