Neler Hakkında Yazıyorum?

22 Nisan 2019 Pazartesi

Quilling - Kağıt Kıvırma Sanatı Hakkında

Merhabalar.
Bir süredir her yerde çalışmalarına denk geldiğim ve denemeyi istediğim bir hobi ile karşınızdayım. Çok basit ve eğlenceli bir etkinlik kesinlikle. Üstelik çok çeşitli çalışmalarda yapabilirsiniz bu teknikle. En temel malzememiz kağıt. Aşağıdaki resimdeki setler hemen her kırtasiyede var son zamanlarda. İçinden şeritler halinde kesilmiş renkli kağıtlar ve bir adet kıvırma aparatı çıkıyor. Ama siz bunların hepsini evde kendiniz de yapabilirsiniz. Kağıtları kendiniz normal bir A4'ten kesip kıvırmak içinde ucuna hafif kesik atılmış bir çöp şiş yeterli. Tabi bir de yapıştırıcı. Her yerde tutkal kullanıldığını gördüm ama ben direk stick yapıştırıcı kullandım. Tutkal pek hoşuma gitmedi nedense.
Setin içinden çıkan kağıtlar 10 cm. Ama daha kibar şekiller oluşturmak için ben onları ikiye kestim. Belli noktalardan 5'er cm ölçerek cetvelle o noktaları birleştirip çizgi çektim ve o çizgiyi takip ederek eşit kalınlıkta parçalar elde ettim.
Aşağıda normal uzunlukla ve kesilerek yapılmış iki şeklin kalınlık karşılaştırması var.
Bunlar da benim yaptığım birkaç çalışma. Ben genelde takı yapmayı çok sevdiğim için bu çalışmada da gözüm hep takılara kayıyor. :)

Bundan sonraki resimleri internetten aldım. Üzerlerine tıklayarak ilgili siteye ulaşabilirsiniz.

Şeridinizi yuvarladıktan sonra onu belli büyüklüğe kadar gevşetip daha sonra da aşağıdakiler gibi istediğiniz forma göre katlayarak şekil verebilirsiniz. 
Gördüğünüz gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabilen ve her desenin oluşturulabildiği bir sanat bu.
Kağıtlardan oluşan bir kase rengarenk bir dekor olacaktır hem de çok kullanışlı. Tabi bu işler için çokça sabırlı olmak lazım.
Fikir vermesi açısından, her türlü takı da yapılabiliyor.
Ve tatlı mı tatlı tasarımlar da var. İsterseniz hediyelerin yanına hazırladığınız kutlama kartınızı kağıt kıvırma sanatı ile süsleyebilirsiniz.
Bir de unutmadan ben kolye uçlarını yaptıktan sonra üzerlerine su bazlı vernik sürdüm. Bunu birkaç yerde görmüştüm ama pek emin olamadan yaptım. Ama bence işe yaradı. Kağıtlar sertleşti ve sağlamlaştı. Ancak size birkaç püf noktası söyleyeceğim. Verniği yumuşak uçlu bir fırça ile sürmelisiniz. Vernikledikten sonra kesinlikle boyası ya da dokusu çıkacak bir yüzeye koymayın çünkü vernik kuruyunca yüzeyi söküp alıyor. Şeffaf sert kapaklara koydum ben ve hiçbir şey olmadı. Ayrıca vernik boşluklarda cam dokusu oluşturuyor oraları verniği sürdükten sonra bir iğne ile dağıtabilirsiniz. Bir de tasarımınızı ön yüzü yukarı bakacak şekilde kurumaya bırakın çünkü yapıştığı için az da olsa bozulmalar olabiliyor.

