Neler Hakkında Yazıyorum?

Bir Garip Havadis *2

Merhabalar.
Hiç tekrar kitap alışverişi yazısı yazacağımı düşünmezdim ama içimden geldi. Bu sıralar paşa gönlüm ne isterse onu yapıyorum. Bunun için de buradayım.
Merak ediyorum benim gibi kitap alma hızı okuma hızıyla orantılı olmayan var mı? Okunmamış kitapları görmek beni üzüp yorsa da sahafların önünden geçmek bile iki kitapla eve dönmeme neden oluyor. Bazen sırf kafa dağıtmak, kitapları görüp mutlu olmak için gireceğim diyorum ama oradayken gözüm kararıyor bir bakmışım kitaplarla sarmaş dolaş otobüsteyim. :D
Evet aldığım güzeller bunlar.
-Şeker Portakalı'nı okuduktan sonra devam kitaplarını almasam olmazdı. Zeze'yi çok özledim zaten. Hem evdeki taze liseliyi de heveslendiriyor böyle kitaplar. Abla aşığı olduğu için kendisi -hele bi olmasın ;)- benimle ortak noktalar yakalamak için kitaplarımı okuyor o da. Küçükken hiç sevmezdi. Ancak şimdi, doğru stratejiyle hareket edip bazı kitapları okuttuktan sonra, bayılıyor.
-Ve Dağlar Yankılandı, yazarın diğer kitaplarında inanılmaz keyif aldığım için aldığım bir kitap. Ben de lisede her genç gibi doktor olmak isterdim ve bu kitapları okudukça hep Afganistan'a falan gitmek isterdim. Belki biyomedikal mühendisi olarak bir faydam dokunur dünyaya kim bilir.
-Otomatik Portakal, adını şu sıralar çok duyuyorum. Okuduktan sonra filmini de izleyeceğim.
-Kedi Beni Çağırıyor, ismi ve kapağındaki kedi için elime aldım. Konusunu da beğenince benim oldu. Tam bir kedi aşığı olduğumu söylemiş miydim? Evimi bir sürü kedi ile dolduracağım anın gelmesini iple çekiyorum.
-Doğuştan Yalancı, tesadüfen elime aldığım ve arka kapaktan etkilenip aldığım bir kitap oldu. Gerçekten insan neden yalan söyler çok merak ederim. Bazen istemsizce bile yalan söyleyebiliyoruz. Her kelimesi yalan olan kişiler bile var. Ben çok karşılaştım mesela. Merakla okuyacağım zamanı bekliyorum. Bu tembellikle uzun sürmez umarım.
-Ve geldik Türklerin Altın Çağı'na, tarih kitaplarını hiç sevmezdim ama tarih aşığı biri ile karşılaşınca çok merak etmeye başladım. Babam da tarihe bayılır aslında ama çocuklar bir yabancının yaptığına daha çok dikkat ederler değil mi?
İşte böyle bir alışveriş yazısı daha blogda yerini alıyor. Yazının ortasında bilgisayarın şarjı bitip beni kısa bir şoka uğratsa da yazdıklarımın silinmemesi ile sakinleştim. Yazıyı yazarken dinlediğim ve sizin de duymanızı istediğim güzel bir şarkıyı da alta bırakıyorum. Bu aralar meydan okumadan dolayı da her yanım şarkılarla sarılı. Ne mutlu bana o zaman.
Mutlulukla kalın.