Neler Hakkında Yazıyorum?

5 Eylül 2023 Salı

Eylül 2023 Meydan Okuması *4

Merhabalar.

Dün bir anda misafirlerimiz geldiği için aklımdan uçup gitti Eylül yazısı. Bugün telafi edeyim.

4- Kolleksiyon yaptığınız bir şey var mı?

Bugünün sorusu koleksiyonlarla ilgili. Şu an eskisi kadar hevesli bir şekilde koleksiyon yapmasam da biriktirmeyi çok severim. Eskiden peçete, peluş oyuncak, taş, defter, kalem, süpriz yumurtadan çıkan küçük oyuncakların koleskdiyonlarını yapardım. Şimdi kahve kupaları, stiker ve internette gördüğüm güzel edit videoları ve güzel fotoğrafların koleksiyonunu yapıyorum. Her şeyin fazlası insanı yoruyor onun için koleksiyon içinde elimden çıkarmayı göz aldığım şeyler de oluyor bu arada. Büyüdükçe bir şeylerden vazgeçebilmeyi ve bunun beni kötü hissettirmemesi gerektiğini düşünmeye başladım. Depremde de şehrimizde kalan yurtlara peluş oyuncaklarımı bağışladım. Babam da amigurumi bebekler örüyor bu aralar. O da yaptığı birkaç oyuncağı verdi. Umarım biraz olsun teselli olmuştur ve onca zaman beni mutlu eden oyuncaklar başkalarını da gülümsetebilmiştir. 

Bu kadardı. Herkese iyi günler.

Mutlulukla kalın.

3 Eylül 2023 Pazar

Eylül 2023 Meydan Okuması *1-2-3

Merhabalar.

İlk iki günü kaçırsam da ben de katılmak istedim bu meydan okumaya. Yüreğimin İklimi blog sayfasının hazırladığı bir etkinlik. Merak edenler buradan ulaşabilir.

İlk iki günün sorularını da aradan çıkarayım burada.

1- Kurtulmak isteyip kurtulamadığın alışkanlığın var mı? Evet. Pek çok kişi gibi ben de gereksiz yere sosyal medyada vakit harcıyorum. Bunu yok edebilsem harika olacak.

2- Doğa mı ? Şehir mi? Neden? Şehir. Çünkü istediğim zaman istediğim imkanlara ulaşmayı seviyorum. Böcekler ve doğadaki zorlu koşullarla da uğraşmak istemem açıkçası. Şehir içinde korunmuş doğa alanları olmasını ve bunalınca oralarda vakit geçirmeyi isterim. 

Sıra geldi günün sorusuna. 

3- En beğendiğiniz mimari eser? Neden? Benim çok bir mimari bilgim yoktur. Gezmeyi çok severim tarihi yerleri ama her detayına hakim değilim malesef. Genelde girişte bilgi vermek için konulan panoları okuyup öyle gezmeye başlarım. Bazıları da aklımdan uçup gider sonrasında açıkçası. Türkiye'de pek çok yeri de gezdim. Doğu ve Akdeniz taraflarına gitmedim şu ana kadar. Onun dışında ülkenin kalan yerlerini çeşitli turlar ya da ailece yapılan gezilerle görme fırsatı yakaladım. Zaten Kapadokya bölgesinde yaşadığımdan buralardan sıkıldık sayılır. :D Adı duyulmuş pek çok mimari eseri de gördüm haliyle. Hepsi çok güzeldi ama en beğendiğim olacak kadar beni etkileyen olmadı.

Ben bu soruya en beğendiğim değil de en merak ettiğim olarak cevap vereyim ayrıca. Milano Katedrali ve Kurtarıcı İsa Heykeli en çok görmek istediğim yerlerden. Ah bir de Notre Dame Katedrali tabi ki. Yakın zamanda ona takılmıştım. Belki didiklesem daha çok çıkar ama bunlar ilk aklıma gelenler. Takip ettiğim bir mimar İtalya'ya gittiğinde bu katedrali göstermişti. O zaman hikayelerinden bile etkilemişti beni. Heykel ise tüm şehri gördüğü fotoğraflarda çok büyüleyici duruyor. Hem de o taraflara gidip keyif tatili yapmak istiyorum günün birinde.

Bu kadardı. Pek kültürlü bir insan olmadığımdan mimaride sınıfta kaldım ama yazıları merakla okuyacağım. Eminim muhteşem güzellikte yerler vardı dünya üzerinde. 

Mutlulukla kalın.


2 Eylül 2023 Cumartesi

BCP Ağustos * Savaş, Tarih ve Yolculuk

Merhabalar.

Bcp etkinliğinin Ağustos ayını biraz geç yazabildim. Yoğun bir aydı ve bittiğini bile sonradan fark ettim. Kurslarım bitti. Sertifika sınavlarımı geçtim. Bu sene Yks'ye girmiştim ve tercih yaptım tercihime de yerleştim. Yeni dönemde bir üniversite öğrencisi olarak 2. üniversitemi okuyor olacağım inşallah. Çok heyecanlıyım yoğun dönemlere geri dönüyorum.

Bcp için birkaç film seçtim. Hepsi de çok severek izlediğim filmler. Umarım sizler de seversiniz. Hepsini öneririm. 

Önce yolculuk teması için seçtiğim şeylere bakalım. Farewell Song filmi ve 3 Will Be Free dizisi. Bir tane de dizi var seçtiklerim arasında söylemeyi unuttum. Daha önce bloğa yazdım yazısını. Benim en sevdiğim ve genele göre kaliteli kalan Tayland dizilerinden. Tam bir suç, kaçma-kovalama, yolculuk, oraların sıcak havasının izlerken sizi yaktığı bir dizi. Farewell Song ise benim Japon aşkım Ryo Narita ve kraliçem Mugi Kadowaki için izlemeye başladığım ve bayıldığım bir film. Bir müzik grubunun son turnelerine çıkmaları ve bu yolculukta aralarındaki sorunlarla yüzleşmelerini izliyoruz. Muhteşemdi.

Şimdi sıra savaş temasında. Firebird, Atonement ve Moffie. Önce Atonement. Ben Keira Knightley'e aşığım. Kadının her şeyine bayılıyorum. Lisede bir dönem oynadığı tüm işlerini sırayla izliyordum ve bu film beni acayip etkilemişti. Hala her şeyiyle aklımda. Çoğu kişi biliyordur bence. Bilmeyenler de bence izlesin. Havası çok güzel filmin.

Firebird filminde savaş var mıydı hatırlamıyorum şu an açıkçası. Askeriyede geçen bir film. Filmde uzun bir zaman aralığı işleniyor. İzlemesi çok keyifli. Çok yürek burkan bir aşkı anlatıyor. Savaş yoktuysa bile burada dursun izlemek isteyenler için. Askeriyedeki bir erle komutanın aralarındaki aşk hikayesini anlatan güzel bir film.

Moffie ise tam bir savaş filmi. İzlerken gerim gerim gerildim. Ben askeriye mantığını oldum olası sevmem. Bu film neden sevmediğimi bana hatırlattı. Bir kitap uyarlamasıymış. Okumayı çok istiyorum. Filmi izledikten sonra araştırmıştım ama siz biliyorsunuz ki bu kız tam bir erteleme makinası o yüzden unuttum gitti. Bcp sağ olsun bana hatırlatmış oldu. İşte bloğu hayatımızdaki güzelliklerinden biri. Filme dönersek ben ana karakterin yanında Sachs karakterini de çok sevdim. Bir şekilde kendime yakın hissettim hatta. Zor bir film ama güzel bir film.

Evet bu seferki önerilerim bu kadar. Umarım seversiniz. Ben koşuşturmaya devam edeceğim bu süreçte. Ama çok iyi geliyor var ya. Hele ki evde kaldığım o dönemlerden sonra. Psikolojim düzeliyor en önemlisi o. Eskiye dönmeyi hiç istemiyorum. Kendinize çok iyi bakın.

Mutlulukla kalın. 

1 Ağustos 2023 Salı

BCP Temmuz * Komedi, Mizah, Alman Edebiyatı

Merhabalar.

Bu BCP'ler de olmasa buraya uğradığım yok valla. Havalar çok sıcak. Yaz kurslarına başladım. Almanca ve İşaret Dili öğreniyorum. Geriye dönüp bakınca bu yoğunluk iyi geliyor ve mutlu ediyor beni. Konu Alman edebiyatıyken hazır da Almanca öğreniyorum diye kitap seçmek istedim ama yeni dönem insanı kitap okuyamıyormuş. Topu tüm dünyaya atayım da ben tembel görünmeyeyim. :D

Kitap okumadığım için ben de dizilerden seçtim bu ay. İlk dizimiz benim aşık olduğum Jeon Do Yeon'un dizisi, Crash Course in Romance. Yetişkin insanların aşk hikayelerini seviyorsanız mutlaka izleyin. Hayat koşuşturmasında olan iki insanın başta düşmanlıkla başlayan daha sonra hoşlantıya dönen çok tatlı, çok romantik hikayesi. Aşk adam Jung Kyung Ho da bizi bir kez daha hayran bırakıyor. Hele Dispatch'in sevgilisiyle yakaladığı bir an var. Resmen gerçek kdrama. Gözlerimde kalplerle okumuştum o haberi. :)

İkinci dizimiz de Kore'den The Boy Next Door. Webtoondan uyarlanmış. Choi Woo Shik ile Jang Ki Yong çok sevdiğim aktörler. İkisini böyle bir hikayede izlemek aşırı eğlenceliydi. Sürekli kahkaha atıyorsunuz. Ben zaten bromance ve bl dizilerini izlemeyi çok seviyorum. İşin içine komedi de girince tam safe dizilerden oluyor. 

Ve son olarak da güncel izlediğim bir Tayland dizisini önereceğim. Be My Favorite. Tayland sektöründen gelen haberler beni sektörden çok soğutmuştu. Ama bu dizi nasıl olduysa ilgimi çekti ve bir bakayım derken müptelası oldum. Gawin çok sevdiğim bir oyuncu. Krist sıkıntılı biri olsa da benim gözümde, iyi bir oyuncu olduğu için ve Gawin ile enerjileri süper uyumlu olduğu için izlerken de keyif alıyorum. Biraz fantastik, biraz dram, bolca romantik komedi. Bu dizi bl türünde. Onu da belirteyim izleyecekler için.

Benim bu ayım böyle. Sıcakta hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Çok bunaltıcı. Konuları da uzun uzun yazmak isterdim ama klavye bile yanıyor şu an. Umarım blogları gezip okuyacak enerjim ve odağım olur. Siz de bir şeyler okumakta zorlanıyor musunuz? Hayat sanki korona sonrası bambaşkalaştı. hıh.

Mutlulukla kalın. :)

5 Temmuz 2023 Çarşamba

İzlediğim Filmler

Merhabalar.

Ben tam bir arşivciyim ama depolama alanları bana hiç yardımcı olmuyor. Bu yüzden arşivlerimi yavaş yavaş siliyorum. İzlediğim filmleri de buraya not alamaya karar verdim. Yavaş yavaş dolacak buralar. 

Mutlulukla kalın.

1 Temmuz 2023 Cumartesi

BCP Haziran * Fransız Edebiyatı ve Doğa

 Merhabalar.

Haziran bitti bile. Nasıl geçti hiç anlamadım bu sefer. Sıcaklar bizim burada bir anda bastırdı. Yorgandan pikeye hızlı bir geçiş yaptık. Hastalanırım diye korkuyordum ama şükür kuru öksürükten başka bir şey yok gibi. Bu aralar karşıma çıkan Tehlikeli İlişkiler kitabından uyarlanan şeyler daha çok gözüme çarptı ya da öncesinde bildiklerimle bir şekilde denk geldim. O yüzden bu ay için bu kitabı seçtim. Tehlikeli İlişkiler - Choderlos De Laclos.

Kitap mektuplaşmalar şeklinde ilerliyor. Zamanında bloğa yazdığım bir yazıyı da koyayım buraya. Ayrıntılı okumak isteyen bakabilir çünkü pek vaktim yok yazacak. Dediğim gibi bu kitabın çeşitli yıllarda uyarlamaları yapılmış bolca. Bazıları çok uymuştu bazıları yetersizdi. Ama ben hepsine bir şekilde ulaştım. Garip bir şekilde ilgimi çekiyor bu konu. Karakterleri üzmeye aşırı yatkın bir konu olduğundan her halde. Ben trajedi, dram gibi konulara bayılırım.

Bu günlük bu kadar olsun o halde. Herkesin bayramını kutlarım. Yakın zaman da hayatımda bazı değişikler olabilir. Yine. :) Belki bu yazmamı kolaylaştırır ve daha çok yazı yazarım buraya. Kelime Oyunu hep aklımda. Çok yazmak istiyorum. Ama iştesi var. Neyse halledeceğiz diye umuyorum. Bir hayatımı ortaya saçıp yeniden toplayayım da ferahlasın.

Hoşçakalın.

Mutlulukla kalın.

27 Mayıs 2023 Cumartesi

Öyle Bir İçimden Geldi Çünkü İçim Çok Sıkılıyor Bu Aralar

Merhabalar.

Buraya tiwit atar gibi yazı mı yazsam ki? Uzun yazayım deyince bir türlü odaklanamıyorum. Mayıs BCP için kitap seçtim onu da okuyamıyorum. Müzik ve Sessizlik'te de son 100 sayfa öyle duruyor. Gün içinde hep bir şeyler yapıyorum ama neden faydalı şeyler çok azmış gibi geliyor? Şu aralar kafam çok bozuk. Kendi kafa karışıklığım bir yana seçim de iyice huzursuz ediyor beni. Hani nasıl bir ülke ki bu bir diğerinin kazanması durumunda bitip tükeniyor. İnsanlar farkında olmadan öyle laflar ediyor, öyle kayıtsız kalıyor ve kutuplaşıyor ki gördükçe inanamıyorum. Kendim de aklı selim düşünmek için çok çabalıyorum. Herkese eşit mesafede duramasam da kırıcı ve negatif duyguları katmadan yaklaşmak istiyorum olaylara. Bazen ezberlenmiş sözcükler çıkıyor ağzımdan. Topla, tüfekle yapamadıklarını böyle bölye yapıyorlar diye söyleniyorum. Kanıtsız, mantıksız bir fanatiğe dönüşmek en istemediğim şey. Pazartesi e-okuyucu alma ihtimalim var. Bir sürü pdf tarzı kitabım var belki bu sayede daha çok okurum da bu korkularım da azalır. Hep az okumaktan çünkü benim sıkıntılarım. Bence öyle yani. Hani olur ya kendine bir hayal kuranlar ama iş eyleme gelince korkup köşesine çekilenler şu sıralar bu tarz biri olduğumu düşünmeye başladım. Sağ olsun dünyadaki büyük küçük her olay da korkumu tetikliyor. Neyse işte bu da böyle bir yazıydı. Belki kendini imha eder belki durur. Kendime de hedef koyayım hadi. Mayıs'ın son günü doğum günüm o zamana e-okuyucumu da almış olursam kitabı bitirip yazıyı yazacağım. Seçtiğim kitap çok güzel. Şimdiden bir sürü alıntı seçtim buraya koymak için ama günde 2-3 sayfa okuyunca bir yere gitmiyor maalesef. Neyse neyse güzel şeyler olacak inşallah. Kişisel bile olsa artık bir köşede kendi halime üzülmek istemiyorum. Çabalamak güzel olmalı. Hala ne için ya da bir karşılığı var mı tereddütleri yaşasam da kendi içimde kavga ede ede bir sonuca ulaşırım diye umuyorum. Zaman her şeyi değiştirdiği gibi bana da güzel bir değişim getirir belki de. Umudum bu yönde.

Birkaç resim koyayım iç açar belki.







Mutlulukla kalın. Ben biraz zor gülümsesem de bugünlerde.