Neler Hakkında Yazıyorum?

sevdiğin kokular ve sesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevdiğin kokular ve sesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2019 Cumartesi

Kasım Ayı Meydan Okuması 2. Gün - Sevdiğin Kokular ve Sesler

Merhabalar.

Bugün say say bitmeyecek bir konuyu yazacağım. Özellikle kokulara karşı çok hassas olduğum için bu konu başlığını ayrıca sevdim.
İlk olarak kahve kokusuna bayılırım. Çikolata yemeden önce hep kokusunu içime çekerim. Her türlü çiçeğin kokusunu da çok severim. Çevremde çiçek varsa koklamadan geçmem yanında. Şu an ki evimizin bahçesinde bol bol gül var. Onlar ne zaman açsa bir süre koklayıp eve öyle giriyorum her defasında. Sonra ahşap kokusunu çok severim, talaş kokusunu, metallerin kokusunu, boya kokusunu. Bunlar biraz da o işlerle uğraşmayı sevdiğim için. Ve tabi ki kitap kokusu. Onu saymazsam olmaz. Sonra temizlik yapınca evi saran o kokuyu çok severim. Çamaşır suyunu değil ama ondan nefret ediyorum. Baş ağrısı yapıyor ve hiç geçmiyor. Çimler biçildikten sonra çıkan o kokuya bayılırım. Yağmur kokusu, kar kokusu da en sevdiklerimden. Bazen havayı koklayarak yağış olacak mı diye anlamaya çalışırım. Yemek kokularına aşırı bir düşkünlüğüm yok ama bir yemeği yemeden önceki kriterim kokusunun güzel olması. Bu yüzden mantarı ve eti pek sevmem mesela. Baharatlarda kimyon aynı babam gibi kokuyor gibi geliyor bana o yüzden bambaşkadır onu koklamak. Annemin kokusu ise bu dünyadaki hiçbir şeyle anlatılamayacağı için başlı başına huzur bulduğum kokudur. Bebek kokusuna da bayılırım. Biraz iğrenç gelebilir ama onların o kusmuk kokuları bile bana güzel geliyor nedense. Bebeklere karşı sonsuz bir toleransım var. Bizim evin küçüğünün kokusu bir de. Ben sevdiklerimi de hep koklayarak öperim zaten. Ama çok öpen sarılan birisi olmadığım için aşırı kanım kaynadığı anlarda yaklaşırım hep insanlara.
Vallahi bir sürü saydım daha da vardır kesin ama aklıma gelmiyor.

Gelelim seslere...
Sesler benim için biraz sıkıntılı. Seslere çok takılan biriyim. Sevdiğim değil de nefret ettiklerimi saysam bile roman olur o derece. Bazı sesler kulağımı öyle tırmalıyor ki ne yaparsam yapayım, nerede olursam olayım çizgi filmlerde köpeklerin kulaklarını dikmesi gibi dikiliyor kulaklarım. :D
Sevdiklerime gelecek olursam uzaktan gelen kuş sesleri, cadde sesleri (uyumaya çalışırken değil ama), su sesi, rüzgar sesi, kışın rüzgar estikçe cama vuran o uğultu sesi, yürüyüş sesi, bir de İncirli Kurabiye'den çalayım kardaki adım sesleri. :)
Sonra keman, piyano, flüt, çello, akordiyon, arp, ukulele, kalimba ve bunlara benzer enstrüman sesleri.
Kaynak makinesinin sesi. Garip ama o cızırtı hem hoşuma gidiyor hem de belli bir zaman sonra beynimi deliyor gibi oluyor ve ben o hissi de seviyorum. Bunun nedeni sanırım diş teli taktığım zamanlardan kalma. Doktorların kullandıkları aletlerde o tür bir ses çıkarıyordu. İçime işlemiş olabilir. Bebek ağlamasını da çok severim. Ama başkasının bebeği olunca. :D
Şu bazı dükkanlara girerken kapıya asılan zillerin ve uzun metal çubukların çıkardıkları sesi de çok severim. Öyle bir dükkandaysam eğer hep birilerin girsin çıksın isterim. Uzaktaki evlerden gelen süpürge sesini de severim bakın. İlginç ama yapacak dikkat gerektiren bir işim yoksa evdeyken o sessizliğin içinde o sesi duymak hoşuma gider. Tabi bir işim varsa içimden söylenmeye başlamışımdır o ayrı. :)
Sonra ben küçükken komşularımız ya da anne annemler falan yün çırparlardı o sesi de çok severim. Hala çocukmuşum gibi gelir. Oyun oynayan çocukların sesini de çok severim. Bizim sitedekiler oynarken bazen kardeşimi kontrol etmek için balkona çıkarım ve bir süre seslerini dinlerim. Şimdilerde okuldan almaya gittiğimde de çevremdeki çocukların seslerini dinlemeyi çok severim.
Kalabalıktayken oluşan o konuşma uğultusu içinde kafamı sıraya ya da bir yere koyup o anlamsız gürültüyü dinlemeyi de severim. Kafam boşalıyor gibi hissediyorum öyle anlarda. Birinin kalemle yazarken çıkardığı o sesi de severim. Kafamı yan yatırıp kalemin defterde hareket etmesini izlemeyi de çok severim. Lise de çok yapardım. Şimdilerde mektup falan hazırlayan asmr videolarını çok severek izliyorum.

Böyle işte say say bitmez ama aklıma gelmiyor başka. Kokular ve sesler özel oluyor insanın hayatında. Bazen bir anıyı hatırlatıyor bazense maddi varlığımızı alıp hafifletiyor bizi.  Bakalım sizlerin sevdiğiniz ses ve kokular neler?
Mutlulukla kalın.