Neler Hakkında Yazıyorum?

10 Kasım 2019 Pazar

Kasım Ayı Meydan Okuması 9. Gün - Kış Geldiğinde Yaptığın Tarif

Merhabalar.
Bugün yemek tariflerimizi paylaşacağız. Ne kadar düşünsem de kış için özel yaptığım bir tarif bulamadım. En sık yaptığım şey nane limon ama o da tarife girmez. :D
O yüzden son zamanlarda yaptığım ve çok sevdiğim bir tarifi yazayım dedim. Dereotlu poğaça.
Linki buraya bırakıyorum.
Kyır kıyır ve çok hafif bir lezzet.
Tavsiye ederim yani. Biz eskiden patatesli kek yapardık ama çok az çıkardı ve hiç doyurucu olmazdı. Tadı damağımda kalırdı yerken. Ama bu poğaça onunla aynı tatta olmasına rağmen daha çok çıkıyor. Size bir tavsiyem de tarifteki ölçünün iki katını yapmanız. O zaman tam bir poğaça ölçüsü gibi oluyor. Diğer türlü çabucak bittiği için üzülüyorsunuz. :)
Afiyet olsun.
Mutlulukla kalın.

8 Kasım 2019 Cuma

Kasım Ayı Meydan Okuması 8. Gün - Neden Blog Yazıyorsun?

Merhabalar.
Bugün neden blog yazdığımızı anlatacağız. Ben üniversiteye başladığım sene açtım bu blogu. O zamanlar çok blog okumazdım ama bilirdim de blogger diye bir platform olduğunu. Sonra yazmayı çok sevdiğim için boş bir anımda blogumu açtım. O gün bu gündür de adı aynı. Blog adresini değiştirdim sadece sonradan. Hem 'Mürekkeple hayaller' adı çok hoşuma gitti hem de eski ismi -şu an hatırlamıyorum ama- tam blog adı gibi değildi.
Gel zaman git zaman yazılar girmeye başladım. Başta önceden yazdıklarımdı. Sonra diğer blogları da okudukça 'ben de okuduğumu, izlediğimi yazayım' dedim. Öyle gelişti. Zamanla çevrem oluştu. Başkalarına yorum yaptıkça, etkinliklere katıldıkça birbirinden güzel insanlarla tanıştım. İlgimi çeken çok farklı blog tanıdım.
Şimdi ise hem yazdıkça rahatlayan bir insan olduğum için hem de yazılara gelen yorumlarla etkileşimde kalabildiğimiz için seviyorum blog yazmayı. Sevdiğim şeyleri rahatça ifade edebildiğim bir alan gibi geliyor bana. Yazmak çok zevkli bir kere. Aklımda hikaye, roman tarzı şeyler yazmak da var ama hiç başına oturup hikayeyi geliştiremiyorum. Hep kafamda kurup duruyorum anca. Bir gün ciddi ciddi oturup üzerine çalışmak ve kendi hikayelerimi yazmak istiyorum. Eskiden wattpadte yazayım diyordum ama orasının eski tadı kalmadı ben de. Buradan paylaşırım sanırım. Ya da bilemem o an ne daha iyi hissettirirse.
Öyle işte yazmaya karşı duyduğum sevgi ve siz güzel blog arkadaşlarımla kurduğum o eşsiz iletişim beni buraya her geçen gün daha çok bağlıyor. Umarım daha uzun yıllarda böyle bir arada, bozulmadan, hoş görü ve sevgi dolu olarak kalırız ve etkileşimde oluruz.
Mutlulukla kalın.

7 Kasım 2019 Perşembe

Kasım Ayı Meydan Okuması 7. Gün - Hayatına Yön Veren Duygu

Merhabalar.
Hayatıma hiçbir zaman bilinçli bir şekilde yön verdiğimi düşünmüyorum. Şartlar ne getiriyorsa uyum sağlamış gibi hissediyorum kendimi. Tabi bu biraz okul hayatı için geçerli denilebilir. Kendimi bambaşka yerlerde hayal edebiliyorum çoğu zaman ama hiçbir zaman o hayal ettiğim yerin tam olmak istediğim yer olduğunu düşünmüyorum. Sanırım iş hayatında her şeyi denemek isteyen ve pek çok işte çalışmış biri olmayı istiyorum. Neyse bunlar biraz şans işleri. Gelelim konumuza. Genel olarak kalbinin sesini dinleyen biri olduğumu söyleyebilirim. Bir çikolata alırken bile elime aldığım ambalaj kötü hissettirdiğinde hemen değiştirir diğerini alırım. Öyle de saçma bir his dünyası işte. :D
Ama nedense içimdeki o hissin doğru çıktığına inanıyorum. Belki de çocukluktan beri izlediğim sihirli dizilerin ya da çizgi filmlerin de etkisi vardır bu inanışta. Ama varsın çocukluk olsun bu alışkanlığımın nedeni.
Sonra çokça melankolik olurum ben. O zamanlar her şeyden yorulurum, çok üşengecimdir. Sırf bu tembellikten pek çok fırsatı da kaçırdım mesela. Ama bunu da kafaya takmıyorum. Çevremdeki herkes bir şeyler için keşke diyor benimki de bunlar olsun ne yazar. Telafisi olmayacak şeyler olmadığı sürece gidemediğim bir kursu ya da yurt dışına çıkma fırsatını kafaya takmamaya karar verdim.
Aslında tam olarak şu şekilde karar veriyorum diyebilecek kadar büyük kararlar vermem gerekmedi hiç. Belki ileride olur ve benim bu soruya vereceğim cevap değişir. Şimdilik küçük rutin dünyamda yaşıyorum. Başıma gelen olayları büyütmemeye çalışıyorum. Abartınca ruhumun kaldırma olasılığı da azalıyor bence. Biraz kendimi dışarıya kapatıp yaşıyorum. Yani dış dünya camdan izlediğim akıp giden bir sahne asıl olan içimde baş başa kaldığım kendim.
Çok mantıksız oldu soruya göre cevabım ama başka türlü ne denir bilemedim. Böyle olsun.
Mutlulukla kalın.

