Neler Hakkında Yazıyorum?

animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2025 Cuma

BCP 2025 * Ocak * Panayır, festival, fuar, müzik, dans, kermes, yemek, etkinlik vb.

Merhabalar.
Bir BCP bitti bir başkası başladı. Yazması zaman aldı bende bu sefer. Bilgisayara elimi bile sürmüyorum günlerdir. Çok kısa işlerimi halledip bırakıyorum. Ekranla bağımı azalttım. Pek bir mutluyum. Bu ay için konuyu okuduğum anda aklıma gelen ve çok sevdiğim bir animasyon olan Coco'yu seçtim. İzlemeyen kalmış mıdır bilmem ama bence hemen gidip izlesin. Son yıllarda her şeyin kalitesi vasatlaştı derken karşıma çıkan güzel işlerden biri olmuştu Coco. Çocukluğumuzda her yeni çıkan animasyonla bir kez daha büyülenen halimize döndürdü resmen. Hikayesi sıcacık, içinde bolca müzik, renk var. Tekrar tekrar izlenir. Şarkıları dile dolanır. Replikleri tekrarlanr. Böyle şeyler kıymetlidir bana göre. Şimdiden iyi seyirler. Hani tekrar da izlenir şimdi.
Mutlulukla kalın.

2 Ocak 2025 Perşembe

BCP Aralık* Yılsonu, Yılbaşı, Yeni Yıl ve Kış Mevsimi

Merhabalar.

Bir yıl daha bitti. Bcp de bitiyor. Bu yıldan herkes çok umutlu. Her yıl olduğu gibi. Sanki hayat gittikçe yoran bir şeye dönüşüyor tüm dünyada. Ya da ben böyle hissediyorum. Ama her şeye rağmen keyifli ve yaşamaya değer. Herkesin yeni yılını kutlarım. İnşallah çok mutlu olursunuz. Bir de bu yeni yılın üç ayların başlangıcına denk gelmesi de çok güzel oldu bence. Tamamen yeni bir başlangıç hissi verdi bana. Bugün de Regaip Kandili. Kandiliniz mübarek olsun. Kutlamalarla geçiyor yazı. Bugün çok uzun yazamayacağım. Size önerimi bırakıp kaçayım. Kalus isimli animasyon filmini izlemediyseniz mutlaka izleyin. Ben çok severim. Noeli anlatıyor. Çok duygu dolu ve eğlenceli. Şimdiden iyi seyirler. Kendinize iyi bakın.

Mutlulukla kalın.

2 Şubat 2024 Cuma

BCP Ocak * Komedi, Müzik, Mizah ~2024

Merhabalar.
Blogları Canlandırma Etkinliği 2024 yılında da devam ediyormuş ben de katılmak istedim. Çünkü ayda bir bile olsa yazı yazmamı sağlıyor. Buraya ara verdikçe bir tutukluk oluşuyor bende. Bu etkinlik sayesinde bunu kırmış oluyorum. Ölmeden bloğumla düzenli şekilde ilgilenebildiğim günleri görecek miyim merak etmiyor değilim. 
Hazır konuyu ölümden açmışken ilk animasyon filmimizi de tanıtayım. Bu ayın teması için seçtiğim ilk film Soul. Gerçekten komedi ve müziği bir arada harmanlayan çok keyifli bir animasyondu. Herkesin çok seveceğini düşünüyorum. Aralarda hoşuma giden çok detay oldu. Gerçekten kaliteliydi.
Diğer seçtiğim şey de bir animasyon. Ben küçükken Ateş ve Su oyununu çok oynardım. Animasyonu çıkınca da izleyeyim dedim ve çok beğendim. Elemental: Doğanın Güçleri gerçekten yer yer güldüğüm bir film oldu. Karakterler biraz 80'ler Amerikan romantik komedilerinden fırlamış gibi davransalar da izlemesi çok keyifliydi. Sizlere de bu iki animasyonu öneririm.
Mutlulukla kalın.

17 Ocak 2017 Salı

Angry Birds - Animasyon

Çok uzun bir aradan sonra merhabalar.
Dersler, sınavlar, iş güç, günlük koşuşturma derken baya bir uzak kaldım buralardan. Nihayet tatil modunun ilk saatleriyle yazıyorum. Bloğumu sadece kendime bir anı olsun diye açmıştım ve bu süreçte benim yazılarımı okuyup güzel dileklerini ileten herkese çok teşekkür ederim. Özellikle kendisini beğenerek takip ettiğim Öneri Makine' si adlı blogger'a da çok teşekküre ederim. Samimi yorumlarıyla beni havalara uçurdu. İyi ki varsınız.
Bugün sınav haftasında kaçamak yapıp izlediğim ve bayıldığım bir animasyonla karşınızdayım. Zamanında acayip popüler olan angry birds oyununun animasyonu çıktı bildiğiniz üzere. Benim bilgisayar ve telefon oyunlarıyla aram Nokia 3310' daki snake ve fasulye oyunundan ibaret. Yani çok hoşlanmam ama ben bile elime alıp az buçuk oynadım oyununu. Şimdi yirmi yaşında ve hala son rakamdaki sıfırı sahiplenemeyen ben için vazgeçilmez olan animasyonumuzun tanıtımına geçelim.


