Merhabalar.
Artık fazlaca yaygınlaşmış olan bir mecra da wattpad oldu. Benim jenerasyonum lise yıllarında bunu keşfetmiş olsa da ben üniversitesinin ilk senesinde bir arkadaşımın önerisi üzerine siteyle tanıştım.
Bu kadar yaygınlaşması üzerine de beğendiğim birkaç hikayeyi sizlere tanıtmak istiyorum.
1. Eşkıya - Sitaare
Eski zamanlardan bize ulaşan müthiş bir kurgu.
Okurken insan cümlelerin ağırlığı ta içinde hissediyor. Üzerine defalarca okuyup kafa yorulacak o kadar çok paragraf var ki.
Sanki Arslan tüm bu adaletsiz, bizi tüketen dünyaya karşı duyulan bir isyan, Asude ise zamanında zihnine çekilen setler ardında kendini aşıp yaşamaya çalışan insan. Ne desem eksik kalan bir efsane Eşkıya okurken anlayacaksınız.
Özellikle yazarı yaptığı açıklamalarla bile hayranlığımı kazanan birisi. Çok donanımlı ve derin biri olduğunu düşünüyorum. Onun kalemini bundan sonra kolay kolay bırakmam zaten.
2. Çirkin Adamın Ütopyası - Siyah seven gök kuşağı
Daha bir gün oldu keşfedeli ama hemen sevgimi kazandı. Yazarı hakkında hiçbir fikrim yok çünkü henüz ilk bölümlerindeyim hikayenin. Dün final bölümü yayınlandı bu yüzden gönül rahatlığıyla ve epey bir merakla okuyorum. Sanıyorum bu gece biraz geç uyuyacağım. :)
Ne diyeyim ki keşke ben Ela olsam Tarık'ı da gönlümde taşısam.
Yüreği güzel adamlarla tanışmanız dileğiyle...
3. Çile - Nokta virgül
Ahh, öyle bir hikaye ki ciğerimi delip geçti okurken. Kahramanıyla adaş olmam üzerine dikkatimi çekti ve okuduktan sonra onda kendimi görmemle sol yanımda yer etti. Çok bizi anlatan tarafları olan bir hikaye. Hoşgörüsüzlüğümüzü, adet - görenek diye çevremizdekilere yaptığımız kötülükleri, ön yargının asıl kendi kendimizi çürüttüğünü ve daha nice acıyı...
O kadar anlamlı söz birikti ki ondan geriye, öyle çoşkun bir aşka şahitlik ettim ki. Böyle anlatımlardan sonra daha azını hayal etmek bile istemiyor insan.
Ve çokça göz yaşımı bıraktım ardından. Yeniden okusam hala geceye süzülecekler bundan eminim.
Pişman olmayacağınızı düşündüğüm üç güzelliği bırakıyorum buraya. Daha başkaları da ilişirse gözüme yazarım. Umarım güzel yerlere gelirler ve ben de oluşturdukları etkileyiciliği hiç kaybetmezler.
Mutlulukla kalın.
Geleceği dört gözle beklerken geçmişi özleyen bana... Yaşadığımı hissetmek için kendime öncesinden birkaç anı... En güzel hatıralar şu an içimden geçen duygulardır.
26 Kasım 2017 Pazar
1 Kasım 2017 Çarşamba
Aklıma Takılan Diziler
Merhabalar.
Son günlerde tam bir ev kızı modundayım. Yıllardır unuttuğum alışkanlığım dizilere bile geri döndüm. Tabii bir haftalık değişim için bunları söylemek ne kadar doğru bilinmez ama bir ikizler burcu olarak bir hafta uzun bile sayılabilir. :D
Çok çok eskiden dizilere bayılırdım. Televizyon çok sevdiğim bir aletti. Ama şimdi sesi uzaktan bile başıma ağrılar sokuyor. Evim olursa kesinlikle almayı düşünmüyorum o derece.
Neyse gelelim dizilere belki takip edenler vardır dedikodu yaparız azıcık.
Siyah Beyaz Aşk ve Ufak Tefek Cinayetler. Bu iki diziye bayıldım.
Son birkaç senedir yapım, oyunculuk, yönetmen, senaryo dinlemeden yayından kalkan çok dizi oldu. Bu yüzden biraz tedirgin izliyorum ikisini de. Tam benim sevdiğim tarzda iki dizi.