Evet benim ilk etapta aklıma gelenler bu kadar. Umarım faydalı olmuştur ve seversiniz. Eğlenceli bir uğraş. Uğraştırıcı ve zor gözükmesine rağmen başına oturunca sizi yanıltıyor. Boş zamanınızda denemenizi öneririm. Bu konuyla ilgili sorularınız varsa da yorumlara beklerim. Kendinize çok iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

14 Nisan 2019 Pazar

İstiridyeden Bahar Mimi

Merhabalar.
Bir süredir devam eden aramı bu mim sayesinde bitirmek niyetiyle karşınızdayım. Son zamanlarda günlerin haftalar gibi hissettirdiği bir ruh halindeydim. Koşuşturma içinde geçen günlerin bitmesi ve evde oluşumunda verdiği bir boşluk ile hep bir yorgunluk hali var üzerimde. Elimi oyalamak için işler bulsam da aklımda dönen tilkileri bir yere vardıramadığım için hep de bir yetişememe hissi duyuyorum. Umarım bunu yavaş yavaş kırarım ve blogda daha düzenli bir sistem yakalayabilirim.
Evet iç dökme faslım bittiğine göre mime geçelim. Öncelikle İstiridye Avcısı'na çok teşekkür ederim beni mimlediği için. Yazısını okumak isterseniz buraya bırakıyorum. Onun sorularını cevaplandırması çok keyifli. İçime dönüp aslında blogda olmasını istediğim duygularımı yazabiliyorum. Onun için bu mimler benim için çok kıymetliler.

O halde sorulara başlayalım.

1) Bahar bir insan olsaydı onunla aranız nasıl olurdu ?
Ben baharı çok severim. O yüzden bahar bir insan olsaydı çok sevdiğim, yanına gidip sohbet etmek için can attığım biri olurdu. Muhtemelen çocukluk arkadaşı falan da olurduk onunla. Çünkü benim biriyle gerçekten samimiyet kurmak için zaman geçirmiş olmamız çok önemli. 

2)Şu ana kadar yaşadığınız hayatın "bahar" kısmı hangi döneminiz ? O dönemde neler yaşadınız ?
Çok şükür şimdiye kadar hayatımda kötü olarak adlandıracağım bir şey olmadı. Son yıllarda bazı olaylar bizi üzse de onlarla da başa çıkmayı, bizim elimizle düzelecek bir şey olmadığı öğrendim. O yüzden, özellikle şimdi ailemin yanında olduğum için ve onlarla kahkahalarla gülüp bir arada kalabildiğim için, ailemle olduğum her an benim baharım. 

3)Bahar bir arkadaşınız olsaydı onun okumaya ihtiyacı olan kitabın ne olduğunu düşünürdünüz ?
Turgut Özakman - Romantika. Bu kitabı geçen sene baharda okumuştum. Anneannemlerin evindeydik ve o güzel bahçenin tadını çıkararak, rüzgarı yüzümde hissederek geçmişti tüm kitap. O dönem yanımda önereceğim biri olsaydı hemen ona okuturdum çünkü çok beğendim kitabı. Buradan da okumayan herkese öneririm. Pişman olmayacaksınız.

4) Size baharı anımsatan insanlar var mı çevrenizde ? Varsa kimler ?
Açıkçası hiç böyle bir şey düşünmedim şimdiye kadar hayatımdaki insanlar hakkında. Biraz düz mantık ama doğum günü baharda olan kişiler diyebilirim sanırım. Bir de canım dedeciğimi Nisan ayında kaybetmiştik o yüzden onu hatırlıyorum.

5)Bahar temalı bir yağlı boya tablo yapmak isteseniz, resmin içinde olmazsa olmazınız ne olurdu ?
Renk olarak sarı, mavi, yeşil.
Varlık olarak ise çiçekler ve salıncak.

6)Bahar yorgunluğu ile mücadele eder misiniz? Yoksa kendini baharın kollarına yorgunca bırakmayı tercih edenlerden misiniz ?
Üşengeç olduğum için hiçbir yorgunlukla mücadele edemem ama bahar yorgunluğunun ilk birkaç gününde pinekledikten sonra bu böyle olmaz deyip karşı duranlardanım. Ama buna karar verip uygulamak en zoru hala mücadele içindeyim umarım yenilmem. :)

7)Baharda gitmek istediğiniz coğrafyaya hangisidir?
Kesinlikle Japonya. Sakuraları canlı canlı görmeyi çok isterim.

Tekrar bu güzel mim için İstiridye Avcısı'na teşekkür ediyorum. Görüp yapmak isteyen herkesi mimliyorum. Yorumlarda yapacağınızı belirtmeyi unutmayın ki gelip okuyayım. Benden şimdilik bu kadar en kısa zamanda başka yazılarla burada olmak dileğiyle.
Mutlulukla kalın.