Kasım Ayı Meydan Okuması 6. Gün - Bir Şehir Olsan

Merhabalar.

Dünün başlığıydı bu ama evde olmadığım için yazamamıştım.
Bir düşünelim bakalım bir şehir olsam kesinlikle sanatla iç içe bir şehir olmak isterdim. Üzerinde pek çok devletin eserler bıraktığı, sanatçılar yetiştirmiş bir şehir olmak isterdim. Ve bu eserler hiçbir belediye tarafından dokunulmamış olmalılar. Bir sürü müze, tiyatro, opera olmalı sokaklarında. Her bina eski zamanlardan esintiler taşımalı. Caddelerinde rengarenk dükkanlar olmalı. Sonra dört mevsiminde zamanında yaşandığı, her mevsimin nimetlerinden yaralanıldığı bir şehir olmak isterdim. Bir de içinden nehir geçen bir şehir olmak isterdim. Hiç deniz olan bir yerde yaşamadım o yüzden deniz merakım yoktur ama Bayburt'ta yaşarken Çoruh Nehri'ni çok severdim. Tam okulumun karşısındaydı o yüzden ayrı özel benim için.
İnsanlarına gelelim bir de. Dünya üzerindeki en iyi kalpli, en duyarlı insanlar yaşasın isterdim benim üzerimde. Her yere bisikletle giden, yeşili seven ve destekleyen, yardımsever, adaletli insanlar olsunlar. Sokak hayvanlarının her yerde mutlu, sıcak ve tok olarak gezdiği, herkesin de onlara sevgi gösterdiği sokaklarım olsun.
En büyük meydanımda yapay bir havuz olsun. Su fışkıran hani. Çevresinde bol bol çiçek olsun. Caddeler, sokaklar mis gibi koksun. Tek bir çöp bile olmasın. Yolları asfalt değilde küçük kaldırım taşlarından yapılsın.
Kadın-erkek ayrımı olmasın bir de. İnsanlar bu cinsiyet farkının farkında bile olmasınlar. Herkes istediği işi yapsın. Kocaman bir kütüphanesi olsun. Tüm şehir sürekli kitap okuyor olsun. Bir de bol bol festivallerimiz olsun. Şehirdeki herkes katılsın bunlara. Yenilen, içilen, eğlenilen festivaller olsun hepsi de.
Kimse kimsenin dinine, yaşantısına, görüşüne karışmasın. Herkes fikrini istediği gibi söylesin. Dışarıdan gelen insanlar da hemen uyum sağlasın bu şehre.
Yönetim diye bir şeyde olmasın. Hatta siyaset 's'si bile olmasın. Herkes doğru ve iyiyi bilip ona göre yaşasın.
Kötülük yapan olursa da şehrin dağlarında yaşayan dev onu kaçırıp yesin :) böylece güzel ve mutlu hayatımız hiç bozulmasın.
Biraz ütopik oldu ama tam olarak böyle bir şehir olmak isterdim. Hayal bile edilemeyecek kadar mutlulukla dolu. Biraz da çocukluğumuzda okuduğumuz o büyülü hikayelerdeki gibi.
Dünya üzerinde böyle bir yer yoktur muhtemelen. İnşallah öbür hayatımda bu dünyanın kötülüklerinden tamamen uzak, hayalimdeki gibi bir hayat yaşarım.
Mutlulukla kalın.

