Neler Hakkında Yazıyorum?

Takip Ettiğim Youtube Kanalları

Merhabalar.
Teknoloji günümüzde son hızda ilerliyor malum. Artık hayatımızda birebir hiç tanışmadığımız ama kıymetli yerlere sahip olan insanlar var olmaya başladı. İnternet sayesinde birbirimizle konuşup, fikir alış verişinde bulunup, bir şeyler öğrenebiliyoruz. Hatta öyle ki adeta bir arkadaşımız gibi görüp sevdiğimiz kişiler olabiliyor. Blog benim için bu kıymetli yerlerden biri. Bir diğeri de Youtube oldu son zamanlarda. Bu tabii ki kontrollü bir şekilde olunca amacına ulaşan bir platform. Bu yüzden ben Youtube'da belki çok duyulmamış ama gerçekten kaliteli içerik ve samimiyet olduğunu düşündüğüm birkaç kanalı sizlerin beğenisine sunmak istiyorum.

American Horror Story - Dizi

Merhabalar.
Sizlere çok sevdiğim bir diziyi anlatmaya geldim. Normalde Uzak Doğu dizilerini izlediğim için Amerikan dizilerine pek vakit kalmıyordu. Bazen İngilizce geliştirmek bazen de gerçekten ilgimi çeken konular olunca izliyordum. Ama bu dizi yıllar önce tutulup her bölümümünü bayılarak izlediğim bir dizi. Hani bazı şeyler vardır kötü yanını hiç görmezsiniz ve sizi her zaman heyecanlandırır. Bu dizi de benim için öyle.

Kar Taneleri ve Kumaş Değerlendirme

Merhabalar.
Dikiş nakış işlerine kendimi kaptırdım bu aralar. Evdeki herkesten kullanılmayan kıyafet topluyorum. Bu sefer ki yaptığım proje ise babamdan aldığım pantolon ile yaptığım çantamsı şey. Ne diyeceğimi bilemedim ama çanta gibi kullanmıyorum kalemlik de olamayacak kadar büyük. Artık adını siz koyun. :)

Şekilde görüldüğü gibi kar taneleri desenlerini işleyip sonra da silikonla yapıştırarak ağzına da fermuar diktim. Ben resimde gördüğünüz defterleri içine koyuyorum çünkü kitaplığımın kenarları açık olduğu için çok tozlanıyorlar. Sürekli kullanmadığım defterler olduğu için de kötü duruyor. Bu defter çantasının içinde hem düzenli hem de temiz kalacaklar.
 
Defterler içindeyken bu şekilde
Nasıl yaptığıma gelecek olursak. Önce internetten bulduğum desenleri kumaşa çizdim. Ama burada dikkatli olun mürekkepli kalem kullanmayın çünkü ipinizi boyar. Ben beyaz kuru boya kalemi kullandım. Bu arada bir ipucu vereyim ben bilinçli yapmadım ama yanlış olan bir kısmı silmek için ıslak mendil kullandım daha sonra o yere desen çizerken boya daha rahat çıktı yani kalemin ucunu ya da kumaşı hafif ıslatırsanız daha belirgin olur ama çok ıslatmayın sakın yoksa iyice dağılır ve desen karışır.
Daha sonra da kumaşımı kasnağa gerip işledim. Şekilde gördüğünüz kısımdan biraz kestim. Çünkü punch işi denerken aynı kumaşın bir kısmını yırtmıştım. Bunu telafi için kesme payını da hesaplamıştım ama nasıl olduysa yine yırtık kısım nakışlı kısmın hizasına denk geldi. Ben de arka kısmına yırtığı kapatacak şekilde başka bir kumaştan şerit yapıştırdım. Şeritin kenarlarından bir kısmı içine katlayıp yapıştırdım. Böylece kenarları daha hoş durdu.


Evet çalışmamın arka ve ön yüzleri böyle. Geniş ve sağlam oldu. İhtiyacımı karşıladı. Sizde böyle bir çalışma yapmak isterseniz çok kolay ve zevkli olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden kolay gelsin.
Mutlulukla kalın.

Yorumlar Hakkında

Merhabalar.
Hızlıca yazılan bir bilgilendirme yazısıdır.
Ben önceden Google Plus bağlantılı yorum sistemini kullanırken yeni yapılan yorumlardan haberdar olamıyordum. Bu durumun önüne geçebilmek için blogger ın kendi yorum sistemine geçtim ama böyle yapınca tüm yorumlar siliniyor. Ben yorumlara çok değer verdiğim için hepsinin ekran görüntüsünü aldım ama blogta önceki yorumlar gözükmeyecektir. Her ne kadar üzülsem de böyle daha kullanışlı olacağı için önümüzdeki nice güzel yorumlara diyerek yazımı bitiriyorum.
Mutlulukla kalın.