Kızgın kuşların neler başarabileceğinin öyküsü de denilebilir. Ya da yeri geldiğinde ölçüyü kaçırmadan sinirlenebiliriz de veya her kızgın olan kişiden vebalı gibi kaçmak, onu dışlamak yerine onu mutlu etmenin yollarını aramalıyız gibi şeyleri temamıza oturtabiliriz. Çünkü insan olarak en büyük yanlışlarımızdan biri de bizden farklı olan herkesi farklı sınıflandırmalara sokmak. Maalesef bu böyle biz onları yargılıyoruz onlar bizi ve ne yazık ki sonuç sabah birbirlerini gördüğünde bir günaydın bile diyemeyen insan topluluğu. Bunu eleştirirken ne yazık ki kendimin de kısmen bu sınıfta olduğunu belirtmeliyim. Yabancılara karşı olan çekingenliğimi ve soğuk tutumumu yavaş yavaş kırmaya çalışsam da bazen iyi ki böyleyim demiyor da değilim. Ne yapayım dedirenler utansın. :)
Neyse efendim çok düşen çenem ve uyumak isteyen gözlere inat konuyu toparlıyorum. Animasyonumuzun konusu şöyle. Red kuşların yaşadığı bir adada çeşitli sebeplere sürekli çatık kaşlı ve memnuniyetsiz bir yaşantı içindedir. Bir gün müşterisinin yumurtasını kırıp bebeğin dünyaya gelme ritüelini bozduğu için dava edilir.
Dava sonucu öfke terapi programına katılması gerekir. Olaylar ve benim aşık olduğum diğer kahramanın karşımıza çıktığı bu öfke kontrol programı devam ederken adayı domuzcuklar ziyaret eder. Başta barışçıl bir tutum sergileyen yeşil şeyler daha sonra asıl amaçlarını belli eder. Bu durumdaysa sakin kalamayan ada halkı soruna bir çözüm üretmek isterler.

'Çiz kızım, davalı...'
En güzel kısım olan spoi'den herkese merhabalar. Şahsen ben o kadar güldüm, eğlendim ki. İşin içinden çıkamadığım sinyal sorularını falan bir süre unuttum. Hele hele aşık olduğum sarı kuşum yok mu, bayıldım ona.
-Karakterlerimiz;
Evet anlaşıldığı üzere Chuck' a bayıldım. Hele o seslendirmesi...
-Doğum günü felaketleriyle başlangıç;


Babacığın halini yukarılardaki karede görüyorsunuz. Ancak emin olun hak etti.
-Öfke kontrol programından kareler;
Üzücü bir son. Onu benim sarışınım yaptı bi'kere.

Upss...

Namaste!

 Yaratıcı ressamlık, özünüze inin dostlarım.

Beni buraya atıp bir ömür terk edebilirler. Yanıma alacağım üç şey kitap, kalem ve müzik olurdu.

Merhaba!

Ya tabi ne demezsin...

Bombanın ne zaman patlayacağı olmaz.

-Babacığım!

-Davetsiz misafirler;


Asıl niyetleri ise bambaşka.
-Bizimki bazen öyle tatlı ki.



 Göz devirmelerine hastayım. Çünkü ben de çok sık yapıyorum. Ayh...
-Ama benimki daha tatlı.
Tamam belki de dondurma değildi, ehe...



Ayy yapsanaaa...

Yapamıyorum desene şuna.

-Şaşkın üçüzümüzün maceraları;
Lider kartal yardım çığlığı.

Sanırım yanlış dağa tırmandık.



-Ve sahnede Angry Birds.


Şimdi sinirlenme zamanı.
 -Yani kısmen?
-Terence, kahramanım!



-Kuşların idolünü de unutmamak lazım.


Bu tamamen başka bir hikaye :)
-'Bu domuzlar çok zeki.'

-Ve mutlu son.




Soundtrack' a bir göz atın derim. ;)
Bir yazının daha sonunu gördük. Daha yazmak isterdim diyemiyorum çünkü çok yorgunum. Birkaç gündür doyamadığım uykuma baba evinde kavuşacağım umarım. İzlemek isteyenlere iyi seyirler.
Mutlulukla kalın.