Neler Hakkında Yazıyorum?

10 Mayıs 2017 Çarşamba

30 Şarkı Meydan Okuması * Gün 5

Merhabalar.
Beş olduk iyi mi?
Bugün ki madde için epey seçeneğim vardı. Bende içlerinden en içime sineni aldım. Nakaratında geçen isim yüzünden de torpilli olabilir tabii.

5. Yüksek sesle dinlenilmesi gereken bir şarkı.

The Vaccines - Under Your Thumb
O Eleanor dediği kısımları tüm dünya duysun. Bayılıyorum bu şarkıya.

9 Mayıs 2017 Salı

30 Şarkı Meydan Okuması * Gün 4

Merhabalar.

4. Sana unutmak istediğin birini hatırlatan bir şarkı.

Dördüncü gün maddesinde aklıma kimse gelmediği için epey zorlandım. Her ne kadar aşk duygusunu tatmayı çok istesem de karakterimin bunu engelleyeceğinin farkında biri olarak ümidimi kesme sınırında bekliyorum aşkı. Ve unutmak istenen biri de hep kalbimi kıran bir sevgiliymiş gibi geliyor bana. Ben de dinlerken hareketli ritmine rağmen içimin sızladığı ve bu şarkıdaki gibi bir durumda kalmanın beni üzeceğini düşündüğüm için bu şarkıyı seçtim.

Duman - Sevdim Desem



8 Mayıs 2017 Pazartesi

30 Şarkı Meydan Okuması *Gün 3

Merhabalar.
Geldik üçüncü güne.

3. Sana yazı hatırlatan bir şarkı.

Enbe - Senden Kıymetli Mi?

Yaz deyince aklıma hep Demet Akalın, Hande Yener ve Serdar Ortaç şarkıları geliyor nedense. Yazın geldiğini öyle anlıyorum. :D
Ama Enbe'den dinlediğimiz bu yaramaz ;) şarkı da tam yazın hafif esintili bir rüzgarda saçlarını savrulması hissini veriyor bana.
Müzik iyi ki var. :)
Mutlulukla kalın.

7 Mayıs 2017 Pazar

30 Şarkı Meydan Okuması * Gün 2

Merhabalar.
Bugün meydan okumanın ikinci günü. Öneri Makinesi'nin yazısını gördüğüm gibi buradayım. Aslında Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan'ın birlikte düet yaptığı Küçük Bir Aşk Masalı'nı yazacaktım ama dün akşam mutfağı toplarken dilime bir şarkı dolandı ve onu yazmaya karar verdim.

2. Adında sayı geçen sevdiğin bir şarkı:

Ziynet Sali - Beş Çayı

Bu şarkı çalma listemden yıllardır çıkmamıştır. Çok severim ve içim burkulur. Sözleri öyle anlamlı ki. Kesin bir müzik zevki olmayan biri olarak kulağıma güzel gelen her şeyi dinliyorum. Sanırım bu meydan okuma da yelpaze gibi çeşit çeşit olacak.
Müzik iyi ki var. :)
Mutlulukla kalın.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

30 Şarkı Meydan Okuması * Gün 1

Merhabalar.
Çok geçe kalmışım sanırım ama mazeretim var.
Ailemin yanına ufak bir ziyaret yaptım gez gez anca eve gelebildik.
İlk meydan okumam ve oldukça heyecanlıyım. İlk şarkıyı bulmak için tüm çalma listemi talan ettim ama yok.  Renk adı geçen bir şey bulamadım. Bu sefer de internette araştırmaya karar verdim ve dinleyince vuruldum. Zaten aşık olduğum renk olan yeşilin şarkısı. Kendimi şanslı sayıyorum çünkü tipik bir ikizler burcu olarak karar vermek benim için ölüm gibi. Ama asıl işin ilginç yanı ilk maddelerde aklıma bir şey gelmezken son maddeler hazır bile. Heyecanla ilerleyen günleri bekliyorum. Ve sloganımız; müzik iyi ki var. :)
Mutlulukla kalın.

1. Adında renk olan sevdiğin bir şarkı:

Yeni Türkü - Yeşil Şarkı

5 Mayıs 2017 Cuma

Sapmalardan Seçmeler #2

Merhabalar.
Uzun zamandır aklımda olsa da daha yeni yazmaya başladığım, serimin ikinci yazısı olan, tavsiye ve izleyip-dinledim bir de paylaşayım niyeti taşıyan yazıma hoş geldiniz.
Unutmadan yarın Öneri Makinesinin meydan okuması başlıyor.'30 şarkı meydan okuması.' Ben katılacağım. Birkaç şarkıyı belirledim bile siz de onun sayfasına yorum yapıp katılabilirsiniz.
Lafı uzatmadan öneriler geçmek istiyorum. Ancak baştan uyarayım. Genel olarak Asya yapımları izlediğim için -ki bunun en büyük nedeni alt yazılı ve indirip izleyebileceğim sitelerin çokluğudur.- dizi-filmler de o taraf ağırlıklı olacaktır. Çok seveni kadar hiç sevmeyeni olduğunu da biliyorum ve diyorum ki konuyu sevdiyseniz bir şans verin. Dili farklı geliyor, görünüşleri değişik, ergen işi falan diye düşünmeyin. :D

