Geleceği dört gözle beklerken geçmişi özleyen bana... Yaşadığımı hissetmek için kendime öncesinden birkaç anı... En güzel hatıralar şu an içimden geçen duygulardır.
30 Kasım 2023 Perşembe
BCP Kasım * Çocuklar, Hayvanlar ve Bilim Kurgu
29 Ekim 2023 Pazar
BCP Ekim * Uzak Doğu Edebiyatı, Anime, Manga, Webtoon
Merhabalar.
Her ne kadar Eylül ayını yazamamış olsam da Ekim'i kaçırmak istemedim. Ama önce...
Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Çok gururlu ve mutluyum. Her geçen gün sahip olduklarımızın, bize armağan edilen bu ülkenin ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlıyorum. Büyüdükçe, Atatürk'ü daha iyi tanıdıkça kendim için inşa etmek istediğim hayat için çabalamaya daha fazla güç buluyorum. Önceden beni çabucak yıkan şeyler artık kamçılıyor. Hele de son günlerde ülkemizin vatandaşı olan pek çok kişiden pek çok farklı söz duydukça daha da bağlanıyorum ülkeme, Atatürk'e, onun ideallerine. Şu an kendim için istediğim her şeye ulaşmanın yolunu bana 100 yıl önce göstermiş olan bir lidere sahip olduğum için çok şanslıyım. Bence benim gibi düşünen herkes de çok şanslı. Dilerim ülkemiz ilelebet Cumhuriyet'le anlı şanlı var olmaya devam eder. Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.
Bloğa sık sık yazmak istedim aslında. Eylül 2023 Meydan Okuması bittikten sonra ben de hayat teleşına kapılıp buralara uğramaz oldum. En azından diğer blog yazılarını okumak istiyorum. Bunun için bir kolaylık bulacağım. Aslında sosyal medyada çok boş vakit harcıyorum bana göre. O kadar da yeni bir şey kalmadı oralarda. En azından ben çok fazla kişi takip etmediğimden sanırım hep aynı şeyleri görüyorum. Aslında hepsini kapatmayı bile düşünüyorum. Bakalım kafam atarsa yaparım gibi duruyor. Eminim farkında olmadan çok fazla zaman kazandıracaktır bana.
Bu ayın konusuna geçeyim artık. Yazmadıkça yazmayı özlemişim. Ben lisenin ilk yılından beri Kore batağına düşmüş biriyim. Oradan Japonya, Çin, Tayvan, Tayland derken birçok Asya ülkesinin her türden yapımlarıyla tanışma fırsatı yakaladım. Bol bol dizi, film, kitap, manga, anime, webtoon tükettim. O yüzden buraya yüzlerce şey yazma isteğim var. Ama az tutacağım.
Önce mangalar. Shouju sevenlere benim favorilerim. Namaikizakari, L.DK, Ookami Shoujo to Kuro Ouji, Kimi Ni Todoke, Hapi Mari, Midnight Secretary, High School Debut, Otaku ni Koi wa Muzukashii önerileririm. Hepsini bayılarak okudum.
Psikolojik türde seviyorsanız Oyasumi Punpun ve mangakanın tüm mangaları efsane bence. Bitter Virgin de beni mahvetmişti.
Yaoi şu aralar taktığım bir tür. En favorim Saezuru Tori wa Habatakanai. Kyuuso wa Cheese no Yume o Miru ve devam mangası da en sevdiklerimden. Filmi de çok iyi bence.
Anime geçmişim çok azdır benim. Dieğrleri kadar değil malesef. En klasikleri bile izlemedim çünkü bilim kurgu ve fantastik işleri pek sevmem. Önerim ise Sakamoto Desu ga? bu alanda. Süperdi. Sakamoto'ya hayranım ben de herkes gibi. Yazısı da var blogda. Sonradan Beastars geldi aklıma. O da muhteşemdi.
Webtoon kategorisinde epey fazla şey okudum. Bu aralar çeviriler arttı. Neredeyse çoğu da yaoi türüde. Başka türlere de bakıyorum ama cidden sıkıcı oluyorlar artık. Önceden güzel webtoonlar vardı şimdi pek karşıma çıkmıyor. Şu aralar karakteriyle büyük aşk yaşadığım webtoonla başlayacağım. Wet Sand. TJ benim her şeyim oldu. Kendimi onunla evli bile sayabilirim ergenliğin dibine vurup. Öyle bir aşk bu. Hatta size bir ara sadece onunla alakalı diye aldığım şeyleri göstereyim. Tamamen hayranlıkta kafayı kırma noktasındayım. :D Daha sonra Chess Pieces, Dangerous Convenience Store, Blind Game. Şu an için aklıma gelenler.
Kitap önerim yok malesef. Çok fazla kitap alsam da daha hiçbirini okumadım. O yüzden bir şey diyemeyeceğim. Dizilerin yapıldığı internet romanları sayılırsa onları okudum ama. Yalnız bir an faydalı hiçbir şey okumamışım gibi hissettim. Neyse canım İngilizcem gelişti. Yani Japonca bir noveli iki farklı fan çevirisinden okuyup sonra da karşılaştırma yapmak bence çok geliştiren bir şey.
Daha yüzlerce hatta binlerce şey önerebilirim aslında oturup düşünsem. Hayatımın çok büyük bir kısmı bu içeriklerle geçti. Çok da seviyorum. Gerçekten keyif aldığım, kafamı dağıtan, beni mutlu eden şeyler. Hepsini bize ulaştıran gönüllü kişiler bu arada. Hepsine çook teşekkürler. Arada çok fansub kurulup dağılsa da işlerini hala yürüten birkaç tane var. Çok büyük zorluklarla ve fedakarlıklarla yapıyorlar her şeyi. O yüzden hepsine minnettarım.
Bu kadardı. Sizlerin yazılarınızı da büyük bir merakla okuyacağım. Umarım bilmediğim çok şey çıkar.
Mutlulukla kalın. ☾☆
25 Ocak 2021 Pazartesi
Beastars - Anime
***Spoiler***
Burada tiyatro sahnesinde Louis'in Legoshi'ye elini uzatması ve birlikte selam vermeleri Louis'in tiyatroda hayvanlara vermek istediği birlik mesajı için çok anlamlı bir sahneydi bence. Louis belki otçulların güçlü olduğu bir toplum fikriyle güçlü olmak istiyor ama yine de birlikte yaşanabileceğine olan inancı da Legoshi'yi gördükçe güçleniyor.
Legoshi'nin Haru ile konuşurken boy hizasına gelmeye çalışması da çok tatlı. Karakter olarak bayıldım ben Legoshi'ye. Çok duyarlı biri. Geleceğin Beastar'ı olabilir gibi de geliyor bakalım . Ama en başta alpakaya saldıran gölge de Legoshi'ye benziyor gibi. Bambaşka şeyler çıkabilir o yüzden. Merakla bekliyorum.
Bu kişiler de klüpteki bazı üyeler ve Legoshi'nin arkadaşları.
Ve burada Louis'in bariz bir şekilde karanlıkta olduğunu, kendi eski konumu yerine Legoshi'nin geçebileceğini düşündüğünü görüyoruz. İkilinin karşı karşıya geldiği kısımları heyecanla bekliyorum yeni sezonda.
***Spoiler son***
Animenin hayvanların dünyasındaki etçil-otçul meselesini ele alış şeklini sevdim. Hayvanların davranış şekilleri ve olan olaylar mantıklı ve sürükleyiciydi bence. Bazı noktalar ilk sezon havada kalmış olsa da ikinci sezonla bunların açığa kavuşacağına inanıyorum. İlk sezon Legoshi'nin kendini, türünü, duygularını, varoluş amacını sorguladığını izledik. Potansiyelinin farkına vardı ve bunu nasıl kullanması gerektiğinin de ikinci sezonda öğreniyor. Louis ve Legoshi arasındaki gerilim de benim hoşuma gidiyor. İlk sezon olduğu gibi bu sezon da sık sık karşı karşıya gelecekler ve yeri geldiğinde birbirlerini destekleyecekler gibi hissediyorum.
Ben animeyi sevdim. İlginizi çekiyorsa izleyin derim. İlk sezon havada kalan yerler vardı ama ikinci sezonda onları işleyecekler gibi geldi. Benden bugünlük bu kadar. izlemeyi düşünenlere iyi seyirler.
Mutlulukla kalın.
6 Aralık 2020 Pazar
Saezuru Tori wa Habatakanai - Manga/Anime
Ve Doumeki'miz. Onu okumak ve hislerini anlamak çok keyifliydi. Dimdik durup her türlü riske rağmen kalbini takip etmesi hem içimi burktu hem de kalbimi eritti.
Ah ahh... Şurada eliyle gözünü kapatıp bakması yok mu? Ah Yashiro, canım.
Burası da Nakahara'ya sus dediği kısım işte. Yashiro'm, canım benim...
Onu yıllar sonra ilk gördüğünde... Bakışları çok hüzünlü. Bir çizim bile olsa bunu hissedebilmek çok dokunaklı.
Burası hem mangada hem de animede en sevdiğim kısımlardan biri.
Öyle bir hikaye ki her cümlesi kalbimi kırıyor benim. Doumeki'nin Yashiro'yu sevme şekli çok naif. 'Her şeyi güzel görünüyor bana.' diyor ya arkadaşıyla konuşurken. Bunu her anda hissediyorsunuz. Böyle teslim olduğun bir aşk çok nadir gelir insanın hayatında.
Burada Yashiro'nun liseden arkadaşı için söylüyor bunu. Yashiro Kageyama'ya o zamanlardan beri aşık ve Doumeki bunu fark ediyor. İçinden böyle geçiriyor.
Ah Yashiro'm, bitanem benim. Belki bunu üçüncü kez falan yazıyorum ama Yashiro'yu çok sevdim ben. Kıyamıyorum hiç. Yaşadıkları, hayatın onu savurduğu yer, hala ait olduğu bir yeri bulamamış olması, sevdiklerinden vazgeçmek zorunda olduğunu düşünmesi, kendini sevilmeye layık görmemesi... Canım o benim, canım...
-
Merhabalar. Bugün sizlere en en en sevdiğim Tayland dizisini anlatacağım. Ama öncesinde bir not geçeyim bu dizi BL türünde eğer bu tarz kon...
-
Merhabalar. Bugün sizlere Kore dizisi izleme serüvenim boyunca izlediğim mini dizilerden bahsedeceğim. Kore dizileri zaten kısa ama bu mi...
-
Merhabalar. Yeni yılın ilk gününde sizlere çok tatlı bir diziyi anlatacağım. Ben izlerken sürekli sırıtıp durdum. Kurosawa va Adachi ile aşk...










































