Nakışla Süsleme Çalışmam

Merhabalar.
Tüm gün zamanım olmasına rağmen akşam olunca sanki hiçbir şey yapmadan tüm o zamanı çöpe atmış gibi günlerdeyim şu sıralar. Ve çevremde çoğu kişiden de aynılarını duyuyorum. Zaman kavramını çok farklı hissetmeye başladık sanki şu son zamanlarda. Böyle bir giriş yapmamın nedeni ise neredeyse iki hafta önce bitirdiğim işlememin yazısını şimdi yazmaya başlamış olmam. Bir şeyleri erteledikçe beni geriye çekiyorlar maalesef.
Neyse biz konumuza dönelim. Önceki yazımda kanaviçe ve nakış işlerine merak saldığımı söylemiştim. Bugün de el nakışı tekniği ile yaptığım bir kalemlik veya makyaj çantasını -artık ne olarak kullanılırsa- tanıtmaya geldim.


Şekilde görmüş olduğunuz gibi etamin kumaştan üzerine seçtiğim deseni işlemek suretiyle bir çanta hazırladım. Öncelikle benim kumaşım sık bir dokumaya sahip olmadığı için sürekli kenarlarından ipler çıkıyordu. O yüzden kenarlarını önce birbiri üzerine katlayıp makine dikişi denen back stitch tekniği ile diktim. (İşleme üzerinde yaptığım teknikleri kaynaklarla beraber birazdan yazacağım.) Ben yaparken işleme yapacağım tarafa doğru katlamışım kenarlarını ve resimde de görüldüğü gibi ağız kısmında fırfırlı bir görüntü oluştu. Bunu bilinçli yapmamıştım ama gözüme kötü görünmediği için böyle kalmasına karar verdim. Tek sorun arada dikişin dışında kalan kısımlarda ipler çıkabiliyor. O zaman da onları söküp çıkarıyorum.
Daha sonra kumaşın üzerine istediğim şekli kopya kağıdı ile çizdim. Düz bir şekilde çizmeye özen gösterin lütfen. Çünkü kumaş üzerine kareler sıralanmış şekilde ve eğik çizilince yamuk durabilir.

Daha sonra ise kumaşımı kasnağa gerdim. Bundan sonrası ise işleme kısmı.
İşleme bitince isterseniz bir kumaş yapıştırıcısı ile ters tarafını yapıştırabilirsiniz ki yıkanınca sökülmesin. Ama ben bu çantayı yıkamayacağım için yapıştırıcı sürmedim. Yapıştırıcıyı da çok hafif sürün ki arkaya bulaşmasın. İpinizin rengini ve yumuşak dokusunu zedeler. Göze batan bir görüntü oluşabilir.
İşlemenin arkadan görüntüsü

Artık dikiş aşamasına geldik. Kumaşımı işlemenin olduğu taraf içte kalacak şekilde katlayıp kenarlarını teyelleyerek diktim. Ki ters çevirince dikişler gözükmesin.

Ağız kısmının oraya da iki düğme diktim. Ben fermuar yerine kapak gibi bir görüntü olmasını istediğim için üst kısımda biraz kumaş bırakmıştım katlarken siz bunu göz önünde bulundurun. Daha sonra da düğme deliklerini yaptım. Lastik bulamadığım için başta iple halka yapmıştım ama o da çantanın ağzını kapatıp açmada kolaylık sağlamadı ben de delikleri kesip uhu ile yapıştırdım. Kuruması biraz zaman alıyor ama kuruyunca sert bir doku oluşuyor ve ipler sökülmüyor. Başta düğmeyi geçirirken zorlanabilirsiniz ama birkaç kere yapınca delik rahat bir form alıyor.

Şimdi kullandığım tekniklere geçelim.

Ben bunları numaralandırdım. Aşağıya isimlerini yazacağım üzerilerine tıklayarak daha önce önerdiğim sitedeki yapılışlarını görebilirsiniz.

Burada bir not girmek istiyorum 5 numaralı teknikte içini dolduracağınız şeklin önce orta kısmından bir çizgi geçerseniz iple ve devamında sağa ve sola doldurursanız şekil daha düzgün oluyor. Diğer türlü yani bir köşeden başlayıp diğerine doğru işleyerek gittiğinizde yamuk yada bozuk şekli oluşabiliyor.

Evet benim söyleyeceklerim bu kadar. Yeni yeni Punch nakışına da başladım ama bir türlü beceremedim kumaşı yırtıp duruyorum. Elimi de kestim o hırsla. Artık işi kıvırırsam onu da yazarım sizlere.
Kendinize iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

Yeni Hobi : Kanaviçe

Merhabalar.

Sonunda yazmaya başladım yoksa aklımda dönüp durarak bana rahat vermeyecekti.
Tatil zamanı can sıkıntısından, ikizler burcu olmanın getirisiyle de bir heves gidip kasnak aldım. Daha sonra internetteki süper öğretici videolar sayesinde de hemencecik öğrendim.


Evet karşınızda kendi yaptığım bazı minik örnekler. Ben yazmaya karar vermeden önce etamini kestiğim için parçaları kasnağın içine koyarak resmini çektim. Bir yandan da iyi oldu hepsi bir arada. :) Bir de arkadaşıma yaptığım kitap ayracını görüyorsunuz. Bunlar en basit modelleri harika işler var kasnakla yapılan.
Şimdi öncelikle bu türden işlere meraklı olanlar için alınacak malzemeleri sayayım sonra da yukarıdaki başlıkta geçen iki kelime arasındaki farkı anlatayım.

Malzemeler: Kasnak, ucu küt etamin iğnesi, etamin ya da keten tarzı işlemeye müsait bir kumaş (ama kota bile yapanlar var yani), işleme için uygun ip bu kadar.

Öncelikle bana göre en basiti kanaviçe oldu. Çarpı şekli yapa yapa şekil oluşturuyorsunuz. aradığınız örneği bulamasanız bile kareli defterde kendiniz çıkarabilirsiniz. İnternette "cross stitch" diye aratırsanız çok zengin içerikler bulabilirsiniz.
Diğeri ise benim en beğendiğim nakış ile işleme. Burada birbirinden farklı yöntemler var. Kanaviçeye göre daha zor ama onu da videoları izleyerek ve biraz alıştırma yaparak öğrenebilirsiniz. Bunu da "hand embroidery" diye aratabilirsiniz. Yapılan çalışmaların bir sınırı yok. O kadar harika şeyler yapmışlar ki bayıldım. Bu arada nakış tekniklerini ayrıntılı ve anlaşılır anlatan bir site bulmuştum buraya linkini bırakıyorum. İlgililer göz atabilir.
Hem vakit geçirebileceğiniz hem eşyalarınızı süsleyip değişiklik yaratabileceğiniz bir hobi. Öğrenmesi ise bu internet devrinde hiç zor değil. Artık ev kızı olmuş biri olarak böyle işlere merak saldım. Tabi bunu yaparken Türk aile yapısı gereği "çeyizine havlu da işle. Bak yatak örtüsü kenarı varmış." gibi söylemlere kulak tıkarsanız çok daha iyi olur. :D Ben o tarz şeyleri hiç sevmediğim için tabii yoksa siz seviyorsanız göz atabilirsiniz.
Denemek isteyenlere tavsiye ederim.
Mutlulukla kalın.

Bir Düzene Girmeyen Hayat - Yeni Mezun Depresyonu

Merhabalar.

Bu bir geri dönüş yazısıdır. Çünkü anladım ki hayatımın bir yerlerinden tutmazsam elimde dağılacak.
Okulum bitti ve üzerime inanılmaz ağırlıkta bir rehavet çöktü. Öyle ki aylar sonra yeni yeni toparlanıyorum. Sanki her şey bitmiş ve bundan sonrası boşlukta geçecek bir ömür gibi gelmişti yaşadığım an. Amaçsızlık insanı tüketiyor gerçekten.
Yapılması gereken yığınla iş, sorumluluk, fikir olmasına rağmen tembelliğime sığınıp hepsini yarın diye iteliyordum. Ama atalarımız çok haklı bugünün işini yarına bırakma.
Artık kontrolü ele alıyorum ve kaldığım yerden her şeye devam ediyorum.
Bloga en kısa zamanda aklımda olan yazıları yazmayı planlıyorum şu an. Hatta kendisiyle daha düzenli ilgilenmeyi düşünüyorum. Bu buhran zamanında yazmayı da bıraktım. Sadece blog değil defterlerimi bile elime almadım ve eminim ne kadar zor olduğunu anlıyorsunuzdur. Blog açan herkesin ortak noktası yazmayı sevmeleri gözlemlediğim kadarıyla.
Neden kendimi bir anda bıraktım hala çözemesem de toparlanma zilini çok geç kalmadan duymuş olmam şu an beni teselli ediyor.
İçinizde eğer benim gibi fiziksel ve mental olarak yorgun hisseden, hayattaki o keyif verici şeyi kaybetmiş olduğunu düşünen varsa ayağa kalkıp silkelenmek için hiçbir zaman geç değil. Hayat devam ediyor ve birbirinden farklı imkanlar karşımıza çıkıyor. Sizi mutlu eden şeylere odaklanın ve kaldığınız yerden akışı yakalamaya çalışın.
Ve yeni mezun insanlara iyi davranın bir anda suya atılmak gibi bir his bu. Alışana kadar sersemlemememizin geçmesini bekleyin lütfen.
Hayatta istediğiniz şeylerin peşinden gitmeniz ve mutlu olmanız dileğiyle.
Mutlulukla kalın.