Nereye kadar takip ederim bilinmez ama hep bir haberdar olurum olaylardan. İnternet bunun için var zaten.
Onun dışında da vize derdinden yakınan bir öğrenciyim. Ne eksik ne fazla.
Belki çalışma temposundan kaçış olarak dizilere sarmışımdır kim bilir?
Yazasım geldi tarzı bir yazının daha sonuna geldik.
Mutlulukla kalın.
Güncelleme: İki diziyi de birkaç bölümdür izlemeyi bıraktım. Türk dizilerine sabrım bu kadar. :(
Son günlerde tam bir ev kızı modundayım. Yıllardır unuttuğum alışkanlığım dizilere bile geri döndüm. Tabii bir haftalık değişim için bunları söylemek ne kadar doğru bilinmez ama bir ikizler burcu olarak bir hafta uzun bile sayılabilir. :D
Çok çok eskiden dizilere bayılırdım. Televizyon çok sevdiğim bir aletti. Ama şimdi sesi uzaktan bile başıma ağrılar sokuyor. Evim olursa kesinlikle almayı düşünmüyorum o derece.
Neyse gelelim dizilere belki takip edenler vardır dedikodu yaparız azıcık.
Siyah Beyaz Aşk ve Ufak Tefek Cinayetler. Bu iki diziye bayıldım.
Son birkaç senedir yapım, oyunculuk, yönetmen, senaryo dinlemeden yayından kalkan çok dizi oldu. Bu yüzden biraz tedirgin izliyorum ikisini de. Tam benim sevdiğim tarzda iki dizi.
Nereye kadar takip ederim bilinmez ama hep bir haberdar olurum olaylardan. İnternet bunun için var zaten.
Onun dışında da vize derdinden yakınan bir öğrenciyim. Ne eksik ne fazla.
Belki çalışma temposundan kaçış olarak dizilere sarmışımdır kim bilir?
Yazasım geldi tarzı bir yazının daha sonuna geldik.
Mutlulukla kalın.
Güncelleme: İki diziyi de birkaç bölümdür izlemeyi bıraktım. Türk dizilerine sabrım bu kadar. :(
22 Ekim 2017 Pazar
Yeni Keşif - Dolu Kadehi Ters Tut
Merhabalar.
Yine okul dönemi verilen uzun aralardan bahsetmek durumundayım. Benim gibi yoğun olan herkese kolaylık diliyorum.
Sizlere birkaç aydır keşfettiğim bir grubu tanıtmak istiyorum. Dolu kadehi ters tut.
Şarkıları ve onlara çektikleri kliplerle beni kendilerine bağladılar.
Bir gün Youtube'ta amaçsızca dolaşırken :) grubun Anamız Babamız Yok Deriz isimli şarkısına denk geldim. Klibi ve şarkının kendisi çok başarılıydı.
İzlemek isteyenler için;
Yine okul dönemi verilen uzun aralardan bahsetmek durumundayım. Benim gibi yoğun olan herkese kolaylık diliyorum.
Sizlere birkaç aydır keşfettiğim bir grubu tanıtmak istiyorum. Dolu kadehi ters tut.
Şarkıları ve onlara çektikleri kliplerle beni kendilerine bağladılar.
Bir gün Youtube'ta amaçsızca dolaşırken :) grubun Anamız Babamız Yok Deriz isimli şarkısına denk geldim. Klibi ve şarkının kendisi çok başarılıydı.
İzlemek isteyenler için;
Daha sonra diğer şarkılara sıçrayıp hepsini dinlemeye başladım.
Deniz Tekin ile yaptıkları düeti de görünce, hele o çalışmanın klibini, artık bir hayranları da bendim.
Bu tür müzik yapan kişiler gerçekten çok kaliteli işler çıkarıyorlar ve inanılmaz samimiler.
Umarım çok iyi yerlere gelirler.
Ve klibi de sözleri kadar eğlenceli olan bir şarkı daha. Daha çok şarkının hayranı olsam da klipleri de izlemeniz açısından bunları bırakıyorum. Hemen grubun kanalına gidip diğer şarkılara bir kulak verin. :D
Müzikle ve mutlulukla kalın.
16 Ekim 2017 Pazartesi
Kayseri Kitap Fuarı
Merhabalar.
Kayseri'de olanlar varsa kitap fuarından mutlaka haberdardır. Zira bu sene reklamı iyi yapıldı.
Biz çok bilmiş kitap severler; "Bu birinci değil. Ben dört senedir buradayım her sene oluyordu." desek de bu bizim ne kadar kitap düşkünü olduğumuzu kendimize ve çevremize ispat cümlemizdir.
Fuar evime çok yakın ama ne zaman gitsem dolup taşan bir kalabalıklıkta. Özellikle bugün okulları da getirmişler ki hiç gezemedim. Ama iyidir iyi. Ne kadar kalabalık o kadar iyi.
Bu yazının bir amacı yok sadece yazasım geldi.
Yazdım, gidiyorum. Çokça proje araştırması yapmalıyım ki okulum bitebilsin. :)
Mutlulukla kalın.
Kayseri'de olanlar varsa kitap fuarından mutlaka haberdardır. Zira bu sene reklamı iyi yapıldı.
Biz çok bilmiş kitap severler; "Bu birinci değil. Ben dört senedir buradayım her sene oluyordu." desek de bu bizim ne kadar kitap düşkünü olduğumuzu kendimize ve çevremize ispat cümlemizdir.
Fuar evime çok yakın ama ne zaman gitsem dolup taşan bir kalabalıklıkta. Özellikle bugün okulları da getirmişler ki hiç gezemedim. Ama iyidir iyi. Ne kadar kalabalık o kadar iyi.
Bu yazının bir amacı yok sadece yazasım geldi.
Yazdım, gidiyorum. Çokça proje araştırması yapmalıyım ki okulum bitebilsin. :)
Mutlulukla kalın.
1 Ekim 2017 Pazar
Blog Keşif Etkinliği
Merhabalar.
Uzun uzadıya yazamayacağım.
Bir süredir takipte olduğum ve üst başlıktaki cümlesini çok beğendiğim Piyanist adlı bloğun başlattığı bir keşif etkinliği var.
İlgilenenler olursa linki buraya bırakıyorum.
Mutlulukla kalın.
Uzun uzadıya yazamayacağım.
Bir süredir takipte olduğum ve üst başlıktaki cümlesini çok beğendiğim Piyanist adlı bloğun başlattığı bir keşif etkinliği var.
İlgilenenler olursa linki buraya bırakıyorum.
Mutlulukla kalın.
23 Eylül 2017 Cumartesi
Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) - Film
Merhabalar.
Eskilerden adı gibi naif bir film.
Hele o müziği... Eminim defalarca dinleyip etkisinden çıkamayacaksınız. Jehan Barbur'un sesiyle ve anlamlı sözleriyle film gözünüzün önünden gitmeyecek.
Eski filmleri çok severim. Bazı mantık hataları, komik gelen ayrıntılar olsa da eskiler hep güzel hatırlanır sonuçta. Ama bu film bir istisna bence. Her anı duygu dolu.
Konusu; Fuat (Kadir İnanır), babasının vefatıyla evin sorumluluğunu almış bir gençtir. Ekonomik durumunun kötüye gitmesi onu eski aile dostlarının kızı Belgin'le evlenmeye zorlar. Nişan gününde kasabaya yeni atanan edebiyat öğretmeni Aysel'i (Hümeyra) görür. İkisi arasında ilk andan bir aşk başlar. Okulda Aysel'e arkadaşlık eden resim öğretmeni Bedri'nin sohbetiyle de her anını hissedeceğiniz bir hikaye başlar.
20 Eylül 2017 Çarşamba
Gelecek, elbet gelecek.
Merhabalar.
Nasılsınız?
Umarım 'ben ne ara bu yaşa geldim?' diye kendinizi paralamıyorsunuzdur.
Ya da 'okul bitiyor ama hala ne yapacağımı bilmiyorum.' deyip zamanı durdurmanın yollarını aramıyorsunuzdur.
Çünkü ben öyle yapıyorum ve bu his geri döndürülemez gibi.
Üniversitede son senem. Harıl harıl gireceğim sınavlara kaynak arıyorum. Yazı zorunluluktan boşa geçirdim. Çünkü adım kadar eminim tek soru çözemezdim bu karmaşada.
Sizleri bilmem ama bana okul en güzel yer. Derslere gireyim, sınavlara çalışayım, hiç bitmesin.
Bir yanım yüksek lisans sevdasında. İmkan olursa kesin yaparım gibi zaten. Ama bir yanımın aklı havalarda. Öyle büyük hayaller kuran bir kalbim var ama bir yandan da büyüdükçe o hayallerin beni yutacağına inanan mantığım. Büyümek böyle bir şey zaten.
Sorumluluklar artınca onlardan kaçmak isteyen insan kendini kapana kısılmış hisseder.
Hep özgür, başına buyruk olmak isterken birden gözü açılır ve hayatının mesailerle, aile ve akrabaların direktifleriyle geçireceğini fark eder.
Kişilik olarak hayatıma kim girerse girsin beni bağlamaz, ben yine keyfime göre yaşarım diyen biriyim. Ama insan en çok kendi sözlerinin aksini yapan bir varlık. Onun için çok da güvenemiyorum. :)
En çok istediğim şey bloga dizi-film yazısı girmek ancak çevrem kalabalık, işler çok...
Kendimle kaldığım vakit sevdiklerimden bir liste yapmayı düşünüyorum. İpucu da vereyim, herhalde listenin hepsi Asya yapımlardan oluşacak. Ne yapayım onları izlemeyi daha çok seviyorum. Bende ki bu dil sevdası da olmasa. :D
Depresif başlayıp harflerin büyüsüyle keyiflenen ben denizden herkese iyi akşamlar.
Umarım gelecek yazılarda ne istediğini bilen bir kariyer planlamasıyla geri dönerim. Ve sene sonunda diplomalı işsizler ordusunun bir neferi de ben olmam.
Allah herkese sıkıntılı olduğu konularda rahata ermeyi nasip etsin.
Mutlulukla kalın.
Nasılsınız?
Umarım 'ben ne ara bu yaşa geldim?' diye kendinizi paralamıyorsunuzdur.
Ya da 'okul bitiyor ama hala ne yapacağımı bilmiyorum.' deyip zamanı durdurmanın yollarını aramıyorsunuzdur.
Çünkü ben öyle yapıyorum ve bu his geri döndürülemez gibi.
Üniversitede son senem. Harıl harıl gireceğim sınavlara kaynak arıyorum. Yazı zorunluluktan boşa geçirdim. Çünkü adım kadar eminim tek soru çözemezdim bu karmaşada.
Sizleri bilmem ama bana okul en güzel yer. Derslere gireyim, sınavlara çalışayım, hiç bitmesin.
Bir yanım yüksek lisans sevdasında. İmkan olursa kesin yaparım gibi zaten. Ama bir yanımın aklı havalarda. Öyle büyük hayaller kuran bir kalbim var ama bir yandan da büyüdükçe o hayallerin beni yutacağına inanan mantığım. Büyümek böyle bir şey zaten.
Sorumluluklar artınca onlardan kaçmak isteyen insan kendini kapana kısılmış hisseder.
Hep özgür, başına buyruk olmak isterken birden gözü açılır ve hayatının mesailerle, aile ve akrabaların direktifleriyle geçireceğini fark eder.
Kişilik olarak hayatıma kim girerse girsin beni bağlamaz, ben yine keyfime göre yaşarım diyen biriyim. Ama insan en çok kendi sözlerinin aksini yapan bir varlık. Onun için çok da güvenemiyorum. :)
En çok istediğim şey bloga dizi-film yazısı girmek ancak çevrem kalabalık, işler çok...
Kendimle kaldığım vakit sevdiklerimden bir liste yapmayı düşünüyorum. İpucu da vereyim, herhalde listenin hepsi Asya yapımlardan oluşacak. Ne yapayım onları izlemeyi daha çok seviyorum. Bende ki bu dil sevdası da olmasa. :D
Depresif başlayıp harflerin büyüsüyle keyiflenen ben denizden herkese iyi akşamlar.
Umarım gelecek yazılarda ne istediğini bilen bir kariyer planlamasıyla geri dönerim. Ve sene sonunda diplomalı işsizler ordusunun bir neferi de ben olmam.
Allah herkese sıkıntılı olduğu konularda rahata ermeyi nasip etsin.
Mutlulukla kalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Merhabalar. Bugün sizlere en en en sevdiğim Tayland dizisini anlatacağım. Ama öncesinde bir not geçeyim bu dizi BL türünde eğer bu tarz kon...
-
Merhabalar. Bugün sizlere Kore dizisi izleme serüvenim boyunca izlediğim mini dizilerden bahsedeceğim. Kore dizileri zaten kısa ama bu mi...
-
Merhabalar. Yeni yılın ilk gününde sizlere çok tatlı bir diziyi anlatacağım. Ben izlerken sürekli sırıtıp durdum. Kurosawa va Adachi ile aşk...