5 Kasım 2019 Salı

Kasım Ayı Meydan Okuması 5. Gün - Olmak İstediğin Yer

Merhabalar.
Meydan okumanın yarısına geldik bile.
Bugün şu anda olmak istediğimiz yerin hayalini kuracağız birlikte. Ben bugün Adana yolcusuyum o yüzden kesinlikle evimde kalmak isterdim. Hele ki son günlerde aşırı bir yorgunluk var üzerimde. Sıcacık, battaniye dolu bir yatağa sokulup uyumak istiyorum. Sonra o yataktan hiç kalkmadan saatlerce dizi izlemek, kitap okumak istiyorum. Bir el şıklatması ile abur-cubur ve kahve, sıcak çikolata gibi şeyler de gelse hiç fena olmaz. :)
Kısacası tüm gün yatıp tembellik yapacağım bir yerde olmayı hayal ediyorum şu an ama böyle bir imkanım olmadığı için şimdi bir kahve yapıp ayılmaya çalışacağım.
Bugünkü yazı kısa olacak. Dediğim gibi yolcuyum bugün. Yarın yazabilir miyim bilmiyorum ama bir sonraki gün telafi ederim.
Mutlulukla kalın.

4 Kasım 2019 Pazartesi

Kasım Ayı Meydan Okuması 4. Gün - Küçük Sevinçler

Merhabalar.

Bugün gün içindeki koşuşturma, stres, kalabalık arasında bir anda ortaya çıkan ve bizi gülümseten şeyleri yazacağız. Beni mutlu etmek çok basittir aslında. Her şeyle mutlu olup, her şeye gülümseyebilirim.
Bugün ise markete gidiş geliş yolunda dinlediğim şarkı ile bol bol sırıtmalı ve her zamanki kendimliğimi yaparak sokakta olmamı umursamadan şarkıya eşlik etmeli bir küçük sevinç anı yaşadım.
Nilüfer'in Ta Uzak Yollardan şarkısı. Herkese tavsiye ederim.
Ah bir de tam evi süpürmeyi bitirdikten sonra çat kapı gelen komşularımızla 'ay iyi ki süpürmüşüz evi' sevinci de var. :D
Sonra okuldan gelen küçüğümüzle bol yılışmalı sevgi saatlerimiz oluyor. Artık rutin bir sevgi anı ama beni her defasında mutlu ediyor.
Bugün aklıma başka gelmiyor ama eskilerden hiç aklımda yokken açtığım çekmeceden çıkan Burçak bisküvisini görünce yaşadığım sevinci hiç unutamam mesela. Böyle hiç hesapta yokken seni mutlu eden ne oldu deseler aklıma hep o gelir.
Sonra aklıma durduk yere bir şarkı sözü takılır ona sevinirim yeniden hatırladım diye. Bugün o şarkı Kutsi'den Olanlar Olmuş şarkısıydı mesela. Orta okulda Doktorlar sağ olsun bol bol Kutsi dinledik. :)
Ay daha başka daha başka... Dizilerde ya da sevdiğim müzik grubu üyelerinin tatlı bir hareketini görünce o anlık bir kalp sıkışması, ağız kulaklara varana dek uzayan bir sırıtma da olmuyor değil. Mesela bugün BTS'in Jung Kook'un saçları ile ilgili konuştuğu bir videosunu izledim ve yumoş yumoş bir insan oldum o anda. :D
Bu kadar olsun o zaman bugünlük. Dilerim hayatımız boyunca böyle bizi mutlu eden güzel şeylerle karşılaşırız. Ömrümüz hep mutlu ederek, mutlu olarak geçer hepimizin.
Mutlulukla kalın.

Kasım Ayı Meydan Okuması 3. Gün - Seviyorum Dediğin Şeyler

Merhabalar.
Öncelikle bir özürle başlamak istiyorum. Dün nasıl olduysa aklımdan çıkmış bloga yazmam gerektiği. O yüzden bugün iki günü birden yazacağım.

İşleri zamanında yapmayı seviyorum. :D
Gökyüzünü izlemeyi seviyorum.
Yeşili çok çok seviyorum.
Sıcak tutan kıyafetleri seviyorum.
Sohbet ederken içilen çayı seviyorum.
Yalnız başına içilen kahveyi seviyorum.
Film izlemeyi seviyorum.
Uzak doğu ile ilgili şeyleri seviyorum. Ama en çok Kore'yi seviyorum.
Yeni yerler görmeyi seviyorum.
Yabancı dil öğrenmeyi seviyorum.
Otobüs yolculuklarını seviyorum.
Kitap okumayı seviyorum.
Yazı yazmayı seviyorum.
Müzik dinlemeyi seviyorum.
Nakış yapmayı seviyorum.
Hobilerimle uğraşmayı seviyorum.
Sessizliği seviyorum.
Yalnızlığı seviyorum.
Ailemi seviyorum. Özellikle şu an onlara ayrı bir düşkünlüğüm var.
Ütü yapmayı seviyorum.
Yoga yapmayı seviyorum.
Komik videolar izlemeyi seviyorum. Bir şeye gülme standartlarım çok düşüktür. :)
BTS'i seviyorum. <3
SS501'i seviyorum. <3
Zaten bunlar dinlediğim ve hayranı olduğum tek K-pop grupları. Pek K-pop işlerine bulaşmıyorum. Çünkü bulaşınca illaki bağımlısı yapıyor gruplar beni.

Aklıma gelenler bunlar. Kendinize iyi bakın. Hayatta hep sevdiğiniz şeylerle karşılaşın.
Mutlulukla kalın.