11 Mart 2019 Pazartesi

Nakışlı Çanta Yapımı

Merhabalar.
Şu son zamanlarda hiç bilgisayar başına geçemiyorum. O yüzden ne bloga yazı yazmaya ne de takip ettiğim sayfaları kontrol etmeye fırsatım olmuyor. Ama bugünkü 'sınav sonrası iznini' değerlendirmeye karar verdim.Daha sonra çalışma maratonuna devam. 24 Mart'tan sonra tekrar buralarda olurum.
Evet bugün sizlere çok önceden yaptığım ama sürekli yazısını ertelediğim bir çalışma ile geldim. Nakış yapmayı sevdiğimi biliyorsunuzdur. Bu iki çantadan sonra bırakmış olsam da koşuşturmam bitince yeniden ufak ufak bir şeyler yaparım. Şimdi isterseniz çantaları anlatmaya geçelim.
Artık bu vazo köşemizde balıklar olsa da eskiden şifoniyerin üstü böyle bol vazolu bol biblolu bir haldeydi.
Öncelikle canım anneme yaptığım çanta ile başlayalım. Annem iş yerinde ufak eşyalarını koymak için bir çanta arayışındaydı. Ben de sen alma ben sana bir tane yapayım dedim. Birkaç model arayışından sonra Youtube'da izlediğim Silver Snow kanalında Koreli birinin nakış videosunda gördüğüm çiçek buketinin yanına annemin adını işlemeye karar verdim. Yakın zamanda bir Youtube kanalı önerisi daha yazacağım orada bahsederim bu kanaldan da.
İsmi yazarken 'back stitch' yöntemini kulandım. Çiçek buketi için ise papatyaların yapraklarını 'lazzy daisy', sap kısımları 'outline stitch', yapraklar 'fishbone stitch', sapların üzerinde ve çiçeklerin ortasında gördüğünüz tomurcukları da 'french knot stitch' yöntemi ile yaptım.
Nakış bitince kumaşı kasnaktan çıkarıp kenarlarını ve fermuarı diktim.
*
Diğer model biraz daha zordu ama yapması çok keyifliydi. Özellikle bu tarz saç detayı olan nakışları denemeyi çok istiyordum. Bu çantayı da çok yakın bir arkadaşıma hediye olarak yaptım.
Gördüğünüz gibi ilk olarak modeli kumaşa çizdim. Kumaşı kasnağa gerdikten sonra da en dıştaki çemberi yaparak modeli işlemeye başladım.
Çalışmadaki sap şeklinde olan her yeri 'outline stitch' yöntemi ile yaptım. Bordo renkli kısımları 'satin stitch' yöntemi ile yaptım. Tomurcuk kısımlarında yine 'french knot' yöntemini kullandım.
Kızın saçları için 'turkey stitch' yöntemini kullandım. Aslında tarakla ipleri açabilsem daha da güzel olurdu ama benim iplerim bir türlü açılmadı ben de bu şekilde bıraktım. Kızın elbisesi için de 'satin stitch' yöntemini kullandım.
Daha sonra saçların birleşik kalan uçlarını kesip açtım.
Ortası görünürse beyaz bir alan değilde saç rengi gözüksün diye ortasını doldurdum. Burada mümkün olduğunca kısa adımlarla işleme yaptım. Çünkü sık bir görüntü olsun istedim.
Daha sonra uygun boylarda saçları kısalttım ve farklı uzunlukta olan ipleri eşit bir görüntüye getirmeye çalıştım.
Benim yapmaya çalıştığım modelde saç topuzdu ama benim iplerim çok olmadığı için ve açılmadığı için topuz yaptığımda çok kötü bir görüntü oluştu. Ben de bir kısmını örüp açık bırakamaya karar verdim. Ucuna da beyaz iple toka yaptım.

Burada gördüğünüz pamuk olması gereken beyazlıklar da değiştirdiğim kısımlardan. 'turkey stitch' yöntemi ile U şeklindeki bir kısmı işledikten sonra iple birleştirdim ve çiçek tarzı bir görüntü oluşmasını sağladım.
En sonunda kasnaktan kumaşı çıkarıp kenarlarını ve fermuarını diktim.
Yapmayı düşünenler olursa diye ayrıntılı kısımlarını çekmeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Başta zahmetli görünse de çok kolay iki model de. Yapmayı düşünenler kolaylıkla yapabilirler.
Benden bu günlük bu kadar. Sorularınız olursa yorumlara beklerim. Kendinize çok iyi bakın.
Mutlulukla kalın.

2 Mart 2019 Cumartesi

Wattpad Hikaye Önerileri - 4

Merhabalar.
Sınavlarımın yaklaştığı ve benim yarısını anlamadığım soruları çözmeye çalıştığım bu buhranlı günlerden birindeyiz. İngilizceyi sevmek ve nefret etmek arasında yalpalanırken beni mutlu edecek bir ara vermeye karar verdim ve işte buradayım.
Bugün okuduğum bir hikaye ile birlikte içime şevk de geldi. Şimdi isterseniz sizi güzel önerilerle baş başa bırakayım.

1. Seçilmemiş - birisinden
'Zordur güçlü kadının erkeği olmak' sözü ile giriş yapan hikayemiz bizi en çetin aşklardan birinin içine atıyor. Elif ve Sinan'ın gerçekte belki de hiç göremeyeceğiniz ve sırf bu yüzden aşka biraz daha küseceğiniz bir aşk ya da denk olma hikayesi diyebiliriz.
Sinan bir akşam vakti bir barda Elif'in konuşmalarına şahit olur. Sonra da karakterimizi macerası başlar. Gram spoi alırsanız yazık olur diye düşünüyorum ve diğer hikaye önerime kaçıyorum. Final yapmış bir hikaye bu arada.

2. Sevilmemiş - birisinden
Bu seferde 'Sinan ve Elif hiç karşılaşmasaydı?' diye soran yazarımız bizi saniyelik bir kalp krizi ve 'nasıl olur böyle iş?' tarzı tepkilere sürüklüyor bu sefer. Henüz beş bölüm yayınlandı. Ben daha bu öğlen okudum ve bittim. Öyle büyük hayranlıkla okuduğum ilk kitabı aratmayan bir hayranlıkla devamını bekliyorum şu an. Hemen ilk kitabı okuyun ve ardından buna bakın.
Tüm duyguları aynı anda yaşatan kitaplardan.

3.Sen de Kimsin? -  Ebru_Blgn
Hep üçlediğim için bu seferde üç tane yazayım dedim. Bu sefer hem bilindik hem farklı bir hikaye ile karşınızdayım. Yani hikayede neyin ne olduğunu anlayana kadar çok farklı geliyor ama sonradan aslında hep okuduğumuz o konunun çok farklı işlenmiş olduğunu görüyorsunuz.
Annie, Rachel ve Carl. Hayatları birbirine dolanmış üç insan. Onları esir alan iki aşk.Ve süper bir anlatım.
Ben hikayeyi bayağı bir okuyup ara verdim. O zaman ders yoğunluğum çoktu. Ama beğendiğimi hatırlıyorum. Yeni bir hikaye arayışında olanlara duyurulur.

Evet benden bu kadar. Süper hikayelerle daha karşınızda oldum. Bu arada anne babalar wattpad kullanan çocuklarınız varsa bir ne okuduklarına göz atın derim. Benim önerdiklerime de önce siz bakmadan bilgi vermeyin çocuklara. Ben yaş sınırı yazmıyorum. Daha çok hepsi benim gibi genç kesme hitap eden hikayeler. Böyle güzel bir mecra ne yazık ki çok kötü işlerle kaynıyor artık. Yani bana göre bu böyle. İyi hikaye bulmak her gün daha zor. Belki de eskisi kadar vakit geçirmediğim içindir, bilmiyorum.
Neyse benden gerçekten bu kadar. Sınavlarda başarı dileyin lütfen. Şimdiden keyifli okumalar.
Mutlulukla kalın.

26 Şubat 2019 Salı

Mini Kore Dizileri * 2

Merhabalar.
Mini Kore dizilerinin ikincisi ile karşınızdayım. Bir süre hem sınavlarım yaklaştığı için hem de gözümden rahatsızlık yaşadığım için bilgisayarla ve blogla ilginememiştim. Hala bloga zaman ayıramıyorum şu sıralar çünkü martta iki sınava gireceğim. Ama ondan sonra daha aktif olacağım söz. Şimdi gelelim dizilerimize.

1. Romance Blue
Çok tatlı ve zarif bir hikaye. Gerek jeneriği gerek çekim tarzı masal gibi. Soft renkler kullanıldığı için izlerken yumuşacık bir his geliyor insanın kalbine. Zaten aşkı anlatan bir dizi.
Konusu şöyle kızımız (Kim Ji An) başkaları adına aşk mektupları yazarak geçinen biridir. Böyle bir meslek çok ilginç değil mi? Daha da ilginci geliyor o zaman. Oğlumuz (Park Min Woo) ise insanların istekleri doğrultusunda onlarla randevuculuk oynayan biridir. İki ilginç mesleğe sahip olan bu insan şans eseri bir kafenin müdavimi çıkarlar. Oğlumuz kafenin sahibinin en yakın arkadaşıdır, kızımız ise oraya gidip mektuplarını yazmaya bayılır. Bir gün kızımız yine mektup yazmak için kafeye gittiğinde erkek karakter onu kendisi ile randevuşaşmak isteyen kişi sanar ve onu randevuya çıkarır. Günün sonunda işin aslı anlaşılır ama bu ikili birbirinin hayatından bu kadar kolay çıkamayacaktır.

Sevdiğim pek çok resmi var bu dizinin şöyle sıradan koyuyorum. Çok olduğu için kızmayın bana :)
















2. Something About %1
Bayıldığım bir dizi daha ama bu sefer fazla resim yok. Vaktim olmadı açıkçası kusura bakmayın. Ama diziyi gözüm kapalı öneriyorum. Burada koyamadığım görsel hakkımı diğer dizilerde kullandım. ;)
Konusu, Kim Da Hyun (Jeon So Min) sakar mı sakar bir anaokulu öğretmenidir. Bir gün yolda hasta bir adam görür ve ona yardım eder. Bu yaşlı adam Kore'deki zengin bir iş adamı çıkar ve kızın merhametinden etkilenir. Torununa o kızla evlenirse tüm mirası ona bırakacağını söyler. Kibirli prensimiz (Ha Seok Jin) istemese de kızımızla görüşüp ona durumu anlatır. Hiçbir şeyden haberi olmayan kızımız adamın dedesini tanımadığını söylese de bir türlü kendini inandıramaz. Ama bu ısrarcı adamdan kurtulamayınca kendini anlaşmalı bir sevgililik oyunun içinde bulur.


Ya bu avukata bayılıyordum dizide. 


3. Splash Splash Love
Kore'nin tatlılık abidelerinden Kim Seul Gi'nin bir dizisi daha. Ben onun neredeyse her dizisini izlemişimdir ve kendisine bayılıyorum. Daha küçük rollerdeyken bile ona hayrandım o derece. Süper yerlere gelecek ve belki gelmiş birisi bana göre.
Jang Dan Bi lise son sınıfta sınava hazırlanan bir öğrencidir. Ama ne yapacağını bilemiyor ve bu koşuşturma içinde boğuluyordur. Sınav günü ters giden birçok şeyden sonra yağmurun altında yürürken bir su birikintisi görür ve suyun içinden ses geldiğini fark eder. Bir anlık dürtüyle kendini suyun içine zıplamaktan alıkoyamaz. Ama öyle bir şey olur ki suyun içinde eski Joseon dönemine ışınlanır. Eski çağda yağmur için dua eden saray avlusunda kendini bulan Dan Bi maceradan maceraya koşarken tarihte de birbirinden derin izler bırakacaktır. :)

















Evet bu günlük de bu kadar. Hepsi birbirinden güzel diziler. Gözüm kapalı öneriyorum. Mini dizi sevenler bunlara bayılacak. Şimdiden iyi seyirler.
Mutlulukla kalın.