Neler Hakkında Yazıyorum?

eşleştirme mimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eşleştirme mimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2019 Salı

Eşleştirme Mimi - 2

Merhabalar.
Yakın zamanda katıldığım bir mimde eşleştiğim blog arkadaşımdan soruları aldım ve elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım. Çok anlamlı sorular ve her maddede aklıma bin tane fikir geliyor. Bakalım ortaya nasıl cevaplar çıkacak. Yazarken planlarım hep değişiyor çünkü. Eşleştiğim İstiridye Avcısı blogunun cevaplarını da okumak isterseniz buraya tıklayınız. Ben hayatımda cevaplamayı sevdiğim klişe denebilecek soruları sordum. Nedense durup durup hep böyle sorulara ne cevap veririm diye düşünürüm. İç sesim hiç susmadığı için olsa gerek. :)
1- Doğum ve ölüm hakkındaki düşüncelerin neler?

Doğum gerçekten bir mucize. Hem biz insanların hem de doğada canlılığını sürdürüp çoğalan her canlı için akıl almaz bir süreç bence. Ben kendi türümüz için açmak istiyorum bu kelimeyi. Bence doğum biz insanlar için umut verici bir şey bir yandan. Çünkü kendi fikirlerinizle bir birey yetiştirme şansı elde ediyorsunuz. Bu da dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi için yapılabilecek en önemli adımlardan birisidir. Özellikle son zamanlarda artan feminizm, kadının özgürleşmesi, kendini geliştirmesi gibi konular mevzu bahis olduğundan bunu çokça görebiliriz. Çocukla en çok ilgilenen anne olduğu için bizim toplumumuzda o çocuğa geçirilebilecek olumlu davranışlar için de annelerin kendi benliklerinin farkında, duyarlı kişiler olması lazım. Çok uzatmadan ve kamu spotuna bağlamadan diğerine geçiyorum.

(Ihım ıhım... Araya giriyorum sevgili okuyucular. Yayınladıktan sonra aşağıdaki cevabımın yanlış anlaşıldığını gördüm. Kesinlikle kendi yaşantımı olumsuz veya çekilmez bulmuyorum. Aşağıda belirttim ama tam açıklayamamışım. İntihar fikrini de asla düşünmüyorum. Sadece eceliyle olan ölümden bahsediyorum. Belki de hayattan en çok keyif alan insanlardan biriyimdir. Şu an biraz kötü oldum açıkçası. :D )
Ölüm ise bana göre bir kurtuluş demek. Yaşadığımız hayatı sevmiyorum. Bu benim görüp içinde olduğum hayat değil. Nefes aldığımız, gördüğümüz, etkileştiğimiz bu fani dünya. O kadar dayanılmaz geliyor ki bazı şeyler bazen. Cennet ve cehennem fikri en çok o an rahatlatıyor. Eğer bunun gerçekliğine inanmıyor olsaydım bunca kötülüğün içinde boşuna çırpındığımı düşünürdüm. Ölümlerde ağlamayı da hiç sevmiyorum. Açıkçası hiç en yakınım olan kişileri kaybetmedim. Ya da kaybettiklerim de hep yaşlı ve hastaydı. Onlar adına bunu kurtuluş olarak gördüm. Yine de ölüm iyi ki var. Bu şekilde dayanıp daha iyi bir insan olmak için çabalayabiliyorum.

2- Sabır konusunda kendine 10 üzerinden kaç puan verirsin? Neden?

8. Sabırlı bir insan olduğumu düşünüyorum. Hemen her şey olsun istemem. Bazı şeylerin zamanla güzelleştiğinin farkına vardım. Bu her konuda böyle ilişkilerde, işlerde, başımıza gelen sıkıntılarda. Daha birçok örnek verebilirim. Sabrederken umutsuzluğa düşmem. Hep iyi düşün iyi olsun sözünü hatırlarım. Ayrıca aşırı takıntılı bir insan olduğum için toplumda her an bu etkilerden rahatsızlık duyup uyaramıyorsunuz. Mesela sakız sesinden nefret ederim ama otobüslerde hep bir sakız çiğneyen denk gelir. Zaten takık olduğum içinde kulaklarım hemen algılar onu. Eee elalemle muhattap olmamak için de mecbur sabredip içimden kendimi sakinleştirmeye çalışırım. :)

3- Hayatta annen ve baban dışında en minnettar olduğum insan kim?