1. Perfect Proposal - Güney Kore - 2015
Filmdeki baş roller süper bir oyunculuk yeteneğine sahipler. Başka yapımlarında da severek izlediğim bir ikili. Hatta Im Soo Jung'un yüzünde Asya'nın egzotik güzelliği var bence. Konusu şöyle kızımız arkadaşı yüzünden tefecilere borçlanmıştır. Peşindeki adamlardan kurtulmak isterken karşısına bir iş teklifi çıkar. Yaşlı bir adama hasta bakıcılık yapacaktır. Görüşmeye gittiğinde işin aslının hasta bakıcılığı olmadığını öğrenir. Adamın oğlu mirasını almak için kızın adamla evlenmesini ve mirası yarı yarıya paylaşmayı önerir. Başta tereddüde düşse teklifi kabul eden kızımızı bekleyen düşündüğü şeylerden çok başkadır.
Sonlarına doğru aşırı şaşırmıştım. En son sahnede kızın sorduğu soru da ise kadınlar neden hep duygusal diye yakındığım doğrudur.

2. S Diary - Güney Kore - 2004
Kim Sun Ah gibi başarılı bir oyuncunun etrafında dönen komik ve yürek burkan bir hikaye. Ona eşlik eden şimdinin jönü olan erkek oyuncuların da gençlik hallerini izleme şansı buluyoruz filmde. Başlangıçta kızımıza erkek arkadaşı ilişkide onu çok sıktığını ve buna benzer şeyler söyleyip ilişkinin yürümediğini anlatır. Onu her şeye zorladığını falan iddia eder. Eğer isterse eski sevgililerine onu hiç sevmişler mi diye sormasını söyler. Kızımızda bunun üzerine önceden hayatına giren üç erkeğe bu soruyu sorar. Kalbini kıran cevapları alması üzerine her ilişki esnasında tuttuğu günlükleri iyice didikleyip her birine dava açar. Ama para vermeye de niyetli olmayan erkekler için sancılı zamanlar başlamıştır. Her birinin hassas noktasını iyi bilen kızımız hepsinden intikam almak için çalışmalara başlar. Sonunda davadan alacağı paraları çatır çatır yemenin hayaliyle hırslanmaya devam eder. Peki sizce asıl cevap nedir? Onu hiç sevmişler mi?
Filmin sonu bu cevabı öyle güzel veriyor ki. Her anında eğlendiğim bir filmdi.

3. Leylekler - ABD - 2016
Yine bir animasyon sıkıştırdım araya. Konusu şöyle, zamanın da bebekleri leyleklerin getirdiği bir şirket varmış. Ama talep azalınca şirket iş değiştirip kargo işine girmiş. Fabrikayı titizlikle yöneten müdür Junior işe yaramayan bir elemanı başından savmak için bir yerde görevlendirir. Bu eleman bir insandır ve teslimat zamanında onu götüren leyleğin bebeği sahiplenmesiyle fabrikada büyümüştür. Yanlışlıkla bebek yapma makinesi çalıştıran bu iki kafadar bebeği bir aileye teslim edip bu olay hiç yaşanmamış gibi yapmak isterler. Ama aksilik peşlerini bırakmaz. Tabi bir de dünya da ailesinin ilgisizliğinden sıkılan ve bir kardeş bekleyen sevimli afacanı unutmamak gerek.
Ailenin işlerine olan düşkünlüğünden sıyrılma anı çok güzeldi. Hep beraber izlenecek güzel bir animasyon.

4. Poongsan - Güney Kore - 2011
Kim Ki Duk'u hiç duydunuz mu? Her filmi acayip konuları anlatır. Toplumda en yanlış denecek ne varsa hep o olaylar etrafında döner. Her filmi güzel diyemem ama hepsinin farklı olacağından emin olabilirsiniz. Bu film de onun yapımcılığında çekilmiş. Süper bir şeydi.
Kuzey-Güney ikililiğini ve siyasi anlaşmazlıklar yüzünden zorluk çeken insanları anlatan bence eleştirel bir film. Hele baş rolün o silahları bir bir kapıdan içeri attığı sahne manidardı.
Konusu, Kuzey Kore ve Güney Kore arasında teslimatçılık yapan bir adamla başlar film. Kendi yöntemleriyle sınırdan kaçmanın bir yolunu bulmuş ve birbirinin özlemini çeken insanlara bir nevi yardımcı olmaktadır. Bir gün güneye sığınmış kuzeyli bir siyasetçinin isteği üzerine yeniden bir işe çıkar ondan sonra da asıl macera başlamış olur.
Filmde baş roldeki adamın konuştuğunu hiç duymuyoruz. Kim Ki Duk'un çoğu filminde de karakterler konuşmaz zaten. Başta filmleri pek değer görmese de şu an uluslara arası ödülleri olan bir yönetmen kendisi. Herkesin sevebileceğini pek sanmıyorum filmlerini ama bazıları şansı hak ediyor.

5. ATM Error - Tayland - 2012
Süper bir komedi. Her sahnesine, her karakterine güldüm. Jib ve Sua aynı bankada çalışan bir çifttir. Ama şirketinde çok önemli bir kuralı vardır. şirket içi ilişkiler yasak. Bu sebeple aralarında yine bir kavga çıkmıştır. Sua da bir anda hadi evlenelim demiştir. Kızımız ne olduğunu anlamadan bir gecede düğün planlanır. Ama bu sefer başka bir sorun çıkar 'kim işten ayrılacak?'. Çiftimiz bunu tartışa dursun bankanın atmlerinden biri hata verir. Para çeken herkese iki katı ödeme yapmaktadır. Aksilik bu ya atmyi gösteren tüm kameralar kapanmış ve sadece hesap hareket listesi gözükmektedir. Yani kimler fazla para aldı bilinmiyordur. Çiftimiz bunun üzerine bir iddiaya girer. Kim o kişileri en önce bulursa diğeri işi bırakacaktır. Birbirilerine kaybetmek istemeyen iki inatçı keçi bakın hırs uğruna ne hallere düşmüş?

Şimdi müzik.

1. Muse - Endlessly
Bayılıyorum bu şarkıya.

2. Muse - Falling Away With You

3. Hypnogaja - Here Comes The Rain Again 

4. Bryan Adams - Here I Am


5. Bryan Adams - Please Forgive Me

Sesine bayıldığım adam. 
Evet bir kez daha müzik iyi ki var.
Mutlulukla kalın.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

When Wolf Falls in Love with Sheep - Film

Merhabalar.
Hadi bir yazı yazayım diye kendimi gaza getirmeye çalışsam da bir türlü o moda giremiyordum. Ancak vizelerden sonrada tembelliğe iyice alıştığımı görünce hem okul işlerini hem de blog işlerini biraz sıkılamanın zamanı geldi deyip buradayım.
Bugün sizlere süper bir film tanıtacağım. Çizim yapmayı seven ve onları esprili bir şekilde konuşturmaya bayılan biriyseniz bu film de ilginizi çekecektir.
Lisede başlayan Kore virüsünün mağdurlarından biri olduğumu yazmıştım önceki yazılarımda. Ancak çok çabuk sıkılan biri olarak tek bir ülkeye bağlı kalamadım yine. Bu sefer ki filmimiz Tayvan'dan geliyor. Mandarin dilene bayılıyorum. Aslında Asya dillerinin hepsini ayrı seviyorum ama bu başka. Filmi baş rollerinde Kai Ko (Tung) ve Jian Man Shu (Yang) var. Şimdi sizleri konuyu anlatma ve spoi kısmına alalım.
Efendim filmin konusu şöyle. Tung, sevgilisiyle çok mutlu bir beraberlik yaşamaktadır ancak bir sabah uyandığında sevgilisini evde bulamaz. Alnına yapıştırılan bir notla terk edildiğini öğrenir.-en vicdansız terk etme yöntemlerinden biriydi bence.-  Ve düşer yollara.
İşte o an.

Ve yola çıkma nedeni.


Bu da sevgilisinin onu terk etme nedeni.

Namyang caddesinde kendine fotokopicide bir iş bulur. sınav kağıtlarını çekip dershanelere götürmektedir. Bu sırada da hep sevgilisini yeniden görmeyi beklemektedir. İş yaptıkları bir dershanede çalışan Yang isimli bir kız vardır. Bu kız sınav kağıtlarına hep aynı kuzuyu çizmektir. Dershanenin sahibi de ilgi çekici olduğu için buna izin verir. Bir gün Tung sınav kağıdına bir kurt çizer. O kağıdı yok etmek isterken de patronu kurt resmi olan kağıdı fotokopiye verir. Tüm dershaneye dağıtılan sınav kağıtları toplandığında her öğrenci başka bir resim çizmiş ve kurt resmi popüler olmuştur. Eh durum böyle olunca Yang ve Tung'un arkadaşlıkları ilerler ve çok güzel sohbet sahneleri izleriz biz de. Film de her karakter ayrı ayrı önemli ve komikti. Hele sonunu görünce nasıl güldüm anlatamam. Fotokopicideki patron bayıldım. Bir de dershanedeki muhasebeci kız var ki onunda pilav satan çocukla çift olmasını çok isterdim nedense.
Şimdi gelelim resimler ve spoiye.

-Para bastığını hayal et.

Çünkü patron her şeyi paraya çevirmenin yolunu çok iyi biliyor.

-Keşke istediğimiz her şey öylece gökten düşse.

-Yukarıda günde bir iyilik demişti sevgili Tung. İyilik yaptığı zamanların birinde de kullanılmayan öğrenci dolaplarını temizler ve orada bazı eşyalar bulur.

-Ah gelelim filmin en karizmatik adamına. Şu gülüşe bakar mısınız?


Bu kişi sokakta yemek yapan bir rahiptir ve hobi olarak bu işi yaptığını söyler. Tung'un aşk hocalarından biri de bu adam olur ve ona kaybettiği köpeği ile ilgili bir hikaye anlatır. Sonunda da yukarıdaki sözü söyler.

-Uyurgezer kızımızla olan kısımlara başlayalım artık.

Bazı karşılaşmaların sonu tek parça bitmese de.

-Tabi Yang'ın da bir kalp acısı vardır.

-İkisi dertleşirken.



-Bu yüze kadar sayma olayının hikayesi de var elbette.


-Teselli anlarında.

-Bu şemsiye sahnesi çok güzeldi. Filmde hep küçük ipuçlarıyla bir şeyler anlatılmaya çalışılmıştı. Dikkatli izlenirse çok daha anlamlı olacağına inanıyorum.

Burada şemsiye uzun zamandır aynı yerde duruyordur ama bir türlü onu kullanmak isteyen kişi olmuyordur. Yang bunu fark eder ve bir anda koşa koşa onu alır ve başka bir sepetin içine koyar saniyeler sonra bir kadın şemsiyeyi alır ve biz yüzümüzü gülümseten o manzarayla karşılaşırız.
Bence burada aradığımız şeyler bulunduğumuz yerde yoksa bir yer değişikliği bize hayal ettiğimizden de güzel bir cevap sunabilir denmek istenmiş.

-Gerçekten de hayatta her şey biraz karman çorman değil mi?

-Bir de 13:14 hikayesi var. Onun sonu da bizim fotokopiciye bağlanınca çok şaşırmış ve gülmüştüm.





-Bir anlamlı parçayı ve bizim koca kurt meşhur olunca bakın fotokopici amca bunu nasıl paraya çevirdiğini de görün istedim.

-Tabi ki filmin en önemli parçası koyun çizimleri.

Bu da kurt resmini ilk çizdiği zamandan sonra fotokopiye gelen sınav kağıtları.

-Patron yine akıl hocası oldu.


-Ve kendini sorgulama anı.

-Sonunda yapılan dev organizasyon.
-En beklenmedik sürpriz.
Sevgilisini o kadar bekledi ama hiç göremedi. Tam vazgeçtiği anda ise karşılaştılar. Filmde fotokopi aynı zamanda günde bir iyilik adı altında yeni bir hizmet veriyor demiştik. Bu işlerden birisi de müşterinin kayıp köpeğini bulmaktı. Her gece Tung çıkıp köpeği arıyordu ama aslında köpek fotokopi dükkanının arkasındaki sokakta gezinip duruyordu. Daha sonra köpeğin asıl sahibi sokağa bırakılmış bir kediyi sahiplendiği sırada onun köpeğini de başka biri alıp evine götürdü. Bazen bazı şeyler başımıza gelmek zorundadır. Çözümü yanı başımızda da olsa ulaşamayız. O an için tek yapmamız gereken o sıkıntıyı yüklenmek ve ulaşamasak bile çözüm için çabalamak gerekir. Çünkü o çabalama sürecinde pek çok yeni kazanım elde ederiz.

-Sonunda kızı durdurur. Ama o da ne işler hiç de sanıldığı gibi değil. Dahası sen o kadar organizasyon yap kız için ama hiçbir şeyden haberin yokmuş gibi davran. Aman gerçek anlamda fedakarlık da bu değil mi zaten. Sonuçta Tung tüm bunları sırf o gitmesi diye yapmıştı.



-Bu son beni öyle bir ters köşe yaptı ki. Hem o rahip hem de fotokopi sahibi az değilmiş. Filmin Eros'larımış meğersem. Ah o muhasebeci kızla pilavcı çocuğu da ayarlasalarmış birbirlerine keşke. Neyse artık.

Evet bir film tanıtımımız daha bitti. Güzel, eğlenceli, acayip komik bir film. Herkes izlesin derim ben. Bayıldım çünkü.
Mutlulukla kalın.