Neler Hakkında Yazıyorum?

31 Ekim 2018 Çarşamba

Kar Taneleri ve Kumaş Değerlendirme

Merhabalar.
Dikiş nakış işlerine kendimi kaptırdım bu aralar. Evdeki herkesten kullanılmayan kıyafet topluyorum. Bu sefer ki yaptığım proje ise babamdan aldığım pantolon ile yaptığım çantamsı şey. Ne diyeceğimi bilemedim ama çanta gibi kullanmıyorum kalemlik de olamayacak kadar büyük. Artık adını siz koyun. :)

Şekilde görüldüğü gibi kar taneleri desenlerini işleyip sonra da silikonla yapıştırarak ağzına da fermuar diktim. Ben resimde gördüğünüz defterleri içine koyuyorum çünkü kitaplığımın kenarları açık olduğu için çok tozlanıyorlar. Sürekli kullanmadığım defterler olduğu için de kötü duruyor. Bu defter çantasının içinde hem düzenli hem de temiz kalacaklar.
 
Defterler içindeyken bu şekilde
Nasıl yaptığıma gelecek olursak. Önce internetten bulduğum desenleri kumaşa çizdim. Ama burada dikkatli olun mürekkepli kalem kullanmayın çünkü ipinizi boyar. Ben beyaz kuru boya kalemi kullandım. Bu arada bir ipucu vereyim ben bilinçli yapmadım ama yanlış olan bir kısmı silmek için ıslak mendil kullandım daha sonra o yere desen çizerken boya daha rahat çıktı yani kalemin ucunu ya da kumaşı hafif ıslatırsanız daha belirgin olur ama çok ıslatmayın sakın yoksa iyice dağılır ve desen karışır.
Daha sonra da kumaşımı kasnağa gerip işledim. Şekilde gördüğünüz kısımdan biraz kestim. Çünkü punch işi denerken aynı kumaşın bir kısmını yırtmıştım. Bunu telafi için kesme payını da hesaplamıştım ama nasıl olduysa yine yırtık kısım nakışlı kısmın hizasına denk geldi. Ben de arka kısmına yırtığı kapatacak şekilde başka bir kumaştan şerit yapıştırdım. Şeritin kenarlarından bir kısmı içine katlayıp yapıştırdım. Böylece kenarları daha hoş durdu.


Evet çalışmamın arka ve ön yüzleri böyle. Geniş ve sağlam oldu. İhtiyacımı karşıladı. Sizde böyle bir çalışma yapmak isterseniz çok kolay ve zevkli olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden kolay gelsin.
Mutlulukla kalın.

19 Ekim 2018 Cuma

Yorumlar Hakkında

Merhabalar.
Hızlıca yazılan bir bilgilendirme yazısıdır.
Ben önceden Google Plus bağlantılı yorum sistemini kullanırken yeni yapılan yorumlardan haberdar olamıyordum. Bu durumun önüne geçebilmek için blogger ın kendi yorum sistemine geçtim ama böyle yapınca tüm yorumlar siliniyor. Ben yorumlara çok değer verdiğim için hepsinin ekran görüntüsünü aldım ama blogta önceki yorumlar gözükmeyecektir. Her ne kadar üzülsem de böyle daha kullanışlı olacağı için önümüzdeki nice güzel yorumlara diyerek yazımı bitiriyorum.
Mutlulukla kalın.

Nakışla Süsleme Çalışmam

Merhabalar.
Tüm gün zamanım olmasına rağmen akşam olunca sanki hiçbir şey yapmadan tüm o zamanı çöpe atmış gibi günlerdeyim şu sıralar. Ve çevremde çoğu kişiden de aynılarını duyuyorum. Zaman kavramını çok farklı hissetmeye başladık sanki şu son zamanlarda. Böyle bir giriş yapmamın nedeni ise neredeyse iki hafta önce bitirdiğim işlememin yazısını şimdi yazmaya başlamış olmam. Bir şeyleri erteledikçe beni geriye çekiyorlar maalesef.
Neyse biz konumuza dönelim. Önceki yazımda kanaviçe ve nakış işlerine merak saldığımı söylemiştim. Bugün de el nakışı tekniği ile yaptığım bir kalemlik veya makyaj çantasını -artık ne olarak kullanılırsa- tanıtmaya geldim.


Şekilde görmüş olduğunuz gibi etamin kumaştan üzerine seçtiğim deseni işlemek suretiyle bir çanta hazırladım. Öncelikle benim kumaşım sık bir dokumaya sahip olmadığı için sürekli kenarlarından ipler çıkıyordu. O yüzden kenarlarını önce birbiri üzerine katlayıp makine dikişi denen back stitch tekniği ile diktim. (İşleme üzerinde yaptığım teknikleri kaynaklarla beraber birazdan yazacağım.) Ben yaparken işleme yapacağım tarafa doğru katlamışım kenarlarını ve resimde de görüldüğü gibi ağız kısmında fırfırlı bir görüntü oluştu. Bunu bilinçli yapmamıştım ama gözüme kötü görünmediği için böyle kalmasına karar verdim. Tek sorun arada dikişin dışında kalan kısımlarda ipler çıkabiliyor. O zaman da onları söküp çıkarıyorum.
Daha sonra kumaşın üzerine istediğim şekli kopya kağıdı ile çizdim. Düz bir şekilde çizmeye özen gösterin lütfen. Çünkü kumaş üzerine kareler sıralanmış şekilde ve eğik çizilince yamuk durabilir.

Daha sonra ise kumaşımı kasnağa gerdim. Bundan sonrası ise işleme kısmı.
İşleme bitince isterseniz bir kumaş yapıştırıcısı ile ters tarafını yapıştırabilirsiniz ki yıkanınca sökülmesin. Ama ben bu çantayı yıkamayacağım için yapıştırıcı sürmedim. Yapıştırıcıyı da çok hafif sürün ki arkaya bulaşmasın. İpinizin rengini ve yumuşak dokusunu zedeler. Göze batan bir görüntü oluşabilir.
İşlemenin arkadan görüntüsü

Artık dikiş aşamasına geldik. Kumaşımı işlemenin olduğu taraf içte kalacak şekilde katlayıp kenarlarını teyelleyerek diktim. Ki ters çevirince dikişler gözükmesin.

Ağız kısmının oraya da iki düğme diktim. Ben fermuar yerine kapak gibi bir görüntü olmasını istediğim için üst kısımda biraz kumaş bırakmıştım katlarken siz bunu göz önünde bulundurun. Daha sonra da düğme deliklerini yaptım. Lastik bulamadığım için başta iple halka yapmıştım ama o da çantanın ağzını kapatıp açmada kolaylık sağlamadı ben de delikleri kesip uhu ile yapıştırdım. Kuruması biraz zaman alıyor ama kuruyunca sert bir doku oluşuyor ve ipler sökülmüyor. Başta düğmeyi geçirirken zorlanabilirsiniz ama birkaç kere yapınca delik rahat bir form alıyor.

Şimdi kullandığım tekniklere geçelim.

Ben bunları numaralandırdım. Aşağıya isimlerini yazacağım üzerilerine tıklayarak daha önce önerdiğim sitedeki yapılışlarını görebilirsiniz.

Burada bir not girmek istiyorum 5 numaralı teknikte içini dolduracağınız şeklin önce orta kısmından bir çizgi geçerseniz iple ve devamında sağa ve sola doldurursanız şekil daha düzgün oluyor. Diğer türlü yani bir köşeden başlayıp diğerine doğru işleyerek gittiğinizde yamuk yada bozuk şekli oluşabiliyor.

Evet benim söyleyeceklerim bu kadar. Yeni yeni Punch nakışına da başladım ama bir türlü beceremedim kumaşı yırtıp duruyorum. Elimi de kestim o hırsla. Artık işi kıvırırsam onu da yazarım sizlere.
Kendinize iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

29 Eylül 2018 Cumartesi

Yeni Hobi : Kanaviçe

Merhabalar.

Sonunda yazmaya başladım yoksa aklımda dönüp durarak bana rahat vermeyecekti.
Tatil zamanı can sıkıntısından, ikizler burcu olmanın getirisiyle de bir heves gidip kasnak aldım. Daha sonra internetteki süper öğretici videolar sayesinde de hemencecik öğrendim.


Evet karşınızda kendi yaptığım bazı minik örnekler. Ben yazmaya karar vermeden önce etamini kestiğim için parçaları kasnağın içine koyarak resmini çektim. Bir yandan da iyi oldu hepsi bir arada. :) Bir de arkadaşıma yaptığım kitap ayracını görüyorsunuz. Bunlar en basit modelleri harika işler var kasnakla yapılan.
Şimdi öncelikle bu türden işlere meraklı olanlar için alınacak malzemeleri sayayım sonra da yukarıdaki başlıkta geçen iki kelime arasındaki farkı anlatayım.

Malzemeler: Kasnak, ucu küt etamin iğnesi, etamin ya da keten tarzı işlemeye müsait bir kumaş (ama kota bile yapanlar var yani), işleme için uygun ip bu kadar.

Öncelikle bana göre en basiti kanaviçe oldu. Çarpı şekli yapa yapa şekil oluşturuyorsunuz. aradığınız örneği bulamasanız bile kareli defterde kendiniz çıkarabilirsiniz. İnternette "cross stitch" diye aratırsanız çok zengin içerikler bulabilirsiniz.
Diğeri ise benim en beğendiğim nakış ile işleme. Burada birbirinden farklı yöntemler var. Kanaviçeye göre daha zor ama onu da videoları izleyerek ve biraz alıştırma yaparak öğrenebilirsiniz. Bunu da "hand embroidery" diye aratabilirsiniz. Yapılan çalışmaların bir sınırı yok. O kadar harika şeyler yapmışlar ki bayıldım. Bu arada nakış tekniklerini ayrıntılı ve anlaşılır anlatan bir site bulmuştum buraya linkini bırakıyorum. İlgililer göz atabilir.
Hem vakit geçirebileceğiniz hem eşyalarınızı süsleyip değişiklik yaratabileceğiniz bir hobi. Öğrenmesi ise bu internet devrinde hiç zor değil. Artık ev kızı olmuş biri olarak böyle işlere merak saldım. Tabi bunu yaparken Türk aile yapısı gereği "çeyizine havlu da işle. Bak yatak örtüsü kenarı varmış." gibi söylemlere kulak tıkarsanız çok daha iyi olur. :D Ben o tarz şeyleri hiç sevmediğim için tabii yoksa siz seviyorsanız göz atabilirsiniz.
Denemek isteyenlere tavsiye ederim.
Mutlulukla kalın.

25 Eylül 2018 Salı

Bir Düzene Girmeyen Hayat - Yeni Mezun Depresyonu

Merhabalar.


Bu bir geri dönüş yazısıdır. Çünkü anladım ki hayatımın bir yerlerinden tutmazsam elimde dağılacak.
Okulum bitti ve üzerime inanılmaz ağırlıkta bir rehavet çöktü. Öyle ki aylar sonra yeni yeni toparlanıyorum. Sanki her şey bitmiş ve bundan sonrası boşlukta geçecek bir ömür gibi gelmişti yaşadığım an. Amaçsızlık insanı tüketiyor gerçekten.
Yapılması gereken yığınla iş, sorumluluk, fikir olmasına rağmen tembelliğime sığınıp hepsini yarın diye iteliyordum. Ama atalarımız çok haklı bugünün işini yarına bırakma.
Artık kontrolü ele alıyorum ve kaldığım yerden her şeye devam ediyorum.
Bloga en kısa zamanda aklımda olan yazıları yazmayı planlıyorum şu an. Hatta kendisiyle daha düzenli ilgilenmeyi düşünüyorum. Bu buhran zamanında yazmayı da bıraktım. Sadece blog değil defterlerimi bile elime almadım ve eminim ne kadar zor olduğunu anlıyorsunuzdur. Blog açan herkesin ortak noktası yazmayı sevmeleri gözlemlediğim kadarıyla.
Neden kendimi bir anda bıraktım hala çözemesem de toparlanma zilini çok geç kalmadan duymuş olmam şu an beni teselli ediyor.
İçinizde eğer benim gibi fiziksel ve mental olarak yorgun hisseden, hayattaki o keyif verici şeyi kaybetmiş olduğunu düşünen varsa ayağa kalkıp silkelenmek için hiçbir zaman geç değil. Hayat devam ediyor ve birbirinden farklı imkanlar karşımıza çıkıyor. Sizi mutlu eden şeylere odaklanın ve kaldığınız yerden akışı yakalamaya çalışın.
Ve yeni mezun insanlara iyi davranın bir anda suya atılmak gibi bir his bu. Alışana kadar sersemlemememizin geçmesini bekleyin lütfen.
Hayatta istediğiniz şeylerin peşinden gitmeniz ve mutlu olmanız dileğiyle.
Mutlulukla kalın.

6 Temmuz 2018 Cuma

Blog Muhasebesi - Mim

Merhabalar.

Çooook uzun zaman sonra buralardayım. Ya da bana bayağı uzunmuş gibi geliyor. Koşturmalı zamanlardı ve artık bir saat bile bir dakika kadar hızlı geliyor insana. Okulumu bitirdim ve şimdi gelecek planlaması ile uğraşıyorum. Henüz on gün olmuş olsa da inanın asır gibi. Belirsizlik beni mahveden bir şey.
Bundan sonrada bloga pek bir şey yazabileceğimi sanmıyorum. Hevesimi kaybettim. O yüzden bu yazı bir nokta olsun. Yeniden yazmak isteyene kadar da bu sayfa beklesin.
Yazımıza dönecek olursak öncelikle beni mimlediği için Öneri Makinesi'ne çok teşekkür ederim. Buralarda olmasam da onun yazılarını takip edeceğim kesinlikle.
Öneri Makinesi'nin yazısı için.
Evet şimdi sorulara geçiyorum.

Blog alemine nasıl girdin?
Yazı yazmayı sevdiğim için bir anda karar verdim ve blogu açtım. Sonra zamanla gelişti. Ama bence hala düzenli bir bloger olarak görmüyorum kendimi. Geri döndüğüm de daha çok özen göstermek istiyorum.

Hangi blog sana ilham oldu?
Direk ilham diyemem ama takip ettiğim Uzak Doğu dizi-filmleri ile ilgili bloglar vardı. Özellikle Nabrut çok sevdiğim bir bloger. Daha sonra Renkli Tırtıl. Kuronuma'nın Fikir Baloncuğu gibi sayfalar. Diğer takip ettiğim çoğu sayfayı blogu açtıktan sonra keşfettim.

Bloga yazdığın ilk yazı ve son yazı arasında fark var mı?
Olmaz mı? Önceleri sadece sağa sola karaladıklarımı buraya aktarıyordum. Daha sonraları günlük hayatta takip edip sevdiğim şeyleri de yazmaya başladım. Konu değişti diyebiliriz.

Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyor mu?
Evet, ailem ve yakın olduğum tüm arkadaşlarım biliyor. Hatta babam daha geçen gün tekrar yazıp yazmadığımı sordu. Deneme yazılarımı beğeniyorlar ancak diğer yazılar onlara pek hitap etmiyor. :) Burada kendime de bir eleştiri. Hep hikaye yazmayı düşünüyorum ama hiç başına geçemiyorum. Şu son günlerde ilk defa üşengeçliğimden nefret ediyorum. Sanırım hayatı yakalamaya çalışırken geride kaldığını hissetmek insanı çok yoran bir şey. Umarım herkesin geleceği istediği gibi olur.

Blog yazmak yaşantına ne kattı?
Aşırı düzenli bir bloger olmadığım için çok ciddi kazanımlar olmadı ama klavyede hızlandım diyebiliriz. :) Ben hep kağıda yazmayı seven biriyimdir. Hatta bölüm gereği bilgisayara bağlı olsam da pek uğraşmayı sevmem.
Daha önce de yazım ve imlaya çok dikkat ettiğim için o yönden bir artı olmadı sadece yeni kelimeler kullanmak istediğim de faydasını gördüm.

Şu an bu mimle birlikte blogta kaç yazın ve kaç görüntülenmen var?
Toplam 6.622 görüntüleme var. En yüksek 268 ile Murpy's Law dizi yazısında, daha sonra 261 Namaikizakari mangası ve toplam 119 gönderim var.
Vay hiç hesap yapmamıştım ama umduğumun da üstünde olmuş. Başlarken hiç bu kadar okunacağını düşünmüyordum. Umarım yazılarımı okuyan herkes keyif almıştır. Ve az da olsa satır aralarında vermek istediğim düşünceleri görebilmişlerdir.
Okuyan herkese teşekkür ederim. ^,^

Evet sona geldik. Gerçekten bir veda gibi oldu. Umarım hayatta her şey gönlünüzce olur. Hep iyi ve güzel şeylerle karşılaşırsınız. Özellikle nereye gittiğini bilmediğim bu karmaşık dünya düzeninde kısa bir an soluklanıp mutlu olacağınız yerler olur.
Mimi yapmak isteyen herkesi davet ediyorum. Bayağı geç yapmış olsam da belki arada çıkar yapmak isteyen.
Kendinize çok iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

25 Şubat 2018 Pazar

Pazar 6'lısı: Kış Olimpiyatları

Merhabalar.
Hep pazar 6'lılarını görüp özenirdim ama üşengeçlik yüzünden bir türlü başına geçemedim. Bu ayın maddeleri çok eğlenceli ve hemen bitiyor. :D O yüzden ben de bu fırsatı değerlendireyim dedim. Umarım gelecek ay da aynı azmi gösterip yapabilirim.
Gelelim cevaplarıma.
pazar6lisi
Kayakla Atlama- Sıkıldığınız için atlayarak okuduğunuz bir kitap: Çimlerin İntikamı - Richard Brautigan
Elime aldığımda kısa zaman öncesinde çok etkileyici bir kitabı bitirmiştim ve bir türlü bu kitaba odaklanamadım. Yarım yamalak okumaya da kıyamadığım için bıraktım. Umarım uygun bir zamanda tekrar okurum.

Kızak- Herhangi bir toplu taşımada okuduğunuz/okumaya uygun bir kitap: Çirkin Aşk - Collen Hoover
Akıcı bir kitaptı, geçmişe ara ara gidip geldiği için bölümleri kısaydı. Hemen o gün bitirmek istediğim her yerde okumuştum gün boyu.

Kısa Mesafe Sürat Pateni- Bir oturuşta okumalık bir kitap: Kahperengi - Hande Altaylı
Çok merakla aldığım ve anında kurgunun içine girdiğim bir kitaptı. Elimden bırakamadım gün boyu. Hemen de bitti. Bittiğinde sizi dinlendiren kitaplardan.

Biatlon- Hem filmini izlediğiniz hem de kitabını okuduğunuz bir kitap: Aynı Yıldızın Altında - John Green
Aklıma bundan başka filmini izlediğim kitap gelmiyor. Dip not kitabı daha çok sevdim.

Curling- Sizi düşündüren bir kitap: Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf
Hem okurken hem de bitirdikten sonra aklıma takılan bir kitap oldu. Yol gösterici bir yönü olması ve o zamanki tavrı net bir şekilde anlatması çok hoşuma gitti.

Serbest Stil Kayak- Bu yazıyı okuyanlara önereceğiniz bir kitap: Emma - Jane Austen
Yakın zamanda okuduklarım arasında en beğendiğim kitap.

Bir sonrakinde görüşmek üzere deyip yazımı noktalıyorum.
Mutlulukla kalın.