Buna bir kişi değil iyi olan tüm öğretmenlerim olarak cevap vermek istiyorum. Çok şükür hep iyi kişilikte ve yetkin donanımda öğretmenlerim oldu. Hele hele ilkokul 4. sınıf öğretmenim harika bir insandı. Hala unutamam onu. Keza 5. sınıfta öyle. Ortaokul, lise ve üniversite hep hayran olduğum ve her anlamda çok şey öğrendiğim öğretmenlerim oldu. Ben öğretmen lisesi mezunu olduğum için öğretmenlik mesleği benim için çok ayrı. Gerçekten dünyadaki en önemli meslek ve galiba en önem gösterilmeyen meslek de aynı zamanda. Sevmeyen kesinlikle yapamaz. Severek hakkıyla yapanda kimsenin ulaşamayacağı kadar iyilikler kazanır. Aramızda öğretmenler ve öğretmen adayları varsa gerçekten önemli olduğunuzu bilin. Kısacık staj hayatımda bile gözümün içine bakan o küçük kalpleri hala unutamam. İşte dünyanın güzelleşmesi için annelerden sonra en önemli etken de öğretmenlerdir bana göre.

4- Yarın hayatının son günü olduğunu bilsen bugün yapacağın işler listesi nedir?

Babam hep insan öleceği zamanı bilse yarısını zevk, sefa diğer yarısını da ibadetle geçirir der. Ama ben yarın öleceksem zaten pek alakadar olmadığım ibadetleri yapar mıyım bilemiyorum. Son gün sınava çalışmak gibi olurdu. :) Sanırım ben bol bol yazardım. Sevdiklerimle vakit geçirirdim. Hala yapmadıysam eğer organlarımı bağışlamak istediğime dair bir yazı bırakırdım. Ölüm saatim yaklaştıkça da bilinmezlikten çıldırırdım herhalde. Yine de iyi ki bilmiyoruz ölüm saatimizi.

Eveeet. Yalın soruları yine dallandırıp budaklandırıp cevapladım. Ben böyle düşünce sorularını seviyorum. Yazdıkça da yazasım geliyor. Hem kendimi tam anlatmak hem de okuyanlara kendi doğrularımdan sunmak için. Bu güzel sorular için tekrar İstiridye Avcısı'na teşekkür ederim. Çok keyif aldığım bir mim oldu. Umarım keyifle okumuşsunuzdur.
Mutlulukla kalın.

18 Ocak 2019 Cuma

Eşleştirme Mimi

Merhabalar.
Sevgili Deeptone'nun sayfasında gördüğüm bir mim yazısı için geldim. Sevde'nin Şiirleri sayfasının başlattığı bir mim. Onların cevaplarını da okumak isterseniz tıklamanız yeterli.
Şimdi bu güzel ve anlamlı mimi cevaplamaya geçelim isterseniz.


1-Hayat sizce nedir?

Hayat bana göre beni en çok yoran şey. Bazen öyle oluyor ki nefes almak, vücudumu bir yerlere taşımak, insanlara bakmak bana çok fazla gelebiliyor. İç sıkıntıları çok olan bir insanımdır ama bunların hepsi sanki içimdeki küçük bir kutuda oluyor gibidir. Yani dışarıdan bakan birisi asla benim bir şeyi kafaya taktığımı ya da o ortamdan kaçıp gitmek istediğimi anlayamaz.

Aynı zamanda hayat doğaya, aileme, gökyüzüne baktığımda beni tazeleyen her şeyin iyi olabileceğine dair umut veren bir şey oluyor. Ve ben her yukarıda anlattığım sıkıntıları hissettiğimde açık alana gidip derin bir nefes alıyorum. İçimden beni en çok sevenle konuşuyorum ve eğer yakınsak aileme sımsıkı sarılıyorum.

Dışarıdaki tüketen etkenlerden bir an olsun uzaklaşmak için de kağıt kaleme sarılıyorum.

2- Sen nasıl bir insansın?

OLUMLU

Öncelikle ben çok düzenli bir insanım. Şu an aklıma ilk gelen bu. Daha sonra içi sevgi dolu bir insan olduğumu düşünüyorum. Çünkü her gördüğüm şeyde bir iyi yön bulabilir ve onu sevebilirim. Her türlü olumsuzluğu ve farklılığı anlayışla karşılayabilirim. Hayatta insanların en önce mutluluk için yaşaması gerektiğini düşünürüm. Tam bir Pollyanna'yım. İyi bir dinleyiciyim çünkü bir şeyler hakkında birilerini dinlemeyi çok severim. Hediye vermeyi çok severim, almayı da. Sürpriz yapmayı çok severim ama bana yapılmasından pek hoşlanmam.

OLUMSUZ

Çok üşengecim. Bazen kardeşlerime karşı çok otoriterim. Babam tam müdür tipi var sende der hatta. Biraz daha relax olmak isterdim kurallar konusunda. Çabuk karar değiştirim. Hem bir şeyler alırken hem de hayatıma dair kararlar alırken. Biri ile tanıştığımda çok gerilirim ve konuşurken içten içe utanırım. Ama buna rağmen göz temasını asla bozmam. Hiç girişken bir insan değilim. Genelde daha sonra yapmadıklarım için çok pişman olurum. Öpülmeyi ve sarılmayı hiç sevmem. Bana göre bu kötü değil ama insanlara kötü hissettirdiğimi düşünüyorum. Arkadaşlarım çoktur, hepsini de çok severim ama birine özelimi anlatmak için yıllar geçmesi gerekir. Zor yakınlaşan biriyimdir. O yüzden samimi olduğum arkadaşlarım benim için çok değerlidir.

3- İnsanlar sizi hiç üzüp kırdı mı?

Evet hem de daha çok küçükken arkadaşlarım onlara olan güvenimi kırdı. O yüzden yukarı anlattığım sorunlarım var. Ama artık bunu geride bıraktım. Hayatın bana verdiği ders olarak görüyorum. O arkadaşlarımında çocukluğuna veriyorum. Şimdi ise yakın olduğum insanlardan hiç böyle bir şey görmedim. İnşallah da görmem. Küsmek yerine sorunları konuşmak taraftarıyım.
En sevdiğim ve hep kullandığım kitap ayracımda Sylvia Plath'ın bir sözü var. "Kimseden bir şey bekleme böylece asla hayal kırıldığı yaşamazsın". Bunu hayatımda uygulamaya çalışıyorum daha çok.

4- Sizce dost nedir?

Bence dost, uzun zaman yanında olandır. Uzaktan olsa da seni hatırlayan. Yanında olamasa da iyiliğini düşünen. Sevgisini bazen bir sözle bazen bir hareketle belli edendir. Güzel anılara sahip olduğun insandır. Yeri geldiğinde hatanı söyleyen yeri geldiğinde hatasını kabul edendir. Sözü, hareketi özenli olandır. Derdinle dertlenen, kahkahanla şenlenendir.

Umarım herkes gerçek dostlar edinir ve bu çekilmez dünya yaşanılır olur.
Benden bu kadar. Biraz mim dışında iç dökme yazısı oldu benim için. Önceden blogda böyle yazılar da yazardım ama uzun zamandır yazmamıştım.
Bu güzel mimi isteyen yapabilir. Yorumlarda belirtebilirsiniz sizinkileri de okumayı çok isterim. Sondaki eşleştirmeyi merakla bekliyorum.
Mutlulukla